Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8220
2023/2319
26 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesinin iptali ve tapu iptal ve tescil ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ve davalıların muris ......'nun mirasçıları olduklarını, muris ...'in 1995 yılında vefat etmesi üzerine mirasçılarının Kastamonu ..... Noterliğinde 19.11.1998 tarih ve 23482 yev. sayılı '.... Taksim Sözleşmesi' imzaladıklarını, miras taksim sözleşmesinde müvekkiline Cumhuriyet meydanında bulunan binanın 5 inci katının tamamının ve aynı binanın giriş katında bulunan pastanenin %50 işletme hakkı ile binanın bodrum katının verildiğini, davacıya işletme hakkı verilen pastanenin mülkiyet hakkınında anneleri Veliye'ye verildiğini, kiradan bahsedilmediğini, ancak ..... ve ..... tarafından müvekkiline karşı Kastamonu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/2007 Esas sayılı dosyası ile işyerinin tahliyesi ve kira tespiti istemli dava açıldığını, müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi yaparken hata ve hileye düşürüldüğünü, müvekkilinin kendisinden kira isteneceğini bilseydi miras taksim sözleşmesini bu haliyle imzalamayacağını, müvekkilinin tahliye ile işletme hakkını kaybetmesi durumunda sözleşme ile diğer mirasçıların kendilerine vermeyi vaat ettikleri edimlerden birini kaybedeceğini, sözleşmede taraflara düşen edimler arasında bariz bir orantısızlık oluştuğunu, müvekkilinin sözleşme ile gabine uğramış hale geleceğini belirterek, Kastamonu ...... Noterliğinin 19.11.1998 tarih ve 23482 yevmiye sayılı mirasçılar arasındaki miras taksim sözleşmesinin iptaline, bu sözleşmeye dayalı olarak tapuda devirleri yapılan Kastamonu ili, ..... ilçesi, .... Mahallesi, 277 ada 28 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 3, 4, 5, 7, 9, 11, 12, 13, 14 ve 15 No.lu bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile mirasçıların miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, davalılardan ...'nun üçüncü kişilere devrettiği Kastamonu ili, ...... ilçesi, 277 ada 28 parsel 6, 8 ve 10 No.lu bağımsız bölümlerin rayiç değerlerinin tespiti ile bu değer üzerinden belirlenecek satım bedelinden müvekkilinin miras hissesine düşecek kısım olan şimdilik 1.000,00 TL'sinin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) satım tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... cevap dilekçesinde; yedi kişilik bilirkişi tarafından muris Cahitten kalan taşınmazların değer tespitinin yapıldığını, iptali istenilen miras taksim sözleşmesinin 6 7 aylık müzakere sonucunda anlaşmaya varılarak imzalandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... cevap dilekçesinde; kanun koyucunun iyniyetli sözleşmelere karşı dava açma süresini 10 yıl ile sınırlandırdığını, öncelikle süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, aksi halde diğer paydaşlar zarara uğrayacağından davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli olduğunu, murise ait malvarlığının bilirkişilere sorularak rapor alındığını sonrasında mirasçıların aralarında anlaştıklarını, davacının sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur
-
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların doğru olduğunu, miras taksim sözleşmesine göre herkesin kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, davacıdan kira alınması yönünde bir anlaşma da bulunmadığı halde kiranın bahane edilerek davacının tahliye edilmek istendiğini, sözleşmenin ifası için dava açtığını ancak sözleşmenin ifa edilmediğini, miras taksim sözleşmesinin iptali ile tüm mirasçıların miras payı oranında taksim yapılmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras taksim sözleşmesinin geçerli olduğu, davacının 01.04.2012 tarihli kira sözleşmesini düzenlediği, yanılma ve aldatma hallerinin kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte davacı tarafından öğrenildiğinin kabul edilmesi gerektiğinden hak düşürücü süreden sonra davanın açıldığı, davacının gabin iddiasını yargılama esnasında ispatlayamadığı, davalılardan Yüksel'in davayı kabul iradesine bakıldığında sözleşmeye aykırılık dolayısıyla oluşan bir kabul değil kendisine taksim sonucu düşen taşınmazları satmış olması dolayısıyla yeniden haksız bir şekilde mal edinme dürtüsüyle bu kabulü yaptığı diğer davalıların beyanları ve taşınmaz kayıtları ile sabit olduğundan bu yöndeki kabul beyanına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıların hiçbirinin mahkeme gerekçesinde bahsedilen kira sözleşmesini delilleri arasında göstermediğini, kira sözleşmesinin yapılış amacının doğalgaz aboneliğini alabilmek olduğunu, müvekkili aleyhine Kastamonu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/2007 Esas sayılı dosyası ile kira istenildiğini, bu dava ile irade bozukluğuna düşürüldüğünü öğrendiklerini, iş bu davayı 1 yıl içerisinde açtıklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Davalı ... istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçesinde niyet okuma ile verilen kararın doğru olmadığını, davayı kabul etme amacının TMK'nın 676/3 üncü maddesinde de belirtildiği üzere söz konusu mallardaki taahhütlerin halen yerine getirilmemiş olması olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras taksim sözleşmesinin geçerli olduğu, TMK'nın 646/2 nci maddesi gereğince aksine düzenleme olmadıkça mirasçıların paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırabilecekleri, iradenin fesada uğratıldığı yönünde tanık beyanının bulunmadığı, tahliye ve kira tespiti davasının taksim sözleşmesini hükümsüz hale getirmeyeceği, taksimin geçerli olması için mirasçılar arasında eşit bir paylaşımın gerekli olmadığı ve miras taksim sözleşmesinden doğan borcu ifa etmekten kaçınan mirasçı aleyhine ifa davası açma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ...'nun Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2018 tarih ve 2016/246 Esas, 2018/164 Karar sayılı kararına yönelen istinaf kanun yolu başvuru isteklerinin HMK'nın 353/(1) b.1 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların hiçbirinin mahkeme gerekçesinde bahsedilen kira sözleşmesini delilleri arasında göstermediğini, kira sözleşmesinin yapılış amacının doğalgaz aboneliğini alabilmek olduğunu, müvekkili aleyhine Kastamonu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/2007 Esas sayılı dosyası ile kira istenildiğini, bu dava ile irade bozukluğuna düşürüldüğünü öğrendiklerini, iş bu davayı 1 yıl içerisinde açtıklarını ve resen belirlenecek nedenlerle birlikte kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinin iptali ve tapu iptal ve tescil ile alacak istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 646 ve 676 ncı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin dava dilekçesindeki iddialarını ispatlayamadığından, miras taksim sözleşmesinin geçerli olduğundan ve taksimin geçerli olması için eşit bir paylaşım gerekli olmadığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:13:25