Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1595
2023/2165
13 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/625 E., 2023/18 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemiyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2021 tarihli 2018/2505 E., 2021/2853 K. sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babasından kalan Kargıcak Köyü 359 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 01.06.2011 tarihinde davalı eşine, daha sonra kendisine geri devredilmesi konusunda anlaşarak inanç sözleşmesi ile devrettiğini, taşınmazın devri konusunda davalının sözünü yerine getirmediğini beyan ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davacı vekili 20.01.2015 tarihli duruşmada taşınmazın davacının miras payı oranında tesciline dair ıslah beyanını mahkemeye bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların 25 yıldır evli olduklarını, dava konusu taşınmazın davacının babası tarafından uzun yıllar kendisine bakılması karşılığı olarak devredildiğini, davacı murise vekaleten bu işlemi gerçekleştirip işlemin tarafı olduğundan husumet nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2013/797 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararında davacı vekili'nin 16/12/2014 tarihli dilekçesinde tüm mirasçıların birlikte dava açma zorunluluğunun bulunmadığı, pay oranında tapu iptal ve tescile karar verilebileceğini belirtilmiş ise de, açılan davada muris muvaazasına yada murisin inaçlı işlem ile davalıya taşınmazı devrettiği iddiasına dayanılmadığı, muris adına bizzat vekil sıfatıyla hareket eden davacının tamamen kişisel sebeplerle taşınmazı davalıya devretmesi olgusuna dayanıldığını, kaldı ki ıslah yolu ile talep sonucu değiştirilmek istenilmiş ise de ıslah yolu ile davacının husumet sıfatı ve ehliyeti kazanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2021 tarihli 2018/2505 E., 2021/2853 K. sayılı ilamında; " ... dava dilekçesinde sonuç bölümünde dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve tescilinin talep edildiği, 20.01.2015 tarihli duruşmada ise davacı vekili taşınmazın pay oranında tesciline dair ıslah beyanını mahkemeye bildirdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece 'ıslah yolu ile talep sonucu değiştirilmek istenilmiş ise de ıslah yolu ile davacının husumet sıfatı ve ehliyeti kazanamayacağı anlaşılmıştır' gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. HMK’nın 177 nci maddesi uyarınca davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği talebini ıslah suretiyle değiştirmesi mümkün olduğundan, davanın esasına girilerek inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş..." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmadığı, davacının davalı asile yemin teklif ettiği, davalının 12/01/2023 tarihli celsede yemin eda ettiği gerekçesiyle davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; keşif sırasında dinlenen tanık beyanlarıyla davacının babasının ölmeden önce bakıma muhtaç olmadığının ve kendisiyle daha çok davacının kardeşinin ilgilendiğinin ispatlandığını, davalının iddiası olan taşınmazın ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredildiği ve bu yükümlülüğünü yerine getirdiği ispatlanmadan davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı devralması için maddi imkanlarının bulunmadığını, keşif sırasında dinlenen tanıklarca bir bedel ödemediğinin beyan edildiğini belirterek açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
-
Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
-
Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14 516 E. 2015/2838 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz maktu harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29