Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1029

Karar No

2023/2040

Karar Tarihi

10 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

KARAR: Davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; 30/06/2016 tarihinde vefat eden tarafların babası ...’in Sakarya ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan 2485 parsel sayılı taşınmazını 17/07/1989 tarihli ve 3309 yevmiye sayılı hibe işlemi ile davalıya devrettiğini, müvekkillerinin bu hibeden taraflar arasında derdest olan ortaklığın giderilmesi davası sırasında öğrendiklerini, davalıya hibe edilen 2485 parselin murisin tüm terekesinden daha değerli olduğunu, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırma kastıyla ve muvazaalı olarak işlem yaptığını belirterek dava konusu Sakarya ili, ..... ilçesi, ..... Mahallesinde bulunan 2485 parsel sayılı taşınmazın muris ... tarafından davalı oğlu ...’e 17/07/1989 tarihli ve 3309 yevmiye sayılı hibe yolu ile devrine ilişkin işlemin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 565 ve sair hükümleri gereğince iptali ile taşınmazın muris ...’in mirasçılık belgesindeki payları oranında müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının tapu iptal ve tescil isteğini hangi hukuki sebebi dayandığını açıklamadığını, dava dilekçesinde belirtilen yasa maddesinin tenkise ilişkin olduğunu ancak davacının tenkis talebinin bulunmadığını; dava konusu taşınmazın muris tarafından müvekkiline hibe edildiğini, aynı resmi senette murisin sahibi bulunduğu 995 sayılı parseli de davacılardan ...’ya hibe ettiğini, 995 parseli ifraz edilemediğinden tapu engeli sebebiyle davacılardan ...'e hibe edemediğini, yine de yapılan anlaşma uyarınca 995 sayılı parselin davacılar tarafından yarı oranda paylaşılarak kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenkis bilirkişi raporu doğrultusunda saklı pay ihlali bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine ve davalı lehine 53.350,57 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

  1. İlk Derece Mahkemesinin 14/07/2021 tarihli ek kararı ile, davacılar vekilinin tavzih talebinin kabulüne, davalı lehine hükmolunan 53.350,57 TL vekalet ücretinin 4.080,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacılar vekili, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, mirasbırakanın davalıya devrettiği taşınmazın tüm terekesinden kıymetli olduğunu, davalı lehine hükmolunan vekalet ücretinin fazla olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

  2. Davalı vekili, tavzihin usulsüz olduğunu, tavzihle belirlenen vekalet ücretine itiraz ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

  2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile saklı pay ihlali bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddinin yerinde olduğunu, ancak harçlandırılan dava değeri (10.000,00TL) üzerinden davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması ile 14.07.2021 tarihli tavzih kararıyla davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin düzeltilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 ve 306 ncı maddelerine aykırı olduğu gerekçeleriyle hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesindeki gerekçelerle temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

  2. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesindeki gerekçelerle temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı maddesi şöyledir:

"Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.

Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır."

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 565 inci maddesi şöyledir:

"a. Tenkise tâbi kazandırmalar

Madde 565 Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir:

  1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,

  2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,

  3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,

  4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar."

  5. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2020/3461 Esas, 2021/853 Karar ve 17/02/2021 tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir:

"... Sözü edilen bu somut olgular yukarıdaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde bütün mirasçılarına devirler yapan mirasbırakanın, mirastan mal kaçırma amacıyla değil, paylaştırma iradesiyle hareket ettiği sonucuna varılmaktadır. ..."

  1. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/10045 Esas, 2021/1869 Karar ve 24/02/2021 Tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...

Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır.

..."

  1. Yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 326/1 2 maddesine göre de “Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmüne yer verilmiştir.

  2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2022/1970 Esas, 2022/5212 Karar ve 28/06/2022 tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...

Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre de, taşınmazın keşif sonucu belirlenen değeri üzerinden eksik harç tamamlanmamış ise, vekalet ücreti dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden takdir edilir.

..."

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Açıklanan nedenlerle temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince ve davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim