Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6271
2023/1265
2 Mart 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen TMK'nın 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Köyü, 257 ada, 2 parsel (eski 3453 parsel) sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, oysaki tapu kaydında ¼ hissesinin "..." isimli kişi adına da kayıtlı görüldüğünü, böyle bir kişi olmadığını veya varsa bile bu kişinin hakkının bulunmadığını beyan ederek; öncelikle bu kişinin tespit edilmesini, böyle bir kişinin bulunmadığının tespiti halinde "..." adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Belediyesi: "..." isimli kimsenin gerçekte var olup kadastro mahkemesindeki davanın tarafı olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili: Tapuda isim tahsisi istemiyle açılan davanın Tapu Sicil Müdürlüğüne yönetilmesi gerektiğini, dava dilekçesi içeriğine bakıldığında davanın tapu iptali ve tescil istemli olup tapu iptal ve tescile yönelik koşulların ise oluşmadığını beyan ederek; davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında, ...'u temsil etmek üzere İstanbul Defterdarı kayyım olarak atanmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27/02/2015 tarihli ve 2013/127 Esas, 2015/113 Karar sayılı kararıyla;
"... Davanın kabulü ile, ...Köyü, 971 ada, 1 parsel maliki "..." adına kayıtlı 1/4 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline..." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 16.05.2017 tarih ve 2015/12993 Esas, 2017/7203 Karar sayılı ilamında; "...Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir...Kanunun açık hükmü dikkate alındığında tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden (kütüğünden) çıkarılmasının imkansız olmasıdır. (Yargıtay HGK'nun 10.04.1991 tarih 1991/8 51 Esas, 194 Karar ve 15.04.2011 tarih 2011/8 111 Esas, 2011/180 Karar sayılı ilamları). Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir. Ayrıca "tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve nam ı mevhum adına (mevcut olmayan hayali kişi) yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik, tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahıs değildir. Somut olaya gelince; davaya konu parselin evveliyatı 3453 sayılı parselin tapulama tutanağının incelenmesinden, taşınmazın, revizyon gören 17.06.1935 tarih ve 338 numaralı tapu kaydına istinaden ¼ payının tespitinin yapıldığı, tespit yapılırken ¼ tespit malikinin "Ali oğlu Mustafa'nın kayınvalidesi" olduğunun da belirtildiği, aynı şekilde ... Kadastro Mahkemesi'nin 1995/39 Esas, 1996/7 Karar sayılı kararında da 3453 sayılı parselin ¼ payının "...'nın kayınvalidesi ..." adına tesciline karar verildiği ve "..."un ölü olduğunun belirtildiği, tapu malikinin kim olduğu tapu kütüğünden anlaşılmaktadır. Kayıt malikinin mirasçılarının belirlenememiş olması da, davacı lehine TMK’nın 713/2 nci maddesindeki kazanma koşullarının oluştuğu anlamına gelmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Kabule göre de, TMK'nın 713/2 nci maddesine dayalı olarak açılan davalarda kayyımın yeri bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, kayıt malikine kayyım tayin edilerek bu tür davaların yürütülmesi mümkün değildir. Kayıt malikinin mirasçılarının bilinmesi halinde davaya dahil edilerek mirasçılar aleyhine yargılamaya devam edilmesi, aksi halde gerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve gerekse TMK'nın 501 inci maddesi hükmü uyarınca son mirasçı sıfatıyla Hazine aleyhine yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gereklidir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, eldeki temyiz incelemesine konu 11.05.2022 tarih, 2017/323 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararında;
"...Tapu kütüğünde adı geçen "..." un kim olduğunun herhangi bir şekilde anlaşılamadığı ve mirasçılarının bulunamadığı..." gerekçesiyle, davanın kabulüne,.... Köyü, 71 ada, 1 parsel maliki "..." adına kayıtlı 1/4 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili; "..." un mirasçılık belgesinin verilmesine yönelik istemin "..." un kim olduğunun belirlenemediği gerekçesiyle sulh hukuk mahkemesince reddedildiğini, eldeki uyuşmazlıkta da yerel mahkemece aynı gerekçeyle "..." adlı kişinin belirlenemediği yorumu yapılarak davanın kabul edildiğini, ancak kararın hatalı olduğunu, oysaki kadastro tutanaklarının "edinme sebebi" kısmında "..." adlı kişinin "Ali oğlu Mustafa'nın kayınvalidesi" olarak tanımlandığını, ... Kadastro Mahkemesinin 1995/39 E. 1996/7 K. sayılı ilamında da "..."un ölü olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra "3453 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının "Ali oğlu Mustafa'nın kayınvalidesi ..." adına tesciline karar verildiğini, bu durumda kadastro tutanaklarında belirtilen "..." ile Kadastro Mahkemesi kararında belirtilen "..." un aynı kişi olduklarını, yanlışlığın nereden kaynaklandığının bu şekilde açıklığa kavuştuğunu beyan ederek; usul ve yasaya aykırı hüküm bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK'nun 713/2 fıkrasında yer alan “.. maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan..” hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1 2 fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
-
İlgili Hukuk
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü zamanaşımı” başlıklı 713 üncü maddesi şöyledir:
“Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
- Değerlendirme
Kanunun açık hükmü dikkate alındığında tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden anlaşılmasının imkansız olmasıdır. Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir. Ayrıca "tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve mevcut olmayan hayali kişi yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik, tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahıs değildir. Somut olaya gelince; davaya konu parselin evveliyatı 3453 sayılı parselin tapulama tutanağının incelenmesinden, taşınmazın, revizyon gören 17.06.1935 tarih ve 338 numaralı tapu kaydına istinaden ¼ payının tespitinin yapıldığı, tespit yapılırken ¼ tespit malikinin"...'nın kayınvalidesi" "..." olduğunun belirtildiği, daha sonra ... Kadastro Mahkemesi'nin 1995/39 E, 1996/7 K. sayılı kararına kadastro tutanakları hükme esas alınarak, 3453 sayılı parselin ¼ payının "...'nın kayınvalidesi ..." adına tesciline karar verildiği ve "..."un ölü olduğunun belirtildiği, "..." isminin sehven "..." olarak hükme yazıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten tüm dosya kapsamı birlikte değerlendiğirildiğinde, özellikle kadastro tutanaklarında dikkatli bakıldığında "..." yazılı ismin yanılma ile "..." olarak da okunabildiği, nüfus kayıtlarında ... isimli kişinin "..." isminde bir kızı olup ...'nın eşinin isminin ise ...'nın baba isminin ise "Ali" olduğu, dolayısıyla kadastro tutanaklarındaki "...'nın kayınvalidesi ..." nitelemesinin tespit maliki "..."i ve kayıt maliki "..."u işaret ettiği, "..." ile "..." un ise aynı kişi oldukları anlaşılmıştır.
Bu açıklamalara göre, tapu malikinin kim olduğu tapu kütüğünden anlaşılmaktadır. Kayıt malikinin mirasçılarının belirlenememiş olması da, davacı lehine TMK’nın 713/2 nci maddesindeki kazanma koşullarının oluştuğu anlamına gelmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, gerekçeli karar başlığında davacının isminin yazılmaması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51