Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/150

Karar No

2023/1682

Karar Tarihi

23 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'un 05.12.2010'da vefat ettiğini, murisin, .... Noterliği'nin 08.08.1996 tarih ve 6196 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile 2556 parsel ve 83 ada 98 parsel sayılı kayıtlı gayrimenkullerini oğlu ...'a vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.04.2011 tarih ve 2011/3 Esas, 2011/601 Karar sayılı ilâmıyla açılıp okunduğunu, murisin vefatından evvel, vasiyetname konusu olan 2556 parselde kayıtlı taşınmazı kendisine sattığını ve tapuda devrettiğini, vasiyetname konusu diğer taşınmazın ise tüm mirasçılar adına hisseli olarak kayıtlı olduğunu, murisçe yapılan muayyen mal vasiyetinde kendisine vasiyet edilen taşınmazların mülkiyetinin adına tescili için vasiyetnamenin tenfizi davası açılması zaruretinin hasıl olduğunu belirterek dava konusu vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyetname konusu taşınmazların adına tescilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 2556 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden talebini atiye bırakmıştır.

II. CEVAP

  1. Davalı ... Sirek ve Gülay Sarıgöl, murisin vasiyetname tanziminden sonra vasiyetname konusu gayrimenkullerden 2556 parsel sayılı taşınmazı 1998 yılında davacıya tapuda satış işlemi ile devrettiğini, böylece murisin ölüme bağlı tasarruf iradesinden vazgeçmiş sayılacağını ve vasiyetnamenin hükümsüz kaldığını, geçersiz vasiyetnameye dayanılarak tenfiz ve tescil talebinde bulunulmayacağını ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir.

  2. Davalılar ... ve ..., dava konusu taşınmazların davacının hakkı olduğunu ve davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2015 tarih ve 2013/8 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kabulü ile 115 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan hisselerin tamamı davacı adına vasiyet edildiğinden vasiyetnamenin tenfizi ile davalıların hisselerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 2556 Parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davacı vekilinin 18.12.2014 havale tarihli dilekçesi ile bu taşınmaza yönelik davasını atiye bıraktığını beyan ettiği anlaşılmakla 2556 Parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Yargıtay Bozma Kararı

  1. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmişlerdir.

  2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.12.2017 tarih ve 2016/11197 Esas, 2017/17772 Karar sayılı ilâmında; "... vasiyetnameye ve davaya konu taşınmazlardan 31 pafta 2556 parselde kayıtlı taşınmazın murisin vefatından evvel satış yoluyla davacıya devredildiği, diğer 83 ada 98 parselde kayıtlı taşınmazın ise 21/01/2011 tarihinde davacının talebi üzerine, yasal mirasçılık belgesi esas alınarak, davacı da dahil olmak üzere murisin yasal mirasçıları adına intikalinin yapıldığı, buna göre iş bu vasiyetnamenin tenfizi davasının açıldığı tarih itibariyle dava konusu taşınmazın muris adına kayıtlı olmadığı ve gerçekleşen bu hukuki durum karşısında artık vasiyetnamenin ifasını talep etmenin mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, davacının dava ve vasiyetname konusu 83 ada 98 parsel sayılı taşınmazın, dava tarihinden önce tapuda intikal gördüğü gözetilerek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş.." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mirasa konu taşınmazların tapuda intikalinin vasiyetnamenin okunması davasının karar tarihinden önce yapıldığını, davacının intikali gerçekleştirirken vasiyetnameden haberdar olmadığını, davacının vasiyetname açıldıktan ve kendi lehine yapılan vasiyetten haberdar olduktan sonra tapuda intikal işlemini yapsaydı bozma ilâmındaki gerekçenin doğru olacağını, beş davalıdan üçünün davayı kabul ettiğini belirterek açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:

Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesi gereğince vasiyetnamenin tenfizi isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesinde; “ Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir" şeklinde düzenleme yer almaktadır.

  3. Değerlendirme

  4. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  5. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim