Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1512
2023/2466
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana 5. Aile Mahkemesinin 2011/828 Esas, 2013/34 Karar sayılı ilamıyla müvekkili ile davalı ... 'nın boşandığını, boşanma kararının 27.03.2013 tarihinde kesinleştiğini, boşanma kararının kesinleşmiş olmasına rağmen davalının, müvekkiline ait ... Mahallesi 506 ada 83 parsel ve 27 No.lu bağımsız bölümü tahliye etmediğini ve taşınmaz için herhangi bir bedel de ödemediğini, tarafların birlikte oturduğu aile konutu olan taşınmazın aile konutu olma özelliğini evlilik birliği sona ermesiyle son bulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının boşanma kararından sonra "bu ev sizin, hiçbir şekilde oğlum ve senin düzenin bozulmayacak" diyerek müşterek evden ayrıldığını, müvekkilinin oğlu ile birlikte dava süresince müşterek evde ikamet ettiğini, bu süreçte davacının müvekkiline ve oğluna evden ayrılmaları konusunda sözlü yada yazılı hiçbir bildirimde bulunmadığını, boşanma kararı verildikten sonra dahi davacı evden ayrılmalarını istemediğini, müvekkilinin 2014 Mart ayında oğlu ile birlikte annesinin evinde kalmaya başladığını, bu tarihten sonra evin kullanımının söz konusu olmadığını, tarafların müşterek bir çocuğu olduğunu Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzeri bu tür kullanımlar izne ve muvafakata dayalı olmayıp ecrimisil isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 08.10.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/395 Karar sayılı kararı ile davacının davalı ile birlikte dava konusu taşınmazda oturdukları, boşanma kararından sonra davalının taşınmazda oturmaya devam ettiği ve boşanma kararı kesinleştikten sonra taşınmazı tahliye ettiği anlaşılmakla davalının dava konusu taşınmazda aile birliğinin devamı sırasında oturmaya başladığı ve davacının davalının oturmasına rızasının olduğu, boşanmadan sonra ihtar çekmediği ve evden çıkması konusunda davalıya yazılı ve sözlü ihtarname göndermediğinden davacının davalıdan oturduğu sürelerle ilgili ecrimisil talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarihli ve 2018/3829 Esas, 2019/7757 Karar sayılı kararıyla çekişme konusu 506 ada 83 parsel sayılı taşınmazdaki 27 No.lu bağımsız bölümün tamamının davacı adına kayıtlı olduğu, tarafların 27.03.2013 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile boşandıkları, davalının cevap dilekçesinde taşınmazı 2014 yılı Mart ayında boşalttığını beyan ettiği, boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren davacı ihtara gerek olmaksızın davalıdan ecrimisil isteyebileceği, mahkemece, öncelikle taraf tanıkları dinlenip, toplanacak delillere göre taşınmazın hangi tarihte boşaltıldığının saptanması, talep de dikkate alınarak boşanma davasının kesinleştiği 27.03.2013 tarihinden, davalı dava tarihinden önce taşınmazı boşaltmışsa boşaltma tarihine, değilse dava tarihine kadar hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın davacı adına tam hisse ile kayıtlı olması, davalının bu taşınmazda oturuyor olması, davacının buna rızasının bulunmaması, boşanma kararının kesinleşmesi ile davalının iyiniyetinden bahsedilemeyecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde boşanma kararının kesinleşme tarihinden dosya kapsamında davalının taşınmazı tahliye ettiği 27.03.2014 tarihine kadar ecrimisil istenmesi şartlarının oluştuğu anlaşıldığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulü ile 5.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tarafların boşanmasının kesinleşmesinin ardından müşterek çocukları ile birlikte oturmasına rıza gösterdiğini, davalıya herhangi bir ihtarda bulunmadığını, davacının ihtarı üzerine zaten taşınmazın derhal boşaltıldığını, bozma ilamında davanın hatalı değerlendirildiğini, davalının davacının rızası dahilinde taşınmazı kullandığını, taşınmazın aile konutu olması nedeniyle intifadan men koşulunun aranması gerektiğini, ayrıca taşınmazın edinilmiş mal olduğunu, mal rejiminden kaynaklanan haklar ödenmeden davalının haksız işgalci sayılmayacağını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi, 1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10