Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7357
2023/1800
28 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 429 ada 241 ve 242 parseller yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 879 ada 1 parsel üzerinde bulunan 28 No.lu bağımsız bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...’ın vefatı ile geride mirasçı olarak ilk eşinden olma çocuğu müvekkili, ikinci eşi davalı ... ve Sevinç’ten olma küçük çocuklarının kaldığını, mirasçıların bir araya gelerek....Noterliğinin 02.07.2010 tarihli ve 4611 yevmiye No.lu miras taksim sözleşmesini imzaladıklarını, anılan taksim sözleşmesine göre 241 ve 242 parsel sayılı taşınmazlar ile 879 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 28 No.lu bağımsız bölüm numaralı dükkan vasfındaki taşınmazın müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalılardan Sevinç’in 18.09.2012 tarihinde dava konusu taşınmazları diğer davalı ...'e sattığını ve tescilinin yapıldığını, satış yapan davalı ...’in annesi olmadığı halde müvekkiline ve kendi çocuklarına velayeten, kendisi yönünden ise asaleten resmi senetleri imzaladığını, müvekkili yönünden yapılan satış işleminin bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, davalı ...’in yakını olan davalı ...'in ise, kendi yakını olan diğer davalı ...'e dava konusu taşınmazlardan dükkan niteliğinde olanını muvazaalı olarak sattığını öne sürerek; dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taksim sözleşmesi gereğince müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ..., dava konusu bağımsız bölümü sicil kayıtlarına güvenerek satın aldığını, 4721 sayılı TMK'nın 1023 üncü maddesi gereğince iyiniyetinin korunması gerektiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
-
Davalı ..., diğer davalı ... ile bir akrabalığı olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2014 tarihli ve 2013/48 Esas, 2014/165 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanan 07.03.2014 tarihli anlaşma protokolü uyarınca davanın sulh nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 17.06.2020 tarihli ve 2017/16277 Esas, 2020/3610 Karar sayılı ilamında; “... mahkemece her ne kadar sulh nedeni ile davanın reddine karar verilmişi ise de, dava açıldıktan sonra davalı ... vekili tarafından sunulan 07.03.2014 tarihli anlaşma protokolünde davalılardan ...'nın imzasının olmadığı, kaldı ki davacı vekilinin 07.04.2014 tarihli celsede, 241 ve 242 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın konusuz kaldığını, 28 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz yönünden davaya devam edilmesini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, sulhun koşullarının oluşmadığı, mahkeme dışı sulhun Kanun'da belirtilen ve yukarıda açıklanan şekil şartlarına uygun olarak mahkeme içi sulhe dönüştürülmediği nazara alınarak 07.03.2014 tarihli "Anlaşma Protokolü" başlıklı belge ile 241 ve 242 parsel sayılı taşınmazların dava devam ederken davacı adına tescil edilmiş olması da değerlendirilmek sureti ile işin esası ile ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir... ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle), dava konusu 429 ada 241 ve 242 parsel sayılı taşınmazların yargılama aşamasında davacıya devredildiği, davalı ...’nın dava konusu dükkanı davacıya ait olduğunu bilerek, davacının zararına hareket ederek ve muvazaalı şekilde satın aldığı iddiasının ispat olunamadığını gerekçesiyle dava konusu 429 ada 241 ve 242 parseller yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 879 ada 1 parsel üzerinde bulunan 28 No.lu bağımsız bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Dava konusu taşınmazlara yönelik 18.09.2012 tarihinde yapılan satış işlemlerinin yolsuz olduğunu,
-
Davalılardan Sevinç’in velayet sahibi olmadığı davacı Görkem Can adına işlem yaptığını,
-
Tapuda işlem yapan memurlar hakkında ceza davasının açıldığı ve yargılama neticesinde cezalandırılmalarına karar verildiğini,
-
Tapuda usulsüz işlemin yapılmasının hemen akabinde diğer davalı ...'e satış yapıldığını ve ilgilinin her şeyden haberdar olduğunu,
-
Satış değerinin çok düşük gösterildiğini ve taşınmazın muvazaalı olarak satıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
TMK’nın 1023 üncü maddesinde; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur", 1024/1 inci maddesinde; “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.” 1024/2 nci maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” 1024/3 üncü maddesinde; “Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
- Değerlendirme
Temyizen incelenen KDZ. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:27