Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6639
2023/2472
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davada çaplı taşınmaza ve yola el atmanın önlenmesi, yıkım ile eski hâle getirme, birleştirilen davada ise tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın asıl davanın davalıları ..., ... ve ... yönünden kabulüne, dahili davalı ..., ..., ..., ..., ... yönünden reddine; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... vekili ve davalı birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı vekili; Yalı Apartmanının yer aldığı 118 ada, 15 parsel sayılı taşınmaza ve kadastral yola, komşu 102 ada, 7 No.lu parsel malikleri olan davalıların taşkın yapı yapmak suretiyle müdahale ettiklerini, villalarının önüne ruhsatsız olarak istinat duvarı, eklentiler ve yüzme havuzları yaptırdıklarını, iki taşınmaz arasında kalan kamusal alan olan yolu da kendi bahçeleri içine aldıklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesine, istinat duvarının yıkılmasına, taşınmazın eski hâle getirilmesine ve yıkım ile eski hâle getirme bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Bozma sonrası birleştirilen davada asıl dava davalılarından ... vekili; müvekkilinin 102 ada, 7 parselde kayıtlı bulunan Maya Sitesinde yer alan 5A bağımsız bölüm numaralı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın, bütün maliklerin kabul ettiği projeye ekli vaziyet planına göre, en ön cephede yer almakta olduğunu, taşınmazın önünde çok dik (20 metrekarelik) kot farkı bulunduğunu, bu sebeple, müteahhit ve arsa sahibi tarafından, villaların yapıldığı tarihte (yani 30 yıl önce), taşınmazın kaymaması adına proje kapsamına uygun olarak, istinat duvarı yaptırıldığını, taşınmazın, müvekkili tarafından mevcut hâliyle satın alındığını, müvekkilinin, taşınmazı şu anda olduğu hâliyle iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, müteahhit tarafından yaptırılan dava konusu istinat duvarının taşan kısmının tecviz sınırı içinde kaldığı, istinat duvarının yapı bedelinin taşkın kısmın bulunduğu arazi parçasının bedelinden çok daha yüksek olduğunu ileri sürerek Türk Medeni Kanunu'nun 725 inci maddesi uyarınca belirlenecek uygun bir bedel karşılığında taşan kısmın bulunduğu arazi parçasının müvekkili adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalıların, paydaşı oldukları 102 ada, 7 parsel sayılı taşınmaza yaptıkları istinat duvarının iki taşınmaz arasındaki kadastral yolu kapatacak şekilde ve davacı Site Yönetimine ait 118 ada, 15 parsel sayılı taşınmaza 11,00 metre tecavüzlü olduğu, davalıların savunmasına değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesince karar: “…çekişme konusu 118 ada, 15 parsel sayılı taşınmazın çap (tapu) kaydının merciinden istenmediği, dolayısıyla mülkiyet durumunun tespit edilmediği, davalıların dava konusu 118 ada, 15 parselde mülkiyet iddialarının olmadığı, komşu 102 ada, 7 parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm (villa) sahibi oldukları, Yalı Apartmanı Yönetiminin 05.01.2012 günü yapılan kat malikleri kurulu toplantısında davalı 102 ada, 7 parsel maliklerine yönelik dava açması için yönetici ....'a yetki verilmiş ve dava anılan yöneticinin tayin ettiği avukatlarca açıldığı, çekişme konusu 118 ada, 15 parsel sayılı taşınmazın mülkiyet bilgilerini gösterir çap (tapu) kaydının merciinden getirtilmesi, ondan sonra mahallinde yeniden üç kişilik uzman bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak dava konusu taşınmaza ve yola mevcut müdahalenin hangi davalı tarafından yapıldığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, herbir davalının el attığı bölümün değeri üzerinden tespit edilecek yargılama giderinden sorumlu tutulması; HMK'nın 124 üncü maddesinin uygulanması için koşulların oluşmadığı gözetilerek dahili davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi…” gerekliliğine değinilerek bozulmuştur. Bir kısım davalılarca bozma ilâmına karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuş, karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda: asıl davanın davalı ..., ... ve ... yönünden kabulüne, dahili davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden reddine; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; yıkımın tehlike arz edeceğini, arazide kaymaların mevcut olduğunu, yola tecavüzün önlenmesi talep edilemeyeceğini, muhdesatlar yapılırken duvara itirazda bulunulmadığını, taşınmazı bu hâliyle satın aldıklarını, birleştirilen davacı yönünden davadaki iddialarını ileri sürerek asıl davanın reddini, birleştirilen davanın kabulünü savunmuşlardır.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme taleplerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
-
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
-
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kayda üstünlük tanınmak suretiyle asıl davanın kabulü ve yasal koşulları bulunmadığından birleştirilen davanın reddine yönelik olarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10