Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1262

Karar No

2023/2183

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı tarafın müvekkilinin dini nikahlı eşi olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşınmazlardan 1274 ada 7 parseldeki 12 No.lu bağımsız bölümü 265.000,00 TL karşılığında satın alarak tapuyu davalı üzerine yaptırdığını, aynı şekilde diğer taşınmazlar 130 ada 8 parsel ve 122 ada 7 parsel sayılı taşınmazları da satın alıp davalı üzerine yaptırdığını, davalının 6 çocuğunu da alarak evi terk ettiğini ve davalının kötü niyetli olduğunu belirterek adı geçen taşınmazların davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; talebin öncelikle zamanaşımına uğradığını, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, iddiaların asılsız olduğunu, tapu iptali ve tescil talebinin dayanağının belirtilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/63 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/342 Esas, 2021/842 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun "...davanın 11 No.lu bağımsız bölümün bedelinin davacı tarafından ödendiği, ancak davalı adına tescil edildiği, 122 ada 7 parsel ve 130 ada 7 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan payların yine davacı tarafından bedelsiz olarak davalıya temlik edildiği iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, iddianın içeriği gereği davanın inançlı işlem hukuksal nedenine dayandığının kabulü ile iddianın kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça inançlı işlem iddiasını kanıtlar nitelikte delil ibraz edilemediği gözetildiğinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davaya konu taşınmazlardan 1274 ada 7 parseldeki 11 No.lu bağımsız bölümün müvekkili tarafından satın alındığına yönelik yazılı belgenin dosyada bulunduğunu,

  2. Tutanakta ve akitte imzası olan tanıkların dinlenmesi gerektiğini,

  3. Davalının cevap dilekçesinde evin müvekkili tarafından verildiğini ikrar ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ncı maddesi, “sözleşme özgürlüğü” başlığı altında, “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda sui generis (kendine özgü yapısı olan) sözleşmelerin yaratılması imkân dâhilindedir. “Kanunda düzenlenmemiş herhangi isimli bir sözleşmenin unsurunu içermeyen, tamamen yeni unsurların yeni bir sözleşme yaratmak amacıyla bir bütünlük içinde bir araya getirilmesiyle oluşan sözleşme” (Fikret Eren: Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Ankara, 2020, s.961) olarak tanımlanması mümkün olan bu sözleşmelerden biri de inançlı işlemlerdir (Fahrettin Aral/Hasan Ayrancı: Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Ankara, 2021, s.63).

  3. Roma Hukukunda aynî teminat oluşturması için yaratılan fiducia teriminin günümüzdeki karşılığı olan (Belgin Erdoğmuş: Roma Eşya Hukuku, İstanbul, 2020, s.119) inançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

  4. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

  5. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

  6. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

  7. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

  8. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

2.8. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14 516 E. 2015/2838 K.)

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim