Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1082

Karar No

2023/2210

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/358 E., 2022/369 K.

KARAR: Asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddi, karşı davanın reddi

Taraflar arasında görülen asıl davada el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım; karşı davada temliken tescil istemiyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; davaya konu 1946 parselde kayıtlı taşınmazın, paydaşlar arasındaki taksime göre davacılara ait olan kısmına davalı paydaş tarafından bina inşa edilmek suretiyle müdahale edildiğini beyan ederek; davalıların müdahalesinin önlenmesini, yapının kal’ini ve dava tarihinden geriye beş yıllık dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı karşı davacılar vekili: davaya konu yere davalı ...’nin babasının, bina yaptırması için...'ye izin vermesi üzerine yapının 1983 yılında davalı tarafından inşa edildiğini, bina değerinin zemin değerinden fazla olduğunu beyan ederek; asıl davanın reddini, tapu kaydının iptaliyle taşınmazın karşı davacılar adına tapuya tescilini talep etmiştir.

2.Karşı dava harcı 26.12.2012 tarihinde yatırılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12/05/2016 tarihli ve 2012/740 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararıyla; "... İntifadan men koşulunun oluşmadığı" gerekçesiyle; asıl davanın reddine; "...Paydaş olan tarafların paylı mülkiyet hükümlerine göre mülkiyet uyuşmazlığını çözecek başka bir dava açmalarında zorunluluk olduğu, taşınmazda rızai taksim bulunmasa bile yıllar içinde süregelen fiili kullanım alanları yönünden her iki tarafın benzer durumda olduğu..." gerekçesiyle; karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 14.09.2020 tarih ve 2018/5685 Esas, 2020/5100 Karar sayılı ilamında; "...1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı/ karşı davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı karşı davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davaya konu 1946 parselde kayıtlı taşınmazın 1.300 m² miktarında, tarla vasıflı olduğu, 02.04.1976 tarihinde davacı karşı davalıların annesi ve davalı karşı davacı ...’nin babası adına 1/2’şer hisseyle tescilli iken, davacıların annesinin vefatı üzerine 07.12.2011 tarihinde intikal suretiyle mirasçıları adına tescil edildiği, dava dışı mirasçıların taşınmazdaki hisselerini 16.12.2011 tarihinde davacılara devrettikleri, davalı/karşı davacı ...’nin babasının hissesini, dava dışı oğluna 1989 yılında devrettiği, Şükriye’nin muris muvazaasına dayanarak dava dışı kardeşine karşı açtığı tapu iptal tescil davası sonrası, davasının kabul edilerek, kararın 08.07.2014 tarihinde kesinleştiği, 17.12.2014 tarihinde... adına taşınmazın tescil edildiği, bu şekilde, dava konusu taşınmazda davacıların ayrı ayrı ¼ hisse sahibi olduğu, davalı/karşı davacının ise 23/320 hissesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

O halde, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, TMK'nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.

Ecrimisil ise, kötüniyetli şagilin malike ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup en azı kira geliri en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.

Kural olarak, intifadan men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.

İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğini davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali ve davaya konu taşınmazın kamu malı olması halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

Bu nedenle, sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve bu koşulun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3 131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı)

Belirtilmesi gereken diğer bir husus ise, mahkemece kabul kararı verilebilmesi için, dava konusu taşınmazların, davalıların kullanımında olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispat edilmesi gerektiğidir.

Somut olaya gelince; asıl davada davaya konu taşınmazın 558,63 m²'sinin dava dışı paydaş tarafından, 741.37 m²'sinin ise davalı ... tarafından kullanıldığı, taşınmaz üzerinde davadışı paydaş tarafından kullanılan bölüm olması sebebiyle intifadan men koşulu oluşmadığından asıl davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yeterli araştırma inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki, davacı/karşı davalı vekili, davaya konu taşınmazın her iki tarafın murisleri adına kayıtlı olduğu dönemde fiilen taksim edildiği, bu taksime göre, davacılar murisine isabet eden kısma davalı ... tarafından müdahale edildiğini iddia etmiş, tanık deliline dayanmış, tanıklarını mahkemeye bildirmiş, fakat Mahkemece tanıklar keşifte değil, duruşmada dinlenmiş, davacının iddiası üzerinde yeterince durulmamış, fiili kullanım durumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir.

Hal böyle olunca; mahkemece, taşınmazın başında yapılacak keşifte taraf tanıklarının beyanlarının alınması, tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığının veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının tespit edilmesi, varsa çekişmeli yerlerin kimin kullanımına terk edildiğinin, yoksa, davacıların, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandıkları ya da kullanmalarına uygun bir kısım olup olmadığının saptanması, ecrimisil istenen dönemler için, hangi taşınmazın, hangi davalı tarafından, hangi dönemlerde kullanıldığının ya da kullanılıp kullanmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, kullanım var ise, kullanımın niteliğinin tespiti ile intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulması, davalıların ve davacıların taşınmazlardaki pay oranları / hisse oranları da gözönünde bulundurulmak suretiyle, davacıların paylarına göre kendilerine ödenmesi gereken miktarları gösterecek şekilde, ecrimisil hesap yöntemine uygun, denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, ondan sonra, davacı/karşı davalılar vekilinin elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal talebi hakkında toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekir iken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, eldeki temyiz incelemesine konu 01.12.2022 tarih, 2021/1358 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararında; "... Keşif neticesinde alınan bilirkişi rapolarında ve tanık beyanlarında anlatıldığı üzere, taşınmaz üzerinde iki farklı kullanım alanı olduğu, asıl davada davaya konu taşınmazın 558,63 m²'sinin dava dışı paydaş tarafından, 741.37 m²'sinin ise davalı ... tarafından kullanıldığı, davacıların, paylarına karşılık çekişmesiz olarak kullandıkları ya da kullanmalarına uygun bir kısım olmadığı, tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olmadığı, kullanma biçiminin oluşmadığı, davalının taşınmazı kullanımına davacıların rızasının bulunmadığı, hatta inşaatın yapımı sırasında müdahale edildiği ve inşaatın durdurulduğu, tarafların bir araya gelerek anlaşma sağlamaya çalıştıkları ancak sağlayamadıkları, dolayısıyla davalının paylı mülkiyete tabi taşınmazda davacının kullanımına engel olduğu, bu itibarla, davalının taşınmazda hukuka aykırı müdahalesinin varlığı ile davacının davalıya yönelik olarak intiafadan men koşulun gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Karşı dava önünden yapılan değerlendirmede ise; TMK'nın 725/2 nci maddesinde; ''Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur. Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyiniyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.'' düzenlemesinin bulunduğu, dolayısıyla davalı/karşı davacının başkasının arsasına iyiniyetle ev yapmış olduğuna yönelik şartın uygulanma yeri bulmadığı, zira dava konusu taşınmazda davalının paydaş olduğunun kabul edilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Kayseri ili, Talas ilçesi, Başakpınar Mahallesi, 1946 parselde, 1300 m² yüzölçümlü taşınmazda, bilirkişi raporu ekindeki krokide sarı renkle "A" ile gösterilen 558,63 m² alanda davalı/karşı davacının haksız müdahalesinin men'ine, bu taşınmazda davalı/karşı davacının yapmış olduğu ve bilirkişi raporu ekindeki krokide sarı renkle "K2" ile gösterilen 1. kat inşaat halindeki evin kal'ine, davacı ...'in ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile; 29/11/2007 29/11/2008 tarihleri arası 197,82 TL; 29/11/2008 29/11/2009 tarihleri arası 222,67 TL; 29/11/2009 29/11/2010 tarihleri arası 225,72 TL; 29/11/2010 29/11/2011 tarihleri arası 244,39 TL; 29/11/2011 29/11/2012 tarihleri arası 270,58 TL; olmak üzere toplam 1.161,18 TL ecrimisilin her dönem sonundan işleyecek yasal faiziyle davalı/karşı davacıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... Turgut'un ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile; 29/11/2007 29/11/2008 tarihleri arası 197,82 TL; 29/11/2008 29/11/2009 tarihleri arası 222,67 TL; 29/11/2009 29/11/2010 tarihleri arası 225,72 TL; 29/11/2010 29/11/2011 tarihleri arası 244,39 TL; 29/11/2011 29/11/2012 tarihleri arası 270,58 TL; olmak üzere toplam 1.161,18 TL ecrimisil tazminatının her dönem sonundan işleyecek yasal faiziyle davalı/karşı davacıdan alınarak davacı ... Turgut'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; karşı davanın reddine; karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/ karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı/ Karşı davacılar vekili; bozma ilamı sonrasında, karşı davaya konu temliken tescil istemi yönünden kesin hüküm oluşmuştur, ancak asıl dava yönünden de; intifadan men koşulunun araştırılması için bozma yapılmış, bozmaya uyulmakla da intifadan men şartı hususunda araştırma yapmak üzere usuli kazanılmış hak meydana gelmiş, ancak "yapının kal'inin reddine" ve "müdahalenin men'i talebinin reddine" yönünden oluşan usuli kazanılmış hak durumu dikkate alınmadan karar verilmiştir. Davacılar; hiçbir zaman evi kendilerinin kullanmaları için noter ihtarı göndermemişler, yasal diğer girişimlerde de bulunmamışlardır. Taşınmazın hangi bölümünün kimlerce kullanıldığının ve kullanımın niteliğinin tespiti ile intifadan men koşulunun üzerinde durulması için hüküm bozması yapılmış, fakat kurulan yeni hükümde; intifadan men koşuluna yönelik hiçbir tespitte bulunulmamıştır. Keşifte hazır bulunmayan bilirkişilerden alınan rapor hükme esas alınmıştır. Karşı dava yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmeli iken, yeniden hüküm kurularak vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur; şeklinde beyanda bulunarak hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal; karşı dava ise temliken tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "Arazinin mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesi" kenar başlıklı 724 üncü maddesine göre; " Yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir."

2.6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."

  2. Değerlendirme

1.TMK’nın 684 ve 718 inci maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüz'ü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723, ve 724 üncü maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir.

2.Somut uyuşmazlıkta; davacılarca ileri sürülen fiili parselasyon (taksim) iddialarının ispatlanamadığı, tarafların paylı mülkiyetindeki tarla nitelikli 1300 m² toplam yüzölçümlü ana taşınmazda, davalıların ev yaptıkları "K2" ile gösterilen 171 m² oturumlu yerin dışında davacıların kullandıkları ya da kullanabilecekleri başka yerlerin de bulunduğu anlaşılmakla; bu açıklamalara göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesiderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim