Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6717
2023/1569
16 Mart 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ipoteğin terkini ve menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan .... ile gireceği hukuki ilişki için 2164, 2898, 2899 ve 5360 parsel sayılı taşınmazlar üzerine üst sınır ipoteği tesis edildiğini, müvekkilinin davalı ile olan hukuki ilişkisinden doğmuş bir borcunun olmadığını, doğsa bile alınan mal kadar ödemenin yapıldığını, davalı ... San ve Tic. AŞ.'nin diğer davalıya borcunun bulunduğunu ve bu borcun tahsili için Ilgın İcra Müdürlüğü'nün 2009/2339 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı ... Gübre Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkiline ait ipotekli taşınmazlardaki ipotek bedelinin kendisine ödenmesi için müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderdiğini, muhtemelen bahsi geçen ipotek hakkında da haciz konulduğunun açık olduğunu, Ilgın İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/14 Esas sayılı dosyada müvekkili aleyhine tazminat tahsili talepli şikayette bulunulduğunu, davalı ....'nin ticari defterlerinden müvekkilinin borcunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesini, davacının her iki davalıya da borcunun bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipoteğin terkinini, hacizlerin iptalini, borçlu olmadığının tespit edilmesini ve şartları varsa borç tutarının %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı Sarılar... Gübre Gıda Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde; davacı ile davalı .... Arasındaki menfi tespit davasında müvekkilinin sadece davaya ihbar edilen olabileceğini, taraf olamayacaklarını belirterek öncelikle davanın husumet yokluğundan reddini, davalı ... San ve Tic. AŞ.'ye karşı başlatılan icra takip dosyasında davacıya haciz ihbarnamesi gönderdiklerini bunun üzerine açtıkları itirazın kaldırılması davasının halen derdest olduğunu, davalı ....'nin kötüniyetli olarak davayı kabul etmesi halinde alacağın bertaraf edilmiş olacağını, davacının davasını ipoteğe karşı resmi delille haciz ihbarının tebliğinden önceki belgeler ile ispatlaması gerektiğini belirterek davanın esastan reddini istemiştir.
-
Davalı ....; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 31.03.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/263 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı ...'e 5.000,00 TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin menfi tespit talebinin kabulüne, bedelin ödenmesi kaydıyla ipoteğin terkinine, kötüniyet tazminat talebinin takdiren reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin 31.03.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Sarılar... Gübre Gıda Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2017/601 Esas, 2020/7868 Karar sayılı kararıyla, mahkemece davalı Sarılar... Gübre Gıda Tic. Ltd. Şti. ile ilgili hüküm sonucunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken adı geçen şirket yönünden hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ticari defterler deliline dayandığı anlaşılmış, mahkemece davalı ...'den ticari defterler usulünce istenilmiş olduğu halde davalı ... ticari defterleri sunmadığı, davacının iddiaların aksini ispatlayamadığı, davacının iddialarını ispatladığı bozma kararı öncesi davacı asil ...'nın katıldığı 31.03.2015 tarihli celsede "Davalı ... şirketine 3.200,00 TL borcum vardır." ikrarında bulunduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....'ye 18.094,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ipoteğin kaldırılması talebinin reddine, icra dosyasında davacıya 06.04.2010 tarihli İİK 89/1 inci maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderildiği, süresinde alacağının bulunmadığı yönünde itiraz edildiği, icra dosyasında davacı kişi hakkında başkaca bir işlem yapılmadığı anlaşıldığından bu davada davalı Sarılar... Gübre Gıda Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Mahkemece 15.06.2022 tarihli tamamlama ek karar ile davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz eden davacı vekili temyiz dilekçesinde;
-
Davalı ...'in ticari defterleri sunmamasının lehe değil aleyhe değerlendirilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile ipotek bedelinin tamamının kaldırılması gerekirken kısmen kabulünün yasal olmadığını,
-
Davalı Sarılar... Ltd. Şti. tarafından müvekkiline 1 inci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, Ilgın İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/14 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğu ve ipoteğin kaldırılması davasının bekletici mesele yapıldığını, bu davada davalı Sarılar yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipoteğin terkini ve menfi tespit istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 851, 856, 875 ve 881 maddeleri,
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1989/11 294 Esas, 1989/378 Karar ve 24.05.1989 tarihli kararı.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 856 ncı maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
Somut olayda; incelenen ve ipotek akdinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği görülmektedir. Bu haliyle ipotek, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteğidir. Türk Medeni Kanunu'nun 851 ve 881 inci maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 875 inci maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşması olanaklı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1989 tarihli ve 1989/11 294 Esas, 1989/378 Karar sayılı kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca, üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra "bu meblağa ilaveten" denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz. Kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Diğer taraftan taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.
-
Bütün bu açıklamalara göre kural olarak ipoteğin fekkine karar verilebilmesi için davalı ...'in ipotek yükümlüsünden alacaklı olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ancak ipotek lehtarı davalı ... ipoteğe bağlı alacağının varlığının herhangi bir delille ispatlayamamıştır. Buna karşın davacı ... katıldığı 31.03.2013 tarihli duruşmadaki isticvabında, davalı ...'e 5.000,00 TL borçlu olduğu belirtmiştir. Buradaki beyanında her ne kadar notere ipotek masrafı için 1.800,00 TL ödeme yaptığını belirtse de bu ödemeyi yaptığına ilişkin yazılı bir delil sunmadığı gibi ipotek masrafının davalı ...'in alacağından mahsup edilmesi mümkün değildir. Bu halde ipoteğin fekki için ipotek yükümlüsünün 5.000,00 TL olarak söylediği miktarı ödemesi gerekmektedir. Mahkemece yapılması gereken iş, davacıya 5.000,00 TL'yi depo etmesi için uygun süre verilmesi, verilen sürede eksiksiz depo edilirse ipotek şerhinin terkin edilmesi, kısmen ödeme yapılırsa davanın reddine karar verilmekle beraber ödenen bölümü kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesine karar vermek olmalıdır.
-
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:44