Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13
2023/1333
6 Mart 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen ecrimisil ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı karşı davalılar vekili ve davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar karşı davalılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümün taraflar arasında verasette iştirak halinde tapuya kayıtlı olduğunu, murisin öldüğü tarihten beri davalılardan ...'in taşınmazda oturduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla geriye dönük 5 yıllık toplam 18.930,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13/06/2014 tarihli dilekçe ile talebini 25.167,00 TL olarak güncellemiştir. Karşı davanın reddini savunmuştur.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ... ... Yapı Kooperatifi tarafından inşa edildiğini, tarafların murisi ...'in kooperatifin ortağı olarak 1988 yılından 01.08.1991 tarihinde ölümüne kadar kooperatifin taksitlerini ödediğini, 01.08.1991 tarihinden sonra ise yaklaşık yedi yıl boyunca taksitler ve her türlü katılım paylarının müvekkilince ödendiğini, davacıların bu bedel kadar sebepsiz zenginleştiklerini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 60.000,00 TL alacağın tahsilini talep etmiş, 30.10.2014 havale tarihli dilekçe ile talebini 93.285,31 TL olarak güncellemiş, asıl davanın reddini, aksi halde taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı masrafların ecrimisil bedelinden takas mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2015 tarihli ve 2013/288 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararıyla; asıl davasının kabulüne; 22/07/2008 22/07/2009 tarihlerinde toplamda 4.422,00 TL hesabı ile her bir davacı için 1.474,00 TL ecrimisilin 22/07/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 22/07/2009 22/07/2010 tarihlerinde toplamda 4.590,00 TL hesabı ile her bir davacı için 1.530,00 TL ecrimisilin 22/07/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 22/07/2010 22/07/2011 tarihlerinde toplamda 4.950,00 TL hesabı ile her bir davacı için 1.650,00 TL ecrimisilin 22/07/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 22/07/2011 22/07/2012 tarihlerinde toplamda 5.445,00 TL hesabı ile her bir davacı için 1.815,00 TL ecrimisilin 22/07/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 22/07/2012 22/07/2013 tarihlerinde toplamda 5.760,00 TL hesabı ile her bir davacı için 1.920,00 TL ecrimisilin 22/07/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara belirtilen oranlarda verilmesine, davalı/karşı davacı tarafından açılan karşı davada, davalı dava konusu taşınmazda oturduğundan bu taşınmazı tahliye etmeden faydalı ve zorunlu giderleri talep edemeyeceğinden mahsup talebi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/3554 Esas, 2019/5385 Karar sayılı kararıyla; davalı/karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği, karşı dava yönünden, davalı/karşı davacının, ortak murisin ölümü tarihinden sonra dava konusu taşınmazı edinmek için kooperatife ödeme yapıp yapmadığı, yapılan ödeme var ise davalı karşı davacının payından fazla olup olmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Davacı/karşı davalılar vekilince karar düzeltmesi istenmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesininin 11.12.2019 tarihli ve 2019/5881 Esas 2019/11190 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı karşı davacı ... tarafından murisin ölüm tarihinden sonra kooperatife yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar getirtilerek incelenmiş, ödenen bedelin dava tarihindeki güncel değeri bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmiş, ...’in ¼ payı düşüldükten sonra kalan bedelin davalı karşı davacıya ödenmesi gerektiği belirtilerek, asıl dava yönünden verilen hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/3554 E. 2019/5385 K. sayılı ilamı ile bozma nedeni yapılmadığından ecrimisil hükmü yönünden kararın kesinleşmiş olduğu nazara alınarak ecrimisil yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, karşı dava yönünden karşı davacı ...'in karşı davalılar ..., ... ve ...'dan sebepsiz zenginleşme nedeniyle 8.181,03 TL alacağının, davacı karşı davalıların her birinin 1/3 miras payına oranlanarak 2.727,01'er TL her bir davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar karşı davalılar vekili ve davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacılar/karşı davalılar vekili temyizinde, davalı /karşı davacı ...’in gerçeğe aykırı veraset belgesi ile kendisi ve müvekkili ... adına muristen kalan taşınmazı intikal işlemini yaptırdığını, daha sonra sahte vekalet belgesi ile Nurhan payının öz kızı olan Narin’e satışını sağladığını, Narin’den de kendisinin devraldığını, bu şekilde davalı karşı davacı ...’in kötüniyetinin ortada olduğunu, müvekkillerince açılan tapu iptali ve tescil davasının kabul edildiğini ve taşınmazın müvekkilleri adına miras payları oranında hükmen tescilinin sağlandığını, müvekkillerinin sebepsiz zenginleşmediğini, zarara uğradığını, davalı karşı davacı ...’in 1991 yılında murisin aldığı kıdem tazminatı ile dava konusu ödemeyi yaptığını, bu bedelin müvekkillerinden istenemeyeceğini, ayrıca karşı davanın reddedilen 85.104,28 TL kısmı yönünden kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
-
Davalı/karşı davacı vekili temyizinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinin yetersiz olduğunu, denkleştirici adalet ilkesinin sağlanmadığını, akademisyen bilirkişiler tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, davacılar arasında müteselsil sorumluluk bulunduğunu, hükmedilen alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren faize de hükmedilmesi gerektiğini
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada ecrimisil, karşı davada ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 323., 326., 332., 370 ve 371. maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722. maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995. maddesi
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı vekilinin tüm, davacılar karşı davalılar vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davacılar karşı davalılar vekilinin karşı davada yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince, davalı karşı davacının 06.09.2013 tarihli cevap dilekçesi ile davacılardan 60.000,00 TL tahsilini talep ettiği karşı davasını açtığı, 30.10.2014 havale tarihli dilekçesi ile de alacak talebini 93.285,31 TL olarak artırarak harcını ikmal ettiği, (ayrıca her iki dilekçesinde de faiz talebinde bulunmadığı), mahkemece karşı davanın kısmen kabulü ile 8.181,03 TL alacağın davacılar/karşı davalılardan tahsiline karar verildiği, ancak karşı davanın reddedilen kısmı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin karşı davanın reddine karar verilmesine ve davacı/karşı davalılar davada vekille temsil edilmesine rağmen, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/1’inci ve 332/1’inci maddeleri uyarınca karşı dava yönünden davada haksız çıkan davalı/karşı davacı aleyhine ve davacılar/karşı davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25