Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6878
2023/2476
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Asıl davada davacılar; paydaşı oldukları 938 ada 2 parsel (yeni 2162 ada 1 parsel) sayılı taşınmazda davalı kooperatifin arsa sahiplerinin rıza ve bilgisi dışında, kaçak ve ruhsatsız olarak bina inşaa ettiğini, açılan el atmanın önlenmesi davasında davalı kooperatifin haksız işgalci olduğunun sübuta erdiğini, açılan bir başka davada menfi zararın tazminine karar verildiğini, davalı ...’ın ise Kooperatifler Kanunu 59 uncu maddesi gereğince kooperatif başkanı ve yönetim kurulu üyesi sıfatıyla şahsen sorumlu olduğunu, davalılar aleyhine önceki dönemlere ilişkin olarak açılan ecrimisil istekli davaların kabulle sonuçlanıp kararların kesinleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davacı Mustafa Dünger mirasçıları için 08.06.2007 08.02.2011 arası toplam 100.000,00 TL, davacılar ... ve ... için 08.06.2007 08.02.2011 arası toplam 13.625,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir.
-
Birleştirilen davalarda davacı ... yönünden, 07.11.2008 07.02.2011 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL, davacı ... yönünden 07.11.2008 07.02.2011 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 40.000,00 TL, davacı ... yönünden 2007 2008 2009 2010 yılları için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL, davacı ... yönünden 11.04.2008 07.02.2011 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
II. CEVAP
-
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ..., zamanaşımı def’inde bulunmuş, 1998 2007 yılları arasındaki dönemde kooperatif başkanlığı yaptığını, davalı alt yüklenici kooperatifin arsa sahipleriyle arasında akti ilişki olmadığı gibi olayda kooperatifin haksız fiilinden de söz edilemeyeceğini, dava dışı asıl yükleniciler ile kooperatif arasında 18.06.1998 tarihinde devir sözleşmesi yapılıp 14.01.1999 tarihinde feshedildiğini, kendisinin ise 19.09.1998 tarihinde yönetime seçildiğini, kaçak inşaatlara ilişkin tespit yaptırdığını, arsa sahipleriyle yeni bir sözleşme imzalamak istemesine rağmen muvaffak olamadığını, kötüniyetli zilyet olmadığını, davacı arsa sahiplerinin de kaçak inşaatı yapanın diğer yükleniciler olduğunu 29.01.1999 tarihli ihtarnameleri ile kabul ettiklerini, belediyece taşınmaz üzerinde yapı tatil zaptının 15.03.1999 tarihinde düzenlendiğini, taşınmazda arsa sahiplerinin diledikleri gibi tasarrufta bulunduklarını, bir ara otopark olarak kiraya verdiklerini, kooperatif başkanı sıfatıyla da sorumluluğunun bulunmadığını belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuş ve davanın asıl yükleniciler ile önceki kooperatif yöneticilerine ihbarını talep etmiştir.
-
Davalı kooperatif, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı kooperatifin dava konusu taşınmazda işgalci konumunda olduğu, davalı ...'ın da şahsen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne ve her iki davalının da müşterek müteselsil sorumluluğuna karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesince karar: “…çekişme konusu 938 ada, 2 parsel (yenileme ile 2162 ada, 1 parsel) sayılı taşınmazın, asıl ve birleştirilen davaların davacıları ve dava dışı kişiler adına kayıtlı iken davalı kooperatif tarafından hukuken haklı ve geçerli bir nedene dayanılmaksızın taşınmazda bina inşaa edildiği, ancak bir kısım paydaşlar tarafından açılan dava sonucunda davalı kooperatifin el atmasının önlenmesine karar verildiği, yine bir kısım paydaşlar tarafından açılan ecrimisil davalarının kesinleştiği saptandığına göre ecrimisile hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; birleştirilen davada davacı ... yönünden 1086 sayılı HUMK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 inci maddesi uyarınca hükmedilen 870,68,00 TL ecrimisil miktarı karar tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından davalı kooperatifin birleştirilen bu dosya yönünden temyiz isteğinin reddedilmesi gerektiği, davalı ...’un bir dönem kooperatif yöneticiliği yaptığı dosya kapsamı ile sabit ise de ecrimisilden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı; her ne kadar birleştirilen davada davacı ... lehine hükmedilen 870,68 TL ecrimisil miktarı karar tarihi itibariyle davalı ... bakımından da kesinlik sınırının altında kalmakta ise de davada davalı ...’un taraf sıfatı bulunmayıp, taraf sıfatı re’sen gözetilmesi gereken bir husus olduğundan davalı ... yönünden yapılan incelemede kesinlik sınırına itibar edilmediği; diğer taraftan, birleştirilen davada davacı ..., dava dilekçesinde 2007 2008 2009 2010 yılları için ecrimisil istediği halde mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ıncı maddesi gözardı edilerek 2011 yılını da kapsar şekilde davalı kooperatif aleyhine ecrimisile hükmedilmesinin de doğru olmadığı;birleştirilen davada davacı ... açısından ecrimisil istediği dönemler gözetilerek saptanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken istek aşılmak suretiyle ecrimisile hükmedilmesi doğru olmadığı gibi asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... hakkındaki davaların reddine karar verilmesi gerekirken....’un da ecrimisilden sorumlu tutulmasının isabetsiz…” olduğu gerekçesiyle bozulmuş; karara karşı davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyzi dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen davalar, ecrimisil talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1 120 96 sayılı Kararı).
-
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
-
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
-
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
-
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtilen eksik hususlar giderilerek ve davalılardan Erol yönünden davanın reddine yönelik olarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27