Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/188

Karar No

2023/1916

Karar Tarihi

3 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrismil davasında davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ..., kayden maliki olduğu 174 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 23 numaralı bağımsız bölümün boşandığı eşi olan davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve boşanma davasının kesinleştiği 15.02.2011 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davacının dava konusu yapılan evde oturmasına açık muvafakati olduğunu, taşınmazda yatalak babasına baktığını, öte yandan taşınmazda müşterek çocukları ...'ın oturduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: **

Mahkemenin 25.02.2014 tarihli ve 2012/618 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararıyla; davalının haklı bir neden olmaksızın taşınmazda oturmaya devam ettiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne; davalının kızı ile birlikte evde ikamet etmesi, tarafların daha öncelerinde evli olmaları, ecrimisilin kötü niyetli işgalciden talep edilebileceği gerekçesiyle ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2014 tarihli ve 2012/618 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.10.2015 tarih ve 2014/10231 Esas, 2015/11348 Karar sayılı ilamında; eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, 31.05.2017 tarih ve 2015/479 Esas, 2017/208 Karar sayılı kararında; yargılama sırasında toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre davalının boşanma davası sonuçlandıktan sonra 2011 yılının sonbahar aylarında taşınmazdan ayrıldığı, kullanımına son verdiği, taşınmazda tarafların müşterek çocukları ...'ın oturduğu, davalının kızının yanına gidip gelmesinin kızının yanında bir süre kalmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu kullanımın haksız işgal sayılamayacağı, dolayısıyla davalının davacının rızasını geri aldığı 06.04.2012 tarihli (tebliğ tarihi 11.07.2012) ihtarnamesinden önce taşınmazı tahliye ettiği, yerleşim yeri adresinin tek başına davalının taşınmazı kullandığının göstergesi olmayacağı, bu sebeple meni müdahale davasının ve ecrimisil davasının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin, 31.05.2017 tarih ve 2015/479 Esas, 2017/208 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 08.12.2021 tarih ve 2021/15625 Esas, 2021/12143 Karar sayılı ilamı ile; davalının eldeki dava tarihinden sonra taşınmazı tahliye ettiği, davacının 06.04.2012 tarihli ihtarname ile davalının taşınmazda oturması yönündeki onayını geri aldığı ve bu ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 11.07.2012 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde davalının kullanımının kötüniyetli olduğu kabul edilerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tanık beyanlarına üstünlük tanınarak hüküm kurulmasının doğru görülmediği belirtilerek karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının elatmanın önlenmesi talepleri yönünden; davalının dava konusu taşınmazı kullanımının haksız olduğu, ancak dava tarihinden itibaren taşınmazı tahliye ettiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği ancak davacının davasında haklı olması ve davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi sebebiyle davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, harcın ise maktu alınması gerektiği, ecrimisil talepleri yönünden ise; tarafların daha önceden evli olup aile mahkemesi kararıyla boşandığı, davacının bu nedenle boşanma tarihinden itibaren ecrimisil talep ettiği ancak toplanan delillere göre davalının kızıyla oturduğu ve davacının bu kullanıma rıza gösterdiği, ancak gönderilen ihtarname ile rızasını geri aldığı, ihtarnamenin ise 11.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davacı lehine 11.07.2012 tarihi ile dava tarihi olan 04.09.2012 tarihleri arasında hesaplanacak ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

  1. Bozma ilamları arasında çelişki olduğu,

  2. Tarafların müşterek çocuklarının dava konusu evde yaşadığı konusunda herhangi bir ihtilaf olmamasına karşın mahkemece bu hususun değerlendirilmediği,

  3. Davacıya takdir edilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını,

  4. Davalının kazanılmış haklarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli davada, kısmen kabule ilişkin verilen kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

  3. Mahkeme kararlarında nelerin yer alacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.

  4. Değerlendirme

  5. Somut olayda; mahkemece, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 1.140,00 TL ecrimisil tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde verilen karar duruşmada hazır olan taraf vekillerine tefhim edilmiştir. Gerekçeli karar ile kurulan ayrıntılı hüküm de, tefhim edilen kısa karara uygun şekilde oluşturulmuştur. Ne var ki, hükmün gerekçesinde ecrimisil miktarının hesabında maddi hata yapıldığı, gerçekte 1.440,00 TL ecrimisil tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu hatanın gerekçeye eklenen tashih şerhi başlığı altında düzeltilmesine karar verildiği belirtilmiştir. Bu haliyle, kurulan hüküm ile gerekçedeki açıklama ve tashih şerhi ile oluşturulmaya çalışılan hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmuştur.

  6. Hükümle, gerekçe arasındaki çelişki, mahkemelere ve yargıya olan güveni sarsacağı gibi infazda duraksamaya yol açacağı da açıktır. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karar olup, gerekçeli karar ve gerekçe de buna uygun olmalıdır. Aksi durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2 nci maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamavı.bozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim