Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7944

Karar No

2023/157

Karar Tarihi

12 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; tarafların paydaşı olduğu 1969 parsel sayılı taşınmaz üzerinde iki katlı ev ve ağaçların mülkiyetinin sadece davacıya ait olduğunu, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen karar gereğince söz konusu parselin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1 satış sayılı dosyası üzerinden satış işlemine başlandığını ileri sürerek, muhdesatların davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalılar .... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasında karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu davada hukuki yarar kalmadığından davanın reddini savunmuştur.

  2. Davalı ...; dava konusu evin alt katının kardeşler tarafından hep birlikte yapıldığını, evin üst katının ise davacı tarafından yapıldığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz yönünden.... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/910 Esas ve 2010/1396 Karar sayılı ilamıyla ortaklığın giderilmesi davasında, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, kararın 17/09/2013 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasında kararın verildiği tarihte derdest ortaklığın giderilmesi davası ve buna bağlı olarak güncel hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Dava dilekçesindeki beyanları tekrar ederek, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı olduğunu, müvekkilinin satış bedelinden ev ve ağaçların bedelini alabilmesi için huzurdaki davayı açma zorunluluğu bulunduğunu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/1820 Esas, 2014/14146 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında görülmekte olan ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/910 Esas ve 2010/1396 Karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasında, uyuşmazlık konusu taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, kararın uyuşmazlık konusu parsel yönünden 17.09.2013 tarihinde kesinleştiği, satış memurluğunca eldeki dava devam ederken taşınmazın satış işlemlerinin yapıldığının anlaşıldığı, davacı tarafça dava açıldığı tarihte taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası kesinleşmiş olup, eldeki muhdesatın tespiti davasının görülmesinde güncel hukuki yarar bulunmadığından, yerel mahkemece yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/732 Esas, 2015/1172 Karar sayılı dosyasında da davacı tarafça taşınmaz üzerindeki muhdesata ilişkin aynı mahiyette açılan davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği, kararın tebliğe çıkarılmadığı, HMK.114/1 ı maddesi gereğince de dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, dava konusu taşınmazdaki muhdesatların müvekkilince meydana getirildiğini, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı olduğunu, müvekkilinin satış bedelinden ev ve ağaçların bedelini alabilmesi için huzurdaki davayı açma zorunluluğunun bulunduğunu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/1820 Esas, 2014/14146 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, ortaklığın giderilmesi davasının kesinleşmesi aşamasında da muhdesatın aidiyeti davasının açılabileceğini savunmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK m.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK m.718). 22/12/1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK m.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

  3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı HMK m.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (HMK m.114/1 h ve 115)

  4. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

  5. Değerlendirme

  6. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

  7. İlk derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere derdest bir ortaklığın giderilmesi davası olmadığı gibi kentsel dönüşüm uygulaması ve kamulaştırma işlemi de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen karar Dairemiz ve Yargıtay uygulamalarına uygun düşmektedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim