Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1901
2023/2471
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/447 E., 2023/29 K.
KARAR: Davanın Reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı, davalının Fethiye 1. Noterliğinin 5376 yevmiye No.lu satış vaadi sözleşmesi ile babası ...'dan intikal eden Fethiye ilçesi, Döğer Köyü 194 No.lu parseldeki 8600 m2'lik ev ve arsa vasfındaki miras hak ve hisselerini 2.500.000.000 TL (2500,00 TL)'ye davacıya satmayı vaat ettiğini, bedeli de peşinen aldığını ancak, davalının tapuda ferağ vermekten kaçındığını belirterek bahsi geçen taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaz ise ödenmiş olan bedelin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Dava devam ederken Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/414 Esas, 2008/417 Karar sayılı izaleyi şuyu dosyası ile muris ... 'dan kalan Fethiye ilçesi, Döger Mahallesi 194 parseldeki taşınmazın satış sureti ile paydaşlığın giderilmesine karar verildiği, Satış Müdürlüğünün 2016/10 satış dosyası ile satıldığı, maliklerin 1/3 'er hisse ile ..., ..., ... mirasçıları ..., ... oldukları görülmüş, davacıya HMK 125 maddesi uyarınca tercih hakkı sorulmuş, davacı davasına tazminat değil yeni maliklere karşı tapu iptal tescil davası olarak devam ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, satış vaadi sözleşmesini kabul etmediğini, okuma yazması olmadığını, bu nedenle sözleşmeyi dava konusu yeri kiraya verdiğini zannederek imzaladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2011 tarihli ve 2008/516 Esas, 2011/180 Karar sayılı kararıyla; dava açıldığı tarihte tapu halen iştirak halinde olduğundan davacının cebri tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
- Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarih 2017/5496 E. 2021/1903 K. sayılı kararı ile; " .... davacı ile davalı, dava konusu 194 parsel sayılı taşınmazın maliki olan kök muris ...’ın mirasçıları olup satış vaadi sözleşmesi elbirliği malikleri arasında yapılmıştır. Satış vaadine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkin davalarda elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa, iştirak bozulmamak kaydıyla satıcı elbirliği ortağının payı, alıcı elbirliği ortağının payına ilave edilmek suretiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır. Mahkemece, satış vaadi sözleşmesinin ifa kabiliyeti olduğu dikkate alınarak davacının tescil talebiyle ilgili olarak işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde; '' ..Dava ilk etapta satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal tescil olmadığı takdirde ödenen paranın faizi ile tahsili talebini içerir şekilde açılmış ise de; dava devam ederken taşınmazın Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/414 Esas, 2008/417 Karar sayılı izaleyi şuyu dosyası ile muris ...'dan kalan Fethiye ilçesi, Döger Mahallesi, 194 parseldeki taşınmazın satış sureti ile paydaşlığın giderilmesine karar verildiği, Satış Müdürlüğü'nün 2016/10 satış dosyası ile satıldığı ve maliklerin 1/3'er hisse ile ..., ..., ... mirasçıları ..., ... oldukları görülmüş, davacıya HMK 125 uyarınca tercih hakkı sorulmuş olmakla davacı davasına tazminat değil yeni maliklere karşı tapu iptal tescil davası olarak devam ettiğini beyan etmiştir. 4721 sayılı TMK 3. maddesi, “Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.” hükmüne yer verilmek sureti ile bir hakkın kazanılmasında hüküm ve sonuç doğurmasına kadar uygulanacak temel ilkenin iyiniyet ilkesi olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle dava devam ederken el değiştiren taşınmaz yönünden yeni maliklerin kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerekmekte ise de; dahili davalıların, taraflar arasındaki hisse devrini bilmelerine rağmen taşınmazın satış yoluyla aldıkları şüphe götürmeyecek şekilde ispat edilemediğinden açılan davanın reddine" şekilde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ''...özetle, önceki bozma ilamından yola çıkılmak suretiyle yapılacak değerlendirmede; elbirliği mülkiyeti içerisinde eldeki davadan habersiz oldukları iddiası hayatın olağan akışına aykırı olup, mevcut izale i şuyu satışı sebebiyle taşınmazı satın alanlar eski hissedarlar olması sebebiyle iyi niyetli üçüncü kişi durumunda olmayacağı için kötüniyetli bu kazanımları korunamayacağından yerel mahkeme kararını temyiz ediyor ve karar bozularak dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere mahkemesine gönderilmesini talep ediyoruz." diyerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, taşınmazın cebri icra yolu ile el değiştirdiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10