Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3737
2023/1466
13 Mart 2023
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili
tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraflardan duruşmaya gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 19.04.1999 tarihinde ölen davalıların murisi ...'in dava konusu
taşınmazları ... Noterliğinin 31573 yevmiye No.lu ve 10 Ekim 1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle davacıya satmasına ve satış bedelini de almasına karşın tapuda devretmediğini, taşınmazların zilyetliğinin müvekkiline devredildiğini, tarafları ve konusu aynı olan tapu iptal ve tescil davasına ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/801 Esas sayılı dosyasında, harç eksikliği nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığını ancak 07.06.2005 tarihli duruşmasında davalıların tapuları müvekkiline vermeyi kabul ettiklerini, davalıların 07.06.2005 tarihli duruşma zaptına geçen beyanlarının mahkeme içi sulh sözleşmesi niteliğinde ve kesin delil niteliğinde olduğunu belirterek; 236 ada 7 parseldeki A blok 2 No.lu bağımsız bölüm, B blok 19 No.lu bağımsız bölüm, C blok 4 No.lu bağımsız bölüm, C blok 14 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
-
Davalılar ... ve ... vekili 16.10.2015 tarihli celsede, dava konusu taşınmazlara zilyet olunduğuna dair herhangi bir ihtilaf olmadığını beyan etmiş; 07.11.2016 tarihli celsede davanın reddini istemişlerdir.
-
Diğer davalılar usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiş; yargılamaya katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne Mersin ili, ... ilçesi, Yeniömerli Mahallesinde bulunan 236 Ada, 7 Parseldeki, A1 Blok, Zemin Kat, 2 No.lu bağımsız bölümün, aynı yerdeki B Blok, 4. Kat, 19 No.lu bağımsız bölümün, aynı yerdeki C Blok, 1. Kat, 14 No.lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı yerdeki C Blok, Zemin Kat, 4 No.lu bağımsız bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince, C Blok, Zemin Kat, 4 No.lu bağımsız bölüme yönelik dava, hali hazırda dava dışı üçüncü kişi adına tapuda kayıtlı olması nedeniyle reddedilmiştir.
- İlk Derece Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde, A Blok, Zemin Kat, 17/3165 arsa paylı, 2 numaralı depolu dükkan satışa konu edilmiş ise de, sözleşmede A1 yerine sehven A blok yazıldığı, taşınmazın maliklerinin, metre kare büyüklüğünün A1 Blok, Zemin Kat, 2 No.lu bağımsız bölümün malik ve yüz ölçümüyle uyuştuğu, A1 yerine A Blok yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı kabul edilerek A1 Blok, Zemin Kat, 2 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili, dava dilekçesinde talep konusunun A blok 2 No.lu bağımsız bölüme ilişkin olmasına karşın mahkemece talep aşılarak A1 Blok yönünden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ekte sunulan ve müvekkillerinin yeni bilgi sahibi olduğu yeni delil niteliğindeki; Nurettin Güngör, Mansur Güngör, Mahmut Güngör ile ... arasında yapılan 12.04.2001 tarihli protokol gereğince, borçlu ...'in; alacaklılar ..., Mansur Güngör ve Mahmut Güngör'e olan tüm borçlarını kapsayacak şekilde bir anlaşma yapıldığını; Nurettin Güngör, Mansur Güngör ve Mahmut Güngör'ün herhangi bir şekilde başkaca hiçbir alacaklarının kalmadığını ve tüm davalardan feragat edeceklerine dair açık kabullerinin olduğunu; protokol gereğince borçlu ...'in tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak karşı tarafın protokol hükümlerine aykırı olarak ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/806 Esas sayılı dosyası ile açılan davaya, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/801 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini belirtmiş; zamanaşımı ve derdestlik savunmasında bulunmuş, davanın esas ve usulden reddi gerektiğini ifade ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Mersin İli ... ilçesi, Yeniömerli Mahallesinde buluan 236 ada 7 parseldeki A Blok Zemin Kat 2 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davanın pasif husumet yokluğundan reddine, aynı yerdeki C Blok Zemin Kat 4 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davanın pasif husumet yokluğundan reddine, aynı yerdeki B Blok 4. Kat 19 numaralı bağımsız bölüme ve aynı yerdeki C Blok 1. Kat 14 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davanın kabulü ile davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesince, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/801 Esas sayılı aynı taraflar arasında, aynı dava konusu taşınmazlar için ve aynı sebeplerle açılıp görülen davada eksik nisbi harç yatırılmadığından dava dosyasının işlemden kaldırılarak yasal 3 aylık sürede harcı yatırılıp yenilenmediğinden 12.10.2009 tarihinde dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olmasına karşın davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçların başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanacağı, derdestlik durumunun, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre ile sınırlı olacağı, bu hükümlerin davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların salt doğumu ile kendiliğinden ortadan kalkacağı ve derdest olmaktan çıkacağı, zamanaşımını kesme etkisinin dahi sona ereceği, Hukuk Genel Kurulunun 18.09.1996 tarih ve E:1996/19 461, K:1996/607 sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu belirtilerek olumsuz dava şartlarından derdestliğin, somut olayda uygulama yeri bulunmadığına karar verilmiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu taşınmazların davacıya teslim edilmiş olması ve zamanaşımı def’inin ilk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş olması hususları birlikte değerlendirilerek zamanaşımına ilişkin istinaf sebebi haklı görülmemiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesince, ibraz olunan tarihsiz protokolün ve buna bağlı iddiaların İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmediği gibi, önceki davanın açıldığı 17.10.1999 tarihinden bu yana geçen uzun zaman da dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinde gösterilmesine olanaksız kılan herhangi bir mücbir sebep iddia ve ispat da edilmediğinden HMK'nın 357/1 inci maddesi uyarınca 12.04.2001 tarihli protokole yönelik istinaf sebebi haklı görülmemiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesinin talep sonucu kısmında A blok Zemin Kat 2 No.lu bağımsız bölüm hakkında talepte bulunulduğu, 18.05.2016 tarihli duruşmada davacı vekilinin, hangi bağımsız bölümlere ilişkin talepte bulunacakları hususunda beyanda bulunmak ve davayı ıslah etmek üzere süre talebinin kabul edildiği, sonraki 11.07.2016 tarihli duruşmada davacı vekilinin yine davalarını ıslah etmek üzere süre verilmesi talebinin kabul edilmesine rağmen herhangi bir beyanda bulunulmadığı halde İlk Derece Mahkemesince, dava konusu edilmeyen A1 Blok 2 No.lu bağımsız bölüm hakkında davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmediğinden taleple bağlılık ilkesi uyarınca talep edilenden farklı olarak gerekçede dava konusunun A1 Blok 2 No.lu bağımsız bölüm olduğunun değerlendirmesi ile bunun hakkında davanın kabulüne karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığından davalılar vekilinin sadece buna ilişkin istinaf sebebi haklı görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan şekilde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b 2 nci maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili, satış vaadi sözleşmesinde sehven A Blok yazılmasının maddi hata olduğunu, gerçekte olması gerekenin A1 Blok olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kararının yerinde olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin A1 Bloktaki 2 No.lu bağımsız bölüme ilişkin talebin reddi yönünde verdiği kararın düzeltilerek onanmasını istediklerini, C Blok 4 No.lu bağımsız bölüme ilişkin olarak da ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/801 Esas sayılı dosyanın 07.06.2005 tarihli duruşma zaptındaki beyanlar nedeniyle bu yöndeki talebin reddinin hatalı olduğunu belirterek karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
-
Davalılar ... ile ... vekili, satış vaadi sözleşmesinin zamanaşımına uğradığını, 12.04.2001 tarihli protokolün ve ibranamenin ... Noterliğinde onaylandığını, noterlikten istenmesi gerektiğini, davanın esasını etkileyen resmi nitelikteki belgelerin yargılamanın her aşamasında sunulabileceğini, bu yönde içtihatlar olduğunu, içtihatlar doğrultusunda 12.04.2001 tarihli protokol dikkate alınarak kararın bozulması gerektiğini, davacının zilyetlik ve teslim iddiasını kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, yargılama giderlerine katlanması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
Kaynağını Türk Borçlar Kanunu'nun 29 uncu maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 inci maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716 ncı maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
-
Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Maddi hataların düzeltilmesi" başlıklı ilgili maddesi şöyledir:
"MADDE 183 (1) Tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir."
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.12.2015 tarihli ve 2014/12744 Esas, 2015/15336 Karar sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"...Hemen belirtilmelidir ki, parsel numarasında yapılan yanlışlık esasa müessir olmayıp, HMK’nın 141 inci maddesi hükmü gereğince davalının rızasına bağlı olmaksızın aynı Yasa'nın 183 üncü maddesi gereğince her zaman düzeltilmesi olanaklıdır. Parsel numarasında yapılan hatanın düzeltilmesi için ıslah yapılmasına dahi gerek yoktur...."
-
İstinafta ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülemeyeceği yönünde Yargıtayın pek çok içtihadı bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/14350 Karar, 2022/5693 Karar, 5596 Karar, 2022/1704 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/3005 Karar, 2021/8143 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4697 Karar vd. sayılı kararlarıdır.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Her ne kadar bölge adliye mahkemesince taleple bağlılık ilkesi gereğince A Blok 2 No.lu bağımsız bölüme ilişkin talebin reddinin gerektiği yönünde hüküm kurulmuş ise de, satış vaadi sözleşmesinin dayanağı olan 14.08.1995 tarihli ve 25980 yevmiye sayılı vekaletnamede vekil ...'e vaat borçlusunu temsilen A1 Blok Zemin Kat 2 numaralı bağımsız bölüme ilişkin satış vaadi sözleşmesi yapması hususunda yetki verildiği, vekaletnameye ekli vaat borçlusuna düşen bağımsız bölümler arasında A1 Blok Zemin Kat 2 numaralı bağımsız bölümün bulunduğu, satış vaadi sözleşmesinde belirtilen arsa payı ile uyumlu olan bağımsız bölümün A1 Blok 2 No.lu bağımsız bölüm olduğu, A blok 2 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydındaki arsa payının satış vaadi sözleşmesinde yazılı arsa payı ile uyumlu olmadığı gibi vaat borçlusu vekilinin A Blok 2 numaralı bağımsız bölümle ilgili satış vaadi sözleşmesi yapmak konusunda yetkisinin bulunmadığı, vaat borçlusunun A Blok 2 numaralı bağımsız bölüm maliki olmadığı, A1 Blok 2 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğu, 14.04. 2016 tarihli keşif zaptında "davacı vekilinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde A1 Blok 2 numaralı bağımsız bölüm yerine sehven A Blok 2 numaralı bağımsız bölüm yazdığını beyan etmesi üzerine A1 Blok 2 No.lu bağımsız bölüme gelindi. Çerez dükkanı olarak kullanıldığı görüldü" ifadesinin yazılı olduğu, dolayısıyla davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin keşif zaptına geçirilmiş olduğu, davacı vekilinin talebinin özünde, satış vaadi sözleşmesi ile satılan bağımsız bölümün müvekkili adına tescili istemine ilişkin olduğundan ve satış vaadi sözleşmesinin dayanak vekaletnamesi uyarınca da konusunun A1 Blok iken A Blok yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla "İlgili Hukuk" bölümünün 3 ve 4 üncü maddelerinde gösterilen yasal madde ve emsal uyarınca bölge adliye mahkemesinin A Blok 2 numaralı bağımsız bölüme ilişkin kararı doğru görülmemiştir. Hal böyle iken, bölge adliye mahkemesince, 14.04.2016 tarihli keşif zaptına geçirilen maddi hatanın düzeltilmesi talebi doğrultusunda davacılar vekilinin talebinin A1 Blok 2 numaralı bağımsız bölüme ilişkin olduğu düşünülerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
-
Davacı vekilinin bir önceki maddede belirtilen husus dışındaki C Blok 4 No.lu bağımsız bölüme ilişkin temyiz talebi daha önce istinaf başvurusuna konu edilmemesi nedeniyle yerinde değildir.
-
Bir kısım davalılar vekilinin zamanaşımı, derdestlik ve diğer itirazlarına ilişkin temyiz talebi Bölge Adliye Mahkemesince ayrıntılarıyla açıklanan gerekçeler doğrultusunda yerinde bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının "Değerlendirme" bölümünün 2 numaralı maddesinde belirtilen sebeplerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, bölge adliye mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34