Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6871
2023/2082
10 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; İzmir ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, .... mevkiinde bulunan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın bir kısmına ahşap platform, güneşlenme terası vs. muhdesatlar yapılarak işgal ve müdahalede bulunulduğunu, işgal edilen kısmın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, davalının taşınmaza müdahalesinin men'ine, taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatların kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “…O halde, dava konusu taşınmazın kiralama talebine ilişkin olarak yapılan başvurunun sonucunun görülmekte olan ve eldeki davanın esasına etkili olacağından kiralama talebinin sonucunun beklenilmesi gerekeceği açıktır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaza yönelik Çeşme Milli Emlak Müdürlüğü'nce yürütülen kullanma izin ihalesinin HMK'nin 165. maddesi gereğince bekletici mesele yapılması, anılan kiralama talebinin kesin olarak karara bağlanmasından sonra toplanan ve/veya toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “….... milli emlak müdürlüğü tarafından verilen cevapta 'Dosyasında yapılan incelemede: Müdürlüğümüzün 08.11.2013 tarıh ve 3493 sayılı yazısı ile fuzuli işgallerin kaldırılması, kullanılmak istenmesi halinde kiralama talebinde bulunulması gerektiğinin bildirildiği: davalı şirket tarafından 15.01. 2014 tarih ve 129 kayıt no lu dilekçe ile 30 yıl süreli kullanma izni verilmesi talebinde bulunulduğu: daha sonra 03.02.2014 tarih ve 555 sayılı yazımız ile önceki yazımıza rağmen taşınınazın tahliye edilmediği belirtilerek tahliye hususunda sulh görüşmesi yapılmak üzere Müdürlüğümüze başvurulması gerektiği: davalının 20.02.2014 tarih ve 537 sayılı dilekçesi ile İdaremizce taşınmazın tahliyesi talep edilmekte ise de mevzuata uygun şekilde kullanma izni talebinde bulunulduğu; bu talebe istinaden mülga Maliye Bakanlığının (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) 22.09 2014 tarih ve 35600 sayılı olurları ile kullanma izni ihalesinin yapılması uygun görüldüğü, 23.12.2014 tarihinde saat 10:30'da kullanma izni ihalesinin yapıldığı; ancak ihale sona erdikten sonra mülga Maliye Bakanlığından gelen 23. 12.20 14 tarih ve 43523 sayılı yazıda, kullanma iznine konu 981.32 m"'lik alanım 481,32 m”lik kısmın yolda kalması nedeniyle kullanma iznine konu edilmesi gereken alanın 500.00 metrekare olduğu, bu nedenle kullanma izni ihalesinin ikinci bir talimata kadar ertelenmesi gerektiğinin bildirildiği; bu tarihten daha sonra da taşınmaz üzerinde herhangi bir kiralama/kullanma izni verilmediği anlaşılmıştır.' şeklinde yanıt verildiği…” gerekçesiyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyı kenar çizgisinde kalan taşınmaza davalı tarafça yapılan müdahalenin men’ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aktif dava husumet ehliyetinin Maliye Hazinesinden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçtiğini, davada taraf ehliyeti eksikliğinden reddin gerektiğini, imar barışından yararlanarak yapı kayıt belgesi alındığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taşınmaz değerinin hatalı hesaplandığını, taşınmazın bulunduğu kıyının karakterinin incelenmemiş olmasının hatalı olduğunu savunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, elatmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
-
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
-
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, özellikle bozma ilâmında belirtilen eksikliklerin giderildiği ve ilgili kurumla yapılan yazışma neticesinde, dava konusu alanla ilgili olarak herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:17