Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5761
2023/226
17 Ocak 2023
Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti ile zilyetlik şerhi verilmesi, elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava konusu 2/B arazisi niteliğindeki 349 ada 12 parselde kayıtlı taşınmazı, önceki zilyedi olan davalı ...’den 2004 yılında satın aldığını, satın aldıktan sonra 2009 yılında taşınmazın etrafını duvarla çevirdiğini ve ağaçlandırma yaptığını, ancak 08.09.2011 tarihinde ...’ın damadı olan diğer davalı ...’ın dava konusu taşınmaza müdahale ettiğini, tarafınca yaptırılan duvarı yıktırdığını, tecavüz nedeniyle taşınmazı kullanamadığını ileri sürerek davalıların müdahalesinin
önlenmesini, davalılar tarafından çekilen tel örgünün kaldırılmasını, taşınmazda zilyet olduğunun tespiti ile zilyetlik şerhinin tapuya işlenmesini, yaptırdığı duvarın davalılar tarafından yıktırılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili, somut olay açısından 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Kanun'da öngörülen yasal şartların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalılar ...vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olup davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2014/553 E., 2016/157 K. sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın davacının fiili hakimiyetinde bulunduğu, etrafını duvar ile örerek sahiplenme iradesini ortaya koyduğu, davalıların ise taşınmaz üzerinde herhangi bir hakimiyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesine, davacının zilyet olduğunun tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan zilyetlik şerhinin kaldırılarak davacı adına zilyetlik şerhi işlenmesine, 5.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve Fikret’ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2014/553 E., 2016/157 K. sayılı kararına karşı davalı ... vekili ile davalılar ... ve Fikret vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2016/16665 E., 2020/3426 K. sayılı ilamıyla özetle; “dava konusu 349 ada 12 parselin 1.408,03 m² tarla vasfıyla kadastro yoluyla 12.06.1996 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, bu taşınmazın geldisi olan 7 ada 252 parselde kayıtlı 1.600 m² taşınmazın 22/A uygulaması görmesi ile oluştuğu, taşınmaz üzerinde davalılardan ... Demir’in işgalinde olduğuna dair şerh; yine 2/B’ye göre orman sınırları dışına çıkarıldığına dair şerh bulunduğu; kadastro tespit tutanağı incelendiğinde, kadastro tespitinin 08.01.1996 tarihinde yapıldığının ve ...’ın 20 yılı aşkın süredir taşınmazın zilyedi olduğunun anlaşıldığı; 6292 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin 10 uncu fıkrasına göre, hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde ise akdî halefiyet hükümlerinin geçerli olduğunun düzenlendiği; mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karara katılma imkanının bulunmadığı, şöyle ki davacının taşınmazı, önceki zilyedi olduğunu iddia ettiği ve tapuda lehine zilyetlik şerhi bulunan davalı ...’dan haricen devraldığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise haricen satımı kabul etmediği; dosya kapsamına göre davacının tapu dışı satın almaya dayanarak tapu sicilinin beyanlar hanesinin değiştirilmesi talebinde bulunduğu, ancak 4721 sayılı TMK’nın 706 ncı ve 6098 sayılı TBK’nın 237 nci maddesi gereğince haricen satışın geçerli olmadığı, yine 6292 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinde belirtilen zilyetliğin devri koşullarının da gerçekleşmediği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi ise anılan Dairenin 29.03.2021 tarihli ve 2020/4315 E., 2021/2873 K. sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava konusu taşınmazı 2004 yılında davalı ...’dan, taşınmaza sınırdaş olan ve yine ... adına kayıtlı 7 ada 11 parsel sayılı taşınmazla birlikte satın aldığını, o tarihten bu yana her iki taşınmazın da zilyedi olduğunu, tapulu yerin tapusunu devralmış olup dava konusu taşınmazın ise zilyetliğini devraldığını, somut olayda zilyetliğin korunmasını talep ettiklerinden, TMK’nın 981 ve devamı maddelerinin uygulanması gerektiğini, bu nedenle bozma kararının ve bozmaya uyularak verilen yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının zilyet olduğunun tespiti ile davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesi, davalıların taşınmaza müdahalesinin önlenmesi, tel örgünün kaldırılması ve davacı tarafından yaptırılan duvarın davalılar tarafından yıktırıldığı iddiasıyla uğranılan zarara karşılık tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci maddesi, 6292 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin 10 uncu fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45