Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8367

Karar No

2023/1885

Karar Tarihi

3 Nisan 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tapu iptali ve tescil yönünden reddine, ikinci kademedeki tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davacının tapu iptali ve tecil ve ikinci kademede tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, 1987 yılında mülkiyeti Hazineye ait olan zilyedi ...olan Torbalı ilçesi, .... Mahallesi, 218 ada 3 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğini ...'dan satın aldığını, bedelini ödeyen müvekkiline arsanın teslim edildiğini, müvekkilinin arsa üzerine ev yapmaya karar verdiğini, bu iş için önce ... ile anlaştığını ve kaba inşaatı ona yaptırdığını, elektrik işlerinin ..., marangoz işlerinin ... tarafından yapıldığını, ...'ın aynı zamanda sözleşmeyi tanık olarak da imzaladığını ve taşınmazın satışına aracılık ettiğini, inşaatın tamamlanmasından sonra müvekkilinin bir kısım eşyalarını getirerek burada ara ara kaldığını, evin elektrik, su, telefon aboneliklerini üzerine aldığını, bu sırada müvekkilinin annesinin kiracısı olduğu evin kira bedelini ödeyemedikleri için tahliyelerine karar verildiğinden sokağa atılacakları korkusuyla müvekkilinin onları önce kısa bir süre için kendi evine getirdiğini, davalı kardeşinin de o zamanlar 17 18 yaşlarında olduğunu ve annesiyle birlikte onun da müvekkilinin evine geldiğini ancak davalının evin müvekkiline ait olduğunu bilmesine rağmen taşınmazın tespitini kendi adına yaptırdığını, 2981 sayılı Yasa uyarınca Ayrancılar Belediyesince uygulanan ıslah imar planı sonucunda taşınmazın Ayrancılar Belediyesine devredildiğini, Ayrancılar Belediyesi tarafından da davalının hak sahibi göründüğünü, 400/520 payın bu nedenle davalıya devredildiğini ancak davalının hak sahipliğinin geçerli bir hukuki tasarrufa dayanmadığından iptali gerektiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, tapu iptal ve tescil talepleri kabul edilmediği taktirde taşınmaz üzerindeki evin dava tarihi itibariyle belirlenecek bedelinin, fazlaya ilişkin alacakları ile ilgili dava açma hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin (ıslah ile 37.312,00 TL'nin) yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ağabeyi olduğunu ve dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, mülkiyeti Hazineye ait olan Ayrancılar 218 ada 3 parsel numaralı taşınmazın zilyetliğini ...'dan 22.05.1987 tarihinde satış sözleşmesi ile satın aldığını, 27 senedir de fiilen kendisinin zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın Hazine tarafından 2981 sayılı Yasa uyarınca Belediyeye devredildiğini, belediyeden de zilyetliği kendisine ait olan taşınmazda hak sahibi olması sebebiyle gerekli bedeli ödeyerek mülkiyetini üzerine tescil ettirdiğini, bugüne kadar vergileri ve Milli Emlaka ecrimisil bedelinin düzenli olarak müvekkilince ödendiğini, annesinin de vefat edinceye kadar yanında kaldığını, arsayı ...'dan devraldıktan sonra davacının iddialarının aksine içerisine iki katlı evi kendisinin yaptırdığını, başka bir işte çalışması sebebiyle inşaatla ilgilenemediği için bir büyük olarak inşaat ustalarını bulmasını davacı ağabeyinden rica ettiğini, ağabeyinin ustaları temin ettiğini, ustaların parasını ağabeyine verdiğini, onun da ustalara verdiğini, davacının iddialarının aksine evi kendisinin yaptırdığını, elektrik ve su aboneliklerinin kendi üzerine kayıtlı olduğunu, sadece telefon kaydının davacı üzerine olduğunu, onu da annesi ile rahatça görüşebilmek saikiyle yaptırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda yapılan imar uygulamasının, 2981 sayılı Yasa'nın 10/c maddesine dayandığı, imar parsellerinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmediği sürece tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği (bu yönde Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarihli 2016/14293 Esas ve 2017/7738 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından davacının tapu iptal ve tescil talebin reddine, davacının taşınmaz üzerindeki evin kendisi tarafından yapıldığını iddia ettiği, davacı tanıklarının da davacının iddiasını doğrular şekilde beyanda bulunduğu dolayısıyla dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katının davacı tarafından yapıldığı anlaşıldığından zemin kat bedeli olarak tespit edilen 37.312,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, müvekkilinin 1987 yılında mülkiyeti hazineye ait olup, zilyedi .... olan İzmir ili, Torbalı ilçesi, Ayrancılar Mahallesi 218 ada 3 parsel sayılı ve 520 m² olan taşınmazın tamamını zilyedinden haricen satın aldığını, taraflar arasında zilyetliğin devri yönünde sözleşme yapıldığını, müvekkilinin bedelini ödediğini ve taşınmazı teslim aldığını, mahkemenin kabulünde de olduğu üzere üzerindeki evin müvekkili tarafından yaptırıldığını ancak müvekkilinin zor durumda bulunan annesi ile o tarihlerde 17 18 yaşlarında olan kardeşinin evde oturmalarına izin verdiğini ve annesi ölünceye kadar oturmaya devam ettiklerini, 3 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki ev müvekkiline ait olduğu halde davalının kendi adına tespit yaptırdığını ve 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan ıslah imar planı sonucunda bu parselin maliye hazinesi tarafından önce Ayrancılar Belediyesine devredildiğini, Ayrancılar Belediyesi tarafından da davalı adına hak sahipliği gördüğü için 400/520 payın davalıya devredildiğini öğrendiğini, asıl hak sahibinin davacı olduğunu, davalının hak sahipliği geçerli ve hukuki tasarrufa dayanmadığından yasa gereği tapu kaydının iptalinin gerektiğini, bu nedenle tapu iptal ve tescil talepleri yönünden davanın reddi yönünde verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

  2. Davalı vekili; yerel mahkemece tapu iptal ve tescil talebinin reddi yönünde verilmiş olan karara bir itirazlarının bulunmadığını, mahkemece binanın davacı tarafından yapıldığının kabulünün yerinde olmadığını, binanın davacı tarafından yapıldığı kabul edilse bile davacının Hazine'ye ait bir taşınmaza bilerek bina yapmasında kötüniyetli olduğunu ve TMK'nın 723/son maddesi gereğince yapıların imalinde kullanılan malzemenin en az değerinin tespitinin yasa gereği olduğunu, bu nedenle bilirkişilerce taşınmazda yer alan binanın zemin katının değerine ilişkin belirlenen miktarın yerinde olmadığını, bu yönde rapora yapmış oldukları itirazın mahkemece reddedilmesinin de doğru olmadığını, davalının dosyada mevcut 13.10.2016 tarihli uzman raporu ile de doğruluğu ispat edilen 22.05.1987 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile bu tarihten itibaren zilyet olduğu Hazineye ait taşınmazı 2981 sayılı Yasa uyarınca belediyeye devrinden sonra hak sahibi sıfatıyla 400/520 payın bedelini ödeyerek 1994 yılında tapuda malik olduğunu, davalının 1986 yılından beri sigortalı olup, çalışmakta ve kazanç sahibi olduğundan taşınmaz içerisindeki binayı da davalının yaptığını, mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak binanın birinci katının davacı tarafından yapıldığının kabul edilmesinin yerinde olmadığını, ayrıca tapu iptal ve tescil davasında harcın dava edilen taşınmazın tamamının değerinin üzerinden alınması gerekirken taşınmaz üzerinde iki katlı bina bulunmasına rağmen sadece taşınmazın zemin değeri ve zemin üstü birinci kat değeri üzerinden alınması ile noksan harcın ikmal edilmesinin de usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davacı tanıkları, dava konusu taşınmazın davacı tarafından satın alındığını beyan etmiş iseler de; davacının zilyetliğin devrine ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme sunmadığı, davacının şahsi hakka dayandığı, davalı tarafından ibraz edilmiş olan 22.05.1987 tarihli sözleşmede dava dışı ...'dan zilyetliği devralan kişinin davalı olduğu, ayrıca 2981 sayılı Yasa kapsamında yapılan imar uygulaması sonucu taşınmazın bedelinin davalı tarafından belediyeye ödenmesi üzerine 02.03.1994 tarihinde tapuda adına tescil edildiği, bu durumda davalının dava konusu taşınmaza ilişkin mülkiyet hakkına dayandığı anlaşıldığından yerel mahkemece davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddi yönünde verilmiş olan kararın yerinde olduğu, davacı her ne kadar dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katının kendisi tarafından yapıldığını iddia etmiş ve davacı tanıkları binanın zemin katının davacı tarafından yapıldığı yönünde beyanda bulunmuş iseler de; davalı tanıkları da aksi beyanda bulunarak dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davalı tarafından yapıldığını belirtmiş olduklarından davacının binanın birinci katının kendisi tarafından yapıldığına ilişkin iddiasını somut delil ile ispatlayamadığı, yemin deliline de dayanmamış olduğundan davacının tazminat talebine ilişkin talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle, davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b 1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353/1 b 2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını, hukuki ilişkinin tanıkla ispatlanabileceğini, tanık beyanlarının da iddialarını doğruladıklarını, kaldı ki zilyetlik devir sözleşmesi imzalandığı tarihte davalının 17 18 yaş aralığında bulunduğunu ve bir mesleği de olmadığını dolayısıyla taşınmazı satın alacak maddi imkanı bulunmadığını, dosyada mevcut sözleşmeyi tanık olarak imzalayanların beyanları, inşaatı yapan tanıkların beyanları, hepsi birlikte değerlendirildiğinde davaya konu arsanın müvekkili tarafından ...’dan satın alındığını ve üzerindeki zemin katın yaptırıldığının kanıtlandığını, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, raporda inceleme konusu satış sözleşmesinde davalının adı altında bulunan imzada farklı cins mürekkepli kalem kullanıldığının belirtildiğini, Bu tespitin davalı tarafından sözleşmeye daha sonra imza atıldığının kanıtı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının da yasa ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddine yönelik istinaf mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  3. 4721 sayılı Medeni Kanun, ayni hakkın kazanılmasında tescilin haklı ve hukuki bir sebebe dayanmasını zorunlu tutmuş, geçersiz bir işleme dayanılarak yapılan tescili yolsuz tescil olarak nitelendirip 1025 inci maddesi ile de yolsuz tescil sonucu ayni hakkı zarara uğrayan kimseye tapu iptal ve tescil davası açma hakkı tanımıştır. Eldeki davada ise; davacı ayni hakka değil zilyetlik devir sözleşmesi gereği şahsi hakka dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.

  4. 6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."

  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."

  6. Değerlendirme

  7. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  8. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının dayandığı 22.05.1987 tarihli zilyetlik devir sözleşmesinde zilyetliğin davalıya devredilmiş olması, sözleşmede imza ve isim değiştirildiği iddiasının mahkemece araştırıldığı ve alınan kriminal rapora göre de; söz konusu sözleşmede herhangi bir deformasyon, fiziksel ve kimyasal silme bulgusuna rastlanılmadığının tespit edilmiş olması, taşınmaz üzerindeki evin davalıya ait olduğuna ilişkin tapunun beyanlar hanesinde yer alan şerh ve davalı tanığnın beyanları, davacı tanıklarının sadece evin inşaatı sırasında davacıdan işçilik ücretlerini aldıklarını, evin ve taşınmazın kime ait olduğunu bilmediklerini beyan etmeleri karşısında davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İlk Derece Mahkemesince davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesinde ve yine bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak ilk derece mahkemesince davacının tazminat talebinin kabulüne, toplamda 37.312,00 TL'nin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün tazminata ilişkin kısmının davalı vekilinin istinaf etmesi üzerine istinaf incelemesini yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 22.10.2021 tarih 2020/550 Esas, 2021/1332 Karar sayılı Kararı ile davalının istinaf başvurusunun kabulüne, davacının, evin bedeline ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir. İstinaf Mahkemesi bu kararının gerekçesini "(...) Davacı her ne kadar dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katının kendisi tarafından yapıldığını iddia etmiş ve davacı tanıkları binanın zemin katının davacı tarafından yapıldığı yönünde beyanda bulunmuş iseler de; davalı tanıkları da aksi beyanda bulunarak dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davalı tarafından yapıldığını bildirmişlerdir. Davacının binanın birinci katının kendisi tarafından yapıldığına dair somut delil ibraz edememiş olup, yemin deliline de dayanmamış olduğundan davasını ispatlayamamıştır. Davacının bu talebine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması yerinde olmamıştır..." şeklinde açıklamıştır. ...'ın bu yönde beyanı bulunmakta ise de, davalı cevap dilekçesinde bizzat; "Usta paralarını ağabeyime ben veriyordum. O da ustalara veriyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalının bu savunması, davacı tanıkları ..., , ..., ... ve ...'in beyanları ile örtüşmektedir. Bu tanıklardan ..., davacı ile marangoz atölyesinde ortak olarak çalışmış, binanın kapı ve pencerelerini yapan, binada yapılan diğer işlerin de kim tarafından yapıldığını yakinen bildiği anlaşılan kişidir. Davalı cevap dilekçesinde inşaat ustalarının parasını ustalara ağabeyinin verdiğini, ancak bu parayı kendisinin ağabeyine verdiğini iddia etmekle, ağabeyine para verdiğini ispat külfetini de üzerine almış, ancak bu savunmasını kanıtlayacak her hangi bir delil de mahkemeye sunmamıştır.

Kaldı ki; dosyadaki bilgilere göre davalı ... 01.10.1969 doğumludur. ..., inşaatın 1986 veya 987 yılında yapıldığını söylemişlerdir. Bu durumda davalı, inşaatın yapıldığı tarihlerde 17 18 yaşlarındadır. Tanık beyanlarına karşı davalı, bu tarihte hangi işte çalıştığı ve ne kadar geliri olduğuna ilişkin bir delil de sunmamıştır. Ancak tanık ...'ın beyanına göre davacı Almanya'da çalışmış birisidir. Dosyada yer alan tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından gösterilen tanıkların beyanlarına üstünlük tanınması gerekir.

Vakıaya ilişkin yeminli olarak dinlenen tanık beyanlarına göre dava konusu arsa üzerinde bulunan bina davacı tarafından yaptırılmış, tapu kaydının davalı adına olması nedeniyle davalı, davacıya karşı sebepsiz olarak zenginleşmiştir. Davalı cevap dilekçesinde açıkça zaman aşımı itirazında da bulunmamıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Bu gerekçeyle davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 22.10.2021 tarih 2020/550 Esas 2021/1332 Karar sayılı kararının davacı lehine bozulması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim