Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5929

Karar No

2023/1666

Karar Tarihi

21 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli bir kısım davalılar vekili tarafından duruşmasız istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen olmadı. Davacılar vekili Av. ...'un verdiği mazeret dilekçesinin reddine karar verildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazları davalıların murisinden 1972’de satın aldığını belirterek, davalıların payının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın bugünkü emlak değeri ile taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Cahide 04.02.2008 tarihli kimlik fotokopisi ekli ve parmak izi bulunan dilekçesiyle, davalılar Emin, Ülker, Osman 15.05.2007 tarihli celsede imzalı beyanlarıyla davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır.

  2. Davalılar vekili, harici satışın geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, zamanaşımı itirazında bulunuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2013 tarihli ve 2007/117 Esas, 2013/530 Karar sayılı kararı ile davalı Cahide yönünden karar verilmesine yer olmadığına, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ikinci kademedeki tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 10.06.2014 tarih ve 2014/3030 Esas, 2014/7747 Karar sayılı ilamında; davanın hukuki sebebinin TMK’nın 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu ve yazılı şekilde karar verilmesini doğru görmemiş, bu nedenle hükmü bozmuştur.

  3. İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/271 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararı ile davalı Cahide yönünden karar verilmesine yer olmadığına, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ikinci kademedeki tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

  5. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 21.11.2017 tarih ve 2016/12329 Esas, 2017/15538 Karar sayılı ilamında yazılan; “Dava konusu taşınmazlar haricen satışa konu edildiği 9.5.1972 tarihinde tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Ancak, davalı Cahide 4.2.2008 tarihli kimlik fotokopisi ekli ve parmak izi bulunan dilekçesi ile davalılar Emin, Ülker, Osman ise 15.5.2007 tarihi yargılama oturumundaki imzalı beyanlarında davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır. Mahkemece, davacının tapu iptali ve tescil istemi yönünden az yukarıda zikredilen davalıların kabul beyanları göz önünde bulundurulmaksızın bu davalılar yönünden de tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, dava konusu 239 ada 6 (479/21870 hisse) ve 300 ada 1 parsel (873/41790 hisse) sayılı taşınmazlarda hisse sahibi bulunan ve davayı kabul eden davalı ...’in hisselerinin yargılama devam ederken 14.9.2011 tarihinde dava dışı Evren’e satış yolu ile devredildiği görüldüğünden, 6100 sayılı i 125. maddesinin öngördüğü usuli işlemlerin uygulanmasının gerektiği tartışmasızdır. Davacı tarafın tazminat isteğine gelince; Mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacının tapu iptali ve tescil istemi yönünden davayı kabul eden davalıların kabul beyanlarının değerlendirilmesi, yargılama sırasında payını 3. kişiye devreden davalı bakımından davacıya seçimlik hakkının hatırlatılması, bu hususta karar verildikten sonra dava konusu taşınmazlarda pay sahibi olan diğer davalılar bakımından tazminat miktarının belirlenerek davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçeyle hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

  1. İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “Davacıya HMK'nın 125. maddesinde sayılan seçimlik hakları hatırlatıldığı, davacının davaya devreden Emin hakkında tazminat davası olarak devam edilmesini talep ettiği; yargılamanın devamı sırasında davalı ...’in davaya konu taşınmazlarda bulunan hisselerini, davacılardan Hülya’ya satış yolu ile devrettiği, davacıların davalı ...’den herhangi bir taleplerinin olmadığı, davacılar vekilinin 29.06.2022 tarihli duruşmada bu beyanını tekrar ederek davalı ...’den yargılama gideri talepleri de bulunmadığını beyan ettiği;

  2. Tapu iptali ve tescili yönünden yapılan incelemede, davalı Cahide Avcı'nın 04.02.2008 tarihli kimlik fotokopisi ekli ve parmak izi bulunan dilekçesi ile davalılar ..., ..., ... ise 15.05.2007 tarihi yargılama oturumundaki imzalı beyanlarında davayı kabul ettiklerini açıkladıkları; davalı ... ve Emin’in uyuşmazlığı sona erdirecek şekilde kabul beyanında bulunmuş olması karşısında bu davalıya karşı açılmış olan tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davaya konu taşınmazlarda davalı ... ve Emin adına kayıtlı bulunan taşınmaz hisselerinin iptali ile davacılar adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline karar verildiği; (Emin hakkında yargılamanın devamı sırasında üçüncü şahsa sattığı taşınmaz hisseleri yönünde açılan davanın tazminat davasına dönüştürülmüş olması nedeni ile bu hisseler yönünden ayrıca tazminat hükmü kurulmuştur.) davalı Cahide ve Ülker yönünden davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; diğer davalılar yönünden tapu iptali ve tescili talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği; TMK 723. maddesi uyarınca başkasının arazisine kendi malzemesi ile bina yapan malzeme sahibinin tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacıların murisi ...'ın iyiniyetli olduğu, yapıların sökülüp götürülmesi mümkün olmadığından bilirkişilerden yapı bedelleri konusunda uygun bir tazminat hesabı yaptırıldığı, 239 ada 2 No.lu parselde bulunan yapıların dava tarihi itibariyle muhik değerinin 8.210,00 TL ve 16.185,00 TL, 300 ada 1 nolu parselde bulunan davacıları ait yapının muhik değerinin ise 20.612,00 TL olduğu; davacıların alacak ve tazminat talebi yönünden; 27.426,26 TL satış bedelin güncellenmiş değeri, 45.007,00 TL yapı bedelleri ve 5.148,82 Tl ağaç bedelleri olmak üzere toplam 77.582,08 TL tazminata hak sahibi bulunduğu, davalılar Cahide Avcı, ..., ... ve ...'nun miras hisseleri mahsup edilerek bakiye 58.317,79 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan tahsiline karar verildiği bertilerek” davacıların birincil talebi olan tapu iptali ve tescil talebinin kısmen kabulüne, davalı ... payının iptaliyle davacılar adına tesciline, davalı ...’in üzerinde kalan payların iptali ile davacılar adına tesciline, davalı ... tarafından yargılama sürecinde dava dışı üçüncü kişiye satılmış olan taşınmazlar yönünden alacak talebinin kabul nedeni ile kabulü ile 239 ada 6 için 1.216,80 TL'nin, 300 ada 1 parsel için 3.836,10 TL'nin davalı ...’den tahsiline, davalı ... ve Cahide hakkında açılmış olan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılmış olan tapu iptali tescil davasının reddine, davacıların ikincil talebi olan alacak talebinin kısmen kabulüne, 58.317,79 TL'nin diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ve duruşmalı olarak davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat talebi yönünden faize hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirtmiştir.

  2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde yalnız tapu iptali ve tescili olmazsa muhdesat bedelini talep ettiğini, ayrıca davacılar vekilinin ıslah dilekçesi sunduktan sonra, davacıların vekillerini azlederek ıslah dilekçesinden vazgeçtiklerini bildirmesinin ıslahtan feragat niteliğinde olduğunu, davanın 15.000,00 TL üzerinden açılması nedeniyle talepten fazlaya karar verilmesinin doğru olmadığını, harici satış sözleşmesinin zemine uygulanmadığını, harici satış sözleşmesindeki taşınmaz ile dava konusu yerlerin aynı yer olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, tapu iptali ve tescili talebi kabul edilen davalılar yönünden hisselerine oranla tazminat miktarından indirim yapılmadığından davacıların mükerrer zenginleştiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, harici satışa dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz ve muhdesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.

  3. Kural olarak, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre; “…Harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Buna göre, davacı tarafından bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması gerekir.”

  4. Değerlendirme

  5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ve dava dilekçesinde taşınmazın güncel değerinin ve üzerindeki muhdesat bedelinin tazmini talep edilmekle, tapu iptali ve tescili talebi kabul edilmediğine göre çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince satış bedelinin güncelleştirilerek verilmesinde sakınca bulunmadığı anlaşılmakla bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  6. Davacılar vekilinin faize ilişkin itirazına gelince; 24.11.2011 tarihli ıslah dilekçesinde hükmedilecek tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili talep edildiğinden faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

  7. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 nci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Yukarıda V C 3.1 paragrafında açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Yukarıda V C 3.2 paragrafında açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüne, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin 6 numaralı bendinde yer alan “58.317,79 TL’nin” ibaresinden sonra gelmek üzere “dava tarihinden itibaren yasal faiziyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Taraflarca HUMK'nın 440/I inci maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapdüzeltilerekyargılamatemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınareddinederecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:50

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim