Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7594

Karar No

2023/152

Karar Tarihi

12 Ocak 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki mirasta denkleştirme ve adi istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının kardeş olduklarını, anneleri Döne Bektaş'ın 17.08.2011 tarihinde vefat ettiğini, davacının annesi, babası ve ölen kardeşi ile birlikte uzun yıllar Avusturya'da çalıştıklarını, aile bireylerinin kazançlarının baba sağ iken babada, baba öldükten sonra annede toplandığını, terekedeki mal ve hakların tam olarak bilinmediğini, bunun nedeninin davalı kardeşin geniş yetkiler içeren vekâletnamelere sahip olması olduğunu, babanın ölümünden sonra muris anne sağ iken davalı adına Yalova’da bulunan 453 parsel sayılı taşınmazın 1258/9990 hissesinin satın alındığını, bu taşınmazın satın alındığı yıllarda davalının öğrenci olduğunu, hiç bir kazancının bulunmadığını, taşınmazın ortak aile mal varlığına kazandırılmak üzere alındığını bu nedenle yarı hissesinin davacıya ödenmesini, yine ailenin nakdi birikimlerinin çoğunun anneleri Döne adına bankaya yatırıldığını ancak, banka hesaplarında işlem yapmak üzere davalıya vekâletname verildiğini, muris öldüğünde banka hesabında 260.000,00 USD vadeli döviz hesabı mevcut iken bu hesabın kapatılarak davalı adına yeni bir hesap açıldığını, ölümden sonra davacıya miras hakkına karşılık 90.000,00 USD düştüğü söylenerek bu kadar pay verildiğini, oysa ki davacıya 40.000,00 USD ana para ve işlemiş faizin eksik ödendiğini, ayrıca annelerinin yaklaşık 400 500 gr altını mevcut olup aile çevresinde de bilindiğini, altınların murisin ölümünden sonra davalıda kaldığını bu nedenle yarı hissesinin davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek, davalı üzerinde kalan miras haklarının tespiti, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; istenilen alacakların hukuki nedenlerinin Yalova'daki taşınmaz bakımından tenkis davası, miras bırakanın müvekkile kalan mal varlığı değerlerinin davacıya verilmemiş olması yönündeki iddiaların ise haksız eylemlerden kaynaklanan tazminat olarak nitelenmesi gerektiğini, Yalova'daki taşınmazın 1991 yılında miras bırakan Döne’nin ölümünden 20 yıl önce davalının kendi olanakları ile edinildiğini, aksi durumda dahi saklı paya zarar vermek amacı bulunmadığını, bir yıllık hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğunu, murise ait 265.000,00 USD paranın bir kısmının davacının da şuan yarı hissesine ortak olduğu Altınoluk'taki taşınmazın alınması ve döşenmesi (yaklaşık 40.000,00 USD) için kullanıldığını, bir bölümünün ise 10 yıla yakın süre felçli olarak yaşayan murisin bakım giderleri (45.000,00 USD) için harcandığını, toplam 85.000,00 USD alan bu masraflar düşüldükten sonra kalan 180.000,00 USD'nin davacı ile davalıya paylaştırıldığını, murise ait bir miktar altına el konulduğu, vekâletnamenin kötüye kullanıldığı iddialarının soyut iddiadan ibaret olduğunu belirterek zamanaşımı def'i ile birlikte davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 453 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiden satın alındığı, muris tarafından devri söz konusu olmadığından muris muvazaası olamayacağı, bu nedenle talebin reddine karar vermek gerektiği, altınlar yönünden davalı duruşmada muris anneye ait hiç bir altın bulunmadığına dair yemin eda etmiş olup ispat edilemediğinden talebin reddine karar vermek gerektiği, bankada bulunan para yönünden ise 90.000 USD'nin davacıya verildiği ihtilafsız olup davacının hesapta 260.000 USD kaldığı iddiası incelenerek itibar olunan bilirkişi raporu kapsamına göre davalının, muris annesinin vekili olarak toplam 228.253,24 USD’yi banka hesabından çekmiş olduğu, bu miktarın 180.000 USD'si paylaşıma tâbi tutulduğundan kalan 48.253,24 USD'nin yarısı olan 24.126,62 USD'nin davacıya verilmesi gerekirken ödenmediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 72.379,86 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı taraf; bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapıldığını, 17.03.2003 13.01.2016 aralığındaki banka hesap dökümlerinin getirtilerek hesaplanması gerektiğini, davalının iddia ettiği harcama nedenlerini ispatlayamadığını bu nedenle tutarın yarısının davacıya ödenmesi gerektiğini, altınlar yönünden sunulan resimlerde murise ait ziynet olduğunun kanıtlandığını, taraf tanıklarının Yalova’daki taşınmazın muris tarafından satın alındığını beyan ettiğini, o tarihte davalının hiçbir geliri olmadığını belirtmek suretiyle istinaf etmiştir.

  2. Davalı taraf; murisin hesabında ölüm tarihi itibarıyla parası olmadığını, davacının talebi olmadığı hâlde 2006 2011 dönemi için inceleme yapıldığını, muris hayattayken yaptığı harcamaların davalı uhdesine geçmiş gibi kabul edilmesinin doğru olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaptaki son tutar üzerinden işlem yapılması gerektiğini, altın talebi yönünden vekâlet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığını belirtmek suretiyle istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

  1. Davacı istinafının incelenmesiyle; dosyadaki bilgi ve belgelere göre; tarafların annesi Döne Bektaş'ın veraset ilâmında, 17.08.2011 tarihinde vefat ettiği, mirasçı olarak çocukları davacı ve davalının kaldığı, dava konusu edilen parseldeki 1285/9900 hissenin 09.09.1991 tarihinde davalı ... tarafından, dava dışı Yusuf Gürez'den 6.500.000 ETL bedel ile satın alınmış olduğu, davalının 20.01.1970 doğumlu olup, satın alma tarihinde 21 yaşında olduğu, dinlenen davacı tanıklarının bu hususta muristen duyum yolu ile edindikleri bilgileri ifade ettikleri, bu itibarla dava konusu edilen taşınmazın muris tarafından alındığı hususunun ispatlanamadığı, bu talebin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı; murisin yaklaşık 400 500 gram altını mevcut olduğu iddia edilerek miras payı olarak yarısının talep edildiği, davalının murisin altınının olmadığını beyan ettiği, bu hususta davacı yemin deliline dayandığından ve yemin teklif edildiğinden, davalının duruşmada murisi anneye ait hiç bir altın bulunmadığına dair yemin ettiği, altına ilişkin iddia ispat edilemediğinden, bu husustaki talebin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı; banka hesaplarıyla ilgili olarak, Mahkemece tüm banka kayıtlarının celp edildiği mevcut deliller itibarıyla, ispatlanan kısım yönünden verilen kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf talebinin HMK 353/1 b 1 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

  2. Davalı istinafının incelemesiyle; Mahkemece tüm banka kayıtlarının celp edildiği, bilirkişi raporu alındığı itibar olunan bilirkişi raporu kapsamına göre davalının, muris annesinin vekili olarak toplam 228.253,24 USD'yi banka hesabından çektiği, bu miktarın 180.000 USD'sinin paylaşıma tâbi tutulduğu, kalan 48.253,24 USD'nin de paylaşıma tâbi tutularak, bunun yarısı olan 24.126,62 USD'nin davacıya verilmesi gerektiği, dava tarihi itibari ile 1 USD=3 TL olduğundan, davacının talep edebileceği miktarın (24.126,62x3=) 72.379,86 TL olduğu kabul edilerek, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verildiği; 180.000 USD dışındaki miktarın murise verildiğine, muris tarafından harcandığına, tedavi evraklarında yapılan harcamalara ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı gibi, murisin gerek Türkiye'de ve gerekse yurt dışında sigortalı ve emekli olduğu, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı gerekçesiyle, bu talebin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği; davacı tarafça; davalı üzerinde kalan miras haklarının tespiti, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL belirsiz alacağın tahsili talebiyle dava açıldığı, davacı vekilinin 15.06.2020 tarihli dilekçe ile Yalova'daki taşınmaz için talebini 272.262,46 TL, hesaptaki USD için talebini 120.000,00 TL'ye çıkardığı ve toplam 392.262,46 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ettiği, altınlarla ilgili davanın belirsiz alacak davası olduğu, bu yönde talep yargılama sırasında belirli hâle gelmemiş ise de, bu miktar yönünden davalı lehine vekâlet maktu ücretine hükmedilmemesinin usul ve hukuka aykırı görüldüğü, davalının bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görüldüğü, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın HMK'nın 353/1 b 2 nci maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı taraf; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamış, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen maktu vekâlet ücretine itiraz etmiştir.

  2. Davalı taraf; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mirasta denkleştirme ve mirasçılar arasında adi istihkak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669 uncu maddesi ile 683 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim