Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7639

Karar No

2023/1267

Karar Tarihi

2 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ....Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki mirasta denkleştirme, ikinci kademede tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın denkleştirme talebi yönünden reddine, tenkis talebi yönünden hak düşürücü süre geçmiş olduğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ...'nun 28.01.2012 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacı ve davalının kaldığını, mirasbırakanın sağlığında 41 parsel, 411 parsel, 886 parsel, 2018 parsel ve 2019 parsel sayılı beş adet taşınmazını davalıya bağışladığını, müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla yapılan bu bağışların murisin vefatından sonra öğrenildiğini, mirasbırakanın altsoyuna karşılık almaksızın yaptığı sağlararası kazandırmanın aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmediğinden kural olarak denkleştirmeye tabi olduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescili, olmadığı takdirde müvekkiline ait saklı payın tenkisi isteğinde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; muris babasına kendisinin baktığını, tüm işleri ile ilgilendiğini, davacının muris hakkında vasilik davası açtığını, ancak babasına vasi olarak onun değil kendisinin atandığını, bu olaylarla davacının kendilerinden uzaklaştığını, murisin vefatının üzerinden beş yıl geçtiği halde davanın şimdi açıldığını, gayrimenkullerin vasilik kararından önce kendisine 2009 yılında hibe edildiğini, davacı ablasının babasıyla ilgilenmediğini, murisin kendisine bağış yaptığı dönemde akıl sağlığının yerinde olduğunu, davacının kendisi ile ilgilenmemesine kızdığı için malları bağışlamayı murisin istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların 28.01.2009 tarihinde kayıtsız şartsız olarak muris tarafından davalıya bağışlandığı, mirasbırakanın sağlığında alt soyuna yapmış olduğu karşılıksız kazandırmaların aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça onun miras payına mahsuben yapılmış sayılacağı ve denkleştirmeye tabi olacağı, somut olayda muris tarafından dava konusu taşınmazların kayıtsız şartsız bağışlandığı, dinlenen tanıkların beyanları ile de bu durumun aksinin ispatlanamadığı, murisin terekeye iade kastının bulunmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen denkleştirme talebinin reddine; tenkis talebinin ise davacının vesayet dosyasındaki beyanları ile temliki murisin vefatından önce öğrendiği ve 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Alt soy mirasçılara yapılan kazandırmalar yönünden kuralın denkleştirme yükümlülüğü olduğu halde mahkemenin ispat yükü tespitinde hataya düştüğünü, aksi durumun muris tarafından belirtilmediğini, murisin sağlığında malvarlığının tamamını davalı oğlu ...'e bağışlamış olmakla mal kaçırma iradesini açıkça ortaya koyduğunu, mal kaçırma iradesi sübut bulmasa dahi devrin miras payına mahsuben yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların davalıya satış olarak değil bağışlama suretiyle devredildiğinin işbu dava açılmadan 2 3 ay önce öğrenildiğini, bu nedenle hakdüşürücü sürenin geçmediğini belirtmek suretiyle istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların muris tarafından kayıtsız ve şartsız olarak davalıya hibe edildiği, devre ilişkin akitlerde taşınmazların kayıtsız ve şartsız hibe edildiği yazılı olup miras bırakanın bu taşınmazların denkleştirmeye tabi olmadığına yönelik iradesini açık bir şekilde belirtmiş olduğu, dinlenen tanık ifadeleriyle de bu durumun desteklendiği, murisin terekeye iade kastının bulunmadığı gerekçeleriyle denkleştirme isteğine yönelik davanın reddine karar verilmesinde ve terditli açılan tenkis talebinin ise murise vasi atanmasına yönelik ikame edilen vesayet dosyasının incelenmesinde davacının tasarruflardan murisin ölümünden önce de haberdar olduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle tenkis davasının da reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak tenkise ilişkin inceleme yapılmadığına itiraz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; mirasta denkleştirme, terditli olarak ise tenkis istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı, 565 inci, 571 inci ve 669 uncu maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim