Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/616

Karar No

2023/2148

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Davacı; 1724 ada 40 parseldeki gecekondu niteliğindeki evin imam nikahlı eşinden kendisine kaldığını, eşinin oğlu olan davalı tarafından kandırıldığını, kendisinden habersiz müteahhit ile anlaşmaya varan davalının yapılacak olan evlerden birini kendisine vereceğini taahhüt etmesine rağmen evi kendi adına yaptırdığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile adına tescili talebinde bulunmuştur.

  2. Davacı vekili 05.10.2017 havale tarihli dilekçesinde; davalının babası vefat edene kadar davacı ile gayri resmî olarak birlikte yaşadıklarını, 1995 yılında biriktirdiği tüm sermayesini ve altınlarını davalının babasına vererek dava konusu taşınmazın satın alınmasını istediğini ancak, davalının babasının hile ile taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini, davalının babasının, davacıyı ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaparak oyaladığını ve taşınmazın davacının adına tescilli olduğu yönünde kandırdığını, davalının da davacıdan habersiz müteaahit ile anlaştığını ve müteahhitin yapacağı evlerden birinin davacıya ait olacağını davacıya söylediğini, apartmanın yapılması için evden ayrılan davacının tapuya gittiğinde taşınmazın davalı adına olduğunu öğrendiğini belirterek 1724 ada 40 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı vekili, dava konusu parselin anne ve babasının ölümünün ardından tek çocukları olan davalıya intikal ettiğini, öz annesi olmamasına rağmen davacıya, davalı tarafından bakıldığını, davanın reddini savunmuştur.

  2. Davalı vekili karşı dava dilekçesinde; davacı karşı davalının daireyi haksız olarak işgal ettiğini belirterek elatmanın önlenmesi ve 7 aylık süre için ecrimisil talebinde bulunmuştur.

  3. Davalı vekili davacı vekilinin 05.10.2017 havale tarihli dilekçesine verdiği cevap dilekçesinde; iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesine muvafakatlarının olmadığını dile getirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava dilekçesine ekli sözleşme uyarınca davacıya dava konusu taşınmazda ölünceye kadar oturma hakkı tanınıp tescil hakkı verilmediği, bu sözleşmenin resmi belge niteliğinde olduğu, davacının iradesinin sakatlandığına yönelik herhangi somut delil sunulamadığı, davalı asilin duruşmada davacının taşınmazın alımına katkısı olmadığını, davacının altınlarının bozdurulmadığı, kendi birikimiyle taşınmazın satın alındığına yönelik beyanı karşısında asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise davacının ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ölene kadar oturma hakkı olup haksız işgal şartları oluşmadığından karşı davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı karşı davalı vekili, İlk Derece Mahkemesinin davayı sadece ölünceye kadar bakma sözleşmesi yönünden incelemiş olduğunu, aslında bu sözleşmenin delillerden sadece biri olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanıkların dava konusu taşınmazın aslında davacının parasıyla satın alındığını ispatladıkları, taşınmazın temelinin kime ait olduğu hususunda zabıta araştırması yapılmasını talep ettikleri hâlde yapılmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacı karşı davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı karşı davalı vekili, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi gibi davayı sadece sözleşme yönünden incelediğini, evin kime ait olduğu konusunda zabıta araştırması yapılmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tapu iptali ve tescil; karşı dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 ve 611 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 üncü maddesi.

  3. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

  4. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

  5. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

  6. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delâlet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

  7. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.

  8. Değerlendirme

  9. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  10. Davacı dava dilekçesinde hile ve inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de; iddialarını kanıtlayamamış olup temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan davacı karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim