Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/93
2023/1237
2 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Davacı; ... Köyü 137 ada 103 ve 114 No.lu parsellerin malikleri olduğunu, her iki taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmalarında mera parseli içinde bırakıldığını ve Mera Komisyonu tarafından 31.10.2012 tarihli kararı ile mera olarak tahsis edildiğini, dava konusu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı nedenine dayalı olarak tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; 137 ada 131 parsel sayılı taşınmazın 24.09.2009 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 3402 sayılı Yasa'nın 16/B maddesine istinaden mera vasfı ile Hazineye tespit ve tescil edildiğini, 19.06.2009 tarihli mera tespit zaptına göre 137 ada 131 parselin mera olarak sınırlandırıldığını, taşınmazın niteliği gereği özel mülkiyete konu edilemeyeceğinin, davacının kadastro tespit tarihinden dava tarihine kadar kanunda aranılan 20 yıllık zilyetlik süresinin dava tarihi itibari ile dolmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği duruşmalara katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yerlerin TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükümlerine göre kazanılmaya elverişli yerlerden olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
3402 sayılı kanunun 46/1 ve TMK 713. maddesi koşullarının lehlerine gerçekleştiğini, tutanak ve bilirkişi beyanları ile ispatlandığını,
-
Dava konusu yerin baraj alanında kalması nedeniyle üç yıldır kullanılmadığını ve bakımsız kaldığını, üzerinde meyve ağaçlarının bulunduğunu ileri sürmüştür
C. Gerekçe ve Sonuç
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi kararında ''..... keşif neticesinde alınan teknik bilirkişi raporunda dava konusu edilen bölümlerin 137 ada 131 numaralı mera parseli içerisinde kaldığı, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu taşınmazlarda tarımsal faaliyetin sürdürülmediği ve tarımsal faaliyet için uygun olmayan yerlerden olduğu, gerek toprak yapısı gerekse bitki örtüsü bakımından mera ile benzerlik ve bütünlük gösterdiği, keza Jeodezi mühendisi bilirkişi raporunda da, 1960, 1973 ve 2005 yılları hava fotoğrafları incelenerek dava konusu taşınmazlarda tarımsal faaliyet gözlenmediğinin belirtildiği gözetilerek, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile mülk edinim koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.'' gerekçesi ile istinaf istemini ret etmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri tekrar ederek, zilyetlik şartlarının oluştuğunu, taşınmazın 1984 tarihinde köy senedi ile satın alındığından beri kullandığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mera komisyon kararının iptali ile dava konusu taşınmazların tescili istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3, 4).
-
Bir taşınmaz malın, bir payının veya bir parçasının olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılabilmesi için, diğer koşullar yanında, taşınmazın TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükümlerine göre kazanılmaya elverişli olması gerekir. Taşınmazın niteliğinin elverişli olması kazanma için bir ön koşuldur. Diğer kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, taşınmazın niteliğinin belirlenmesinden sonra aranılacak hususlardır. Eğer taşınmaz hiç kazanılamayacak bir yer ise, diğer kazanma koşullarının araştırılmasına ve incelenmesine gerek kalmayacaktır. TMK.nun 713/1.maddesi kural olarak, özel mülkiyete konu olabilecek taşınmazları kapsayan ve düzenleyen bir hükümdür. (Özmen İhsan Çorbalı Halim, 3402 sayılı Kadastro Kanunu Şerhi, 1991, sf.372)
-
Değerlendirme
1.Dava konusu 131 parsel sayılı taşınmaz 2009 tarihinde kadastro tespiti sırasında mera olarak tespit görmüş, daha sonra İl Mera Komisyonunun 31.10.2012 tarihli kararı ile de mera olarak tahsis kararı alınmıştır.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi raporlarına göre dava konusu alanlarda tarımsal faaliyetin bulunmadığı, toprak yapısının tarımsal faaliyete uygun olmadığı, taşınmazların sınırdaki mera parseli ile benzerlik gösterdiği,1960, 1973 ve 2005 yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazlarda tarımsal faaliyet gözlenmediğinin belirtildiği anlaşılmakla, TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükümlerine göre kazanılmaya elverişli yerlerden olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus görülmemiştir.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51