Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7584
2023/1661
21 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı, bir kısım davalı vekili tarafından duruşmasız incelenmesi istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı adına vekili Av. ... ile karşı taraftan davalılardan ... adına vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 938 ada 48 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından dava dışı ... Ltd. Şti. aleyhine aldatma ve yanılma hukuksal nedenlerine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda müvekkili adına tesciline karar verildiğini, dava dışı şirketten alacaklı olan davalıların şirketin şekli maliki olduğu dava konusu taşınmazda lehlerine haciz şerhi tesis ettirdiklerini, taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulduktan ve mahkeme kararı kesinleştikten sonra da davalılar lehine haciz şerhleri konulduğunu belirterek, dava konusu taşınmazda davalılar lehine tesis edilen haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydına müvekkili lehine haciz şerhi konulduğu tarihte tapu kaydında herhangi bir şerh yer almadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, dava dışı şirketin icra takibinden kurtulmak amacıyla taşınmazı devrettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydına müvekkili lehine haciz şerhi konulduğu tarihte tapu kaydında sadece kesinleşmemiş mahkeme kararı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve borçlu tarafından müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davası sonucunda takibin 26.400,00 TL üzerinden devamına karar verildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın tapu kaydına müvekkili lehine konulan haciz şerhinin kaldırıldığını beyan ederek müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
-
Davalılar ..., Zeliha Kayaoğlu, ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın tapu kaydına müvekkilleri lehine konulan haciz şerhinin kaldırıldığını, davanın konusuz kaldığını beyan ederek müvekkillleri aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkaniyet gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., Zeliha Kayaoğlu vekili, davalı ... Orman Ürünleri San. Tic.A.Ş. vekili, davalı ... Kredi A.Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
-
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ek kararı ile kesin süre içerisinde nispi istinaf karar harcının tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinde bulunmamış sayılmasına karar verilmiştir.
B.İstinaf Sebepleri
Davalılar ..., ..., Zeliha Kayaoğlu vekili, davalı ... Orman Ürünleri San. Tic. A.Ş. vekili, davalı ... Kredi A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf dilekçelerinde davanın esasına ve yargılama giderlerine ilişkin olarak verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtiyati tedbir şerhinden sonra konulan şerhlerin terkin edilmesi gerektiği, her davalının yargılama giderlerinden haciz şerhine konu alacak miktarınca sorumlu olması gerektiği, Ödemiş İcra Müdürlüğünce haciz kalkmış ise de haklılık durumuna göre davalıların yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin kabulü, diğerlerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulüne taşınmazın tapu kaydında davalı ... dışındaki davalılar lehine tesis edilen hacizlerin kaldırılmasına, davalı ... lehine konulan haciz şerhinin terkinine, Ödemiş 1. İcra Müdürlüğünün 10.05.2015 tarih 2014/3087 Esas sayılı haciz yazıları ile konulan haciz şerhi yargılama sırasında kaldırıldığından bu talep ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve harcın kararı istinaf eden davalılardan haciz miktarları oranında (davalı ... dışındaki) bakiyesinin diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı (temlik alan) Dünya Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kaydına davalı Saadettin Uğur lehine konulan haciz şerhinin de terkinine karar verilmesi gerektiğini ve adı geçen davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kaydına müvekkili lehine konulan haciz şerhinin öninceleme duruşmasından önce terkin edildiğini, davanın konusuz kaldığını ve müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı (temlik alan) ... Yönetim A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini ve müvekkilinin iyi niyetli olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili lehine konulan haczin düştüğünü, önceki malik ile davacı arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının muvazaalı olduğunu, haciz şerhine konu alacak 46.378,96 TL olsa da itirazın iptali davası sonucunda 26.400,00TL olduğuna karar verildiğini, bu yönüyle hükmedilen yargılama giderlerinin hatalı olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri lehine konulan haciz şerhlerinin öninceleme duruşmasından önce terkin edildiğini, davacının müvekkilleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmesine rağmen müvekkilleri aleyhine yargılama giderine hükmedildiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun);
a) "Tasarruf yetkisinin kısıtlamasında" kenar başlıklı 1010 uncu maddesi şöyledir:
"Aşağıdaki sebeplere dayanan tasarruf yetkisi kısıtlamaları, tapu kütüğüne şerh verilebilir:
-
Çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları,
-
Haciz, iflâs kararı veya konkordato ile verilen süre,
-
Aile yurdu kurulması, artmirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler.
Tasarruf yetkisi kısıtlamaları, şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir."
b)"Yolsuz tescilde" kenar başlıklı 1025 inci maddesi ise şöyledir:
"Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.
İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır."
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı) "Taşınmazlar hakkında" kenar başlıklı 91 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"(Değişik: 9/11/1988 3494/10 md.) Taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı Medeni Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti, ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu siciline bildirilir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni adresinin tapuya bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur."
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun);
a)"Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26 ıncı maddesi şöyledir:
" Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır."
b) "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 inci maddesinin ikinci fıkrası ise şöyledir:
"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
"
-
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararında; “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli müktesep hak yahut usule ait müktesep hak denilmektedir. Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir."demektedir.
-
Değerlendirme
-
Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir. 2004 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi 4721 sayılı Kanun'un 1010 uncu maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylıda olsa hakimiyet hakkı kurmasını sağlamaz ise de, tasarruf yetkisinin dar manada kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.
-
4721 sayılı Kanun'un 1010. maddesi uyarınca haciz şerhi tapuya yazıldıktan sonra lehtarının talebi ile terkin edilebilir. Borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi veya sona ermesi halinde ya da haciz şerhinin usulsüz kaydı hallerinde ilgilisinin terkine olur vermemesi durumunda taşınmaz maliki, şerhin terkinini 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine dayanarak dava edebilir.
-
Anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek somut olaya gelince; dava konusu 938 ada 48 parsel sayılı taşınmaz dava dışı Emsal İnşaat adına kayıtlı iken davacı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında davanın kabulüne karar verilmiş, karar 21.12.2015 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz 23.03.2016 tarihinde davacı adına tescil edilmiştir. Taşınmazın tapu kaydına davalılar lehine haciz şerhleri 18.02.2014, 14.05.2014, 23.05.2014, 21.11.2014, 25.11.2014, 26.12.2014, 27.02.2015, 18.05.2015, 20.05.2015, 18.08.2015, 11.11.2015, 06.01.2016, 27.01.2016, 02.02.2016 tarihlerinde işlenmiştir. Ancak tapuda, görülmekte olan tapu iptali tescil davası nedeniyle 25.09.2014 tarihli ihtiyati tedbir şerhi de bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın kaydında bulunan ihtiyati tedbir şerhinden sonra konulan haciz şerhlerinin terkinine; davalı ... lehine ihtiyati tedbir şerhinden önce konulan haciz şerhi yönünden ise davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiş, davacının ve hükmü temyiz eden davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Diğer taraftan; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
-
Tarafların yargılama giderleri ve harç yönünden temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, icra takibine konu alacak miktarı üzerinden vekalet ücreti ve harca hükmedilmiştir. Burada dava değerinin ne olduğu hususunun saptanması gerekir. Yukarıda da değinildiği gibi kesinleşmiş bir icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda talepte bulunan alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra müdürü tarafından hukuken el konulması olarak tanımlanan kesin hacizde haciz alacaklısı üzerine haciz koydurduğu hak ve alacaklar üzerinden alacağına ulaşmaya çalışır. Alacak hacizli malların satışı ile elde edilecektir. Hemen belirtmek gerekir ki üzerine haciz konulan taşınmaz ancak değeri kadar miktar ile borcu karşılayabilir. Bir diğer yönden değerlendirme yaptığımızda da şerhin terkinini isteyen kişi mülkiyetinde olan taşınmazın haciz alacağının karşılanması için taşınmazının satışını şerhin terkini ile engellemeye çalışmakta ve mülkiyet hakkını korumak istemektedir.
-
Kısaca söylemek gerekirse; tapu kaydındaki haciz şerhinin terkinine ilişkin davalarda, alacak tutarı ile haczedilen taşınmaz malın değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden nispi oranda harç alınması ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir.
-
Bölge Adliye Mahkemesince, harç ve yargılama giderleri yönünden bu yön gözardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
-
Diğer taraftan; davacı vekili 18.11.2016 tarihli beyan dilekçesiyle davalılar ..., ... ve ... yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği halde bu davalılar aleyhine 6100 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesine aykırı olarak yargılama giderlerine hükmedilmiştir.
-
Bunlarla birlikte; Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından her bir davalı yönünden hüküm altına alınan harç ve yargılama giderlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken hükmün 6, 7 ve 8 inci bentlerinde bakiye harç ve yargılama giderlerinin "diğer davalılardan" tahsiline karar verilmek suretiyle infaza tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Diğer temyiz itirazları yönünden ise; Ödemiş 1. İcra Müdürlüğünün 10.08.2015 tarih 2014/3087 Esas sayılı haciz yazısı ile taşınmazın tapu kaydına konulan haciz şerhinin lehtarları (alacaklıları) davalılar ..., ... ve ... olup, Bölge Adliye Mahkemesince bu davalılar yönünden hükümde, hem haciz şerhinin terkinine hem de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle çelişki oluşturulmuştur.
-
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, değinilen hususlar ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, 6100 sayılı Kanun'un 26 ıncı ve 297 inci maddelerine uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:50