Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/35

Karar No

2023/1752

Karar Tarihi

27 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, Hazine adına kayıtlı 9993 ada 2 parsel sayılı 611 m²'lik taşınmazın 400 m²'si için davacı adına tapu tahsis belgesinin olduğunu, geriye kalan 211 m²'lik taşınmazın bedelinin tespit edilip kuruma ödenmesiyle taşınmazın tamamının davacı adına tescilini, mahkeme aksi kanaatte ise yapı ve arsa bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'lik tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: **

İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2012 tarih ve 2010/488 Esas, 2012/445 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tahsis edilen 400 m² miktarındaki kısmı haricinde kalan 211 m² yerin bedeli depo ettirilerek taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2012 tarih ve 2010/488 Esas, 2012/445 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarih ve 2012/14147 Esas, 2013/979 Karar sayılı ilâmında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar düzenlemesinin iptal edildiği, yeni imar uygulamasının tamamlanmasının beklenerek sonucuna göre dava konusu yerin kamu hizmetine ayrılmış yerlerden olup olmadığı, tahsise konu yerin imar planında konut alanında kalıp kalmadığı belirlenere tescil imkanı bulunduğu tespit edilirse imar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediği hususları araştırılmalı, kesilmemiş ise bilirkişiden bu konuda rapor alınarak tescil edilmesi gereken kısım tespit edilmeli ve bu kısmın tesciline karar verilmelisi gerekirken taşınmazın tamamının tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince, 26.02.2014 tarih ve 2013/399 Esas, 2014/89 Karar sayılı kararında davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tahsis edilen 400 m² miktarındaki kısmı haricinde kalan 211 m² yerin bedeli depo ettirilerek taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2014 tarih ve 2013/399 Esas, 2014/89 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/16345 Esas, 2015/578 Karar sayılı ilâmında; "...Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, ancak bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabul edilebilmesi için tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah imar planlarının yapılmış olması zorunludur. Dairemizin bozma kararından sonra mahkemece Seyhan İlçe Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 11.11.2013 tarihli cevapta davacıya tahsis olunan taşınmazın bulunduğu yerde yeni bir imar uygulaması yapılmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının yeni bir imar planı yapılması halinde tapu tahsis belgesine dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunabileceği gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince, 10.09.2015 tarih ve 2015/292 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararında davanın reddine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2015 tarih ve 2015/292 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.09.2016 tarih ve 2016/3395 Esas, 2016/7097 Karar sayılı ilâmında; "...Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yeni imar uygulamasının yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda yeni imar uygulamasının yapılıp yapılmadığının ilgili belediyeden sorulması, yapılmadığının bildirilmesi halinde davacı vekilinin ikinci kademedeki tazminat istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince, 09.06.2022 tarih ve 2018/71 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararında davanın kabulüne, Adana ili, Döşeme Mahallesi, 9993 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 611/2578 hissesinin iptal edilerek, 11479/257800 hissenin davalı ... uhdesinde bırakılarak, 28521/257800 hissesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

  1. Bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını,

  2. Dava konusu taşınmazın imar planıyla kamu alanına ayrılıp ayrılmadığı hususunun araştırılmadığını,

  3. Davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini,

  4. Aleyhe hükmedilen vekâletname ücretinin nispi değil maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır. Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

  3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarih ve 1996/14 763 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;

a. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

b. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah imar planlarının yapılmış olması,

c. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

d. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

e. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

f. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.

  1. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tâbi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa'nın 18/b c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir,

  2. Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa'nın 10/C 2 nci maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.

  3. Değerlendirme

  4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  5. Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, Mahkemece dava kabul edilmiştir. Her ne kadar hükümde davalı Hazineye ait 611/2578 hisseden tahsise konu 400 m² yerin DOP kesintisi sonucu elde edilen 285,21 m² yere karşılık olan 28521/257800 hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; davalı Hazine uhdesinde kalacak olan hissenin 32579/257800 olması gerekirken, hükümde 11479/257800 olarak belirtilmesi isabetli olmamıştır.

  6. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

  1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Davalı tarafın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “11479/257800” ibaresinin çıkartılarak yerine “32579/257800” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapdüzeltilerektemyizyargılamavı.onanmasınareddinesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim