Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6820
2023/1212
28 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların 735 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olduklarını, taşınmaz üzerinde bulunan karkas binanın ise davacı tarafından yaptırıldığını ve kullanılmakta olduğunu, paydaşlardan ... tarafından ortaklığın satış yoluyla giderilmesi için dava açılacağının beyan edildiğini açıklayarak; taşınmaz üzerindeki binanın tamamının davacıya ait olduğunun tespitine, binanın davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ..., taşınmaz üzerinde bir bina yapıldığından haberi olmadığını, binanın ne zaman, nasıl ve kim tarafından yapıldığı konusunda bilgisi olmadığı için herhangi biri adına tespitine ve tapunun beyanlar hanesine şerh konulmasına izin vermesinin söz konusu olmadığını beyan etmiştir.
-
Davalı İsmail Güder mirasçıları ... ve ... davaya cevap vermemişler ve duruşmalara da katılmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kabulü ile dava konusu 735 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan betonarme yapının tamamının ...’e ait olduğunun tesbiti ile tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve Mesut vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “…Hal böyle olunca, öncelikle yukarıdaki ilkelerde dikkate alınarak, davada ileri sürülen muhdesatın aidiyetinin tespiti isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden yargılama sırasında eksik harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru olmamıştır…” gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…davacının, dava konusu taşınmazda 16/01/1989 tarihinden itibaren paydaş olduğu ve dava konusu taşınmaz üzerindeki muhtesatı davacının yapmış olduğunun dinlenen tanık anlatımlarından da sabit olduğu, davacının maddi ve hukuki olarak davanın açılmasında hukuki yararının olduğu, davalılardan ... ile diğer paydaş davalı ... Güler arasında dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış olan izale i şüyû davasının olduğu, muhdesatın 1989 yılından beri davacı tarafından yapıldığı, o tarihten bu yana davacı tarafından kullanıla geldiği…” gerekçesiyle dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacıya ait olduğunun tespiti ile beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; diğer paydaşlardan izin alınmadan kaçak bina yapılmış olduğunu, binanın değerinin fazla hesaplandığını, izale i şüyû davasında binanın dava konusu edilmediğini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya sebebiyet vermediklerini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu savunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
-
Hukuki Sebep
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davalı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere ve yerleşik uygulamaya uygun düşmemiştir.
-
Önceki Medeni Kanun'da bir hüküm bulunmasa da, “Beyanlar” başlıklı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1012 nci madde hükmü “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir. Yasanın sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya Medeni Kanun'da bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi, yahut tapu sicil tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
-
Türk Medeni Kanun'un 1012 nci maddesine göre, bir taşınmazın eklentilerinin malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılması mümkündür. Önceki Medeni Kanun'daki teferruat deyiminin karşılığı olarak yeni Medeni Kanun'da kullanılan eklentiden maksat; asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanımda birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır (Medeni Kanun'un m:856). Türk Medeni Kanun'u uyarınca beyanlar sütununda gösterilebilecek diğer haklar ise, Yasa'nın 748 inci maddesinde sözü edilen geçit haklarından sürekli olanlar, 755 inci maddesindeki toprağın iyileştirilmesi işlemi yapılmak üzere taşınmaz maliklerinin alacakları kararlar, 710 uncu maddedeki yetkili makamlarca belirlenmiş taşınmazın heyalan bölgesinde kaldığına dair beyanlardır. Özel kanunlar arasındaki 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'u uyarınca da; her bağımsız bölüme ait eklentiler, yönetim planı veya yönetim planında sonradan yapılan değişiklikler ve Kat Mülkiyeti Kanun'un 41 inci maddesi gereğince yapılan işlemler, devremülk esasına tâbi taşınmazlarda devremülk hakkı, yine özel kanunlardan olan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun değişik 7 nci maddesine göre korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenen taşınmazlar, 3194 sayılı İmar Kanun'un 11 inci maddesine göre ortaya çıkan işlemlerin sonucu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 12 nci maddesinde öngörülen kıyı şeridinde yapılan yapıların durumu, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanun'un 8 inci maddesine göre Finansal Kiralama sözleşmesine konu taşınmaz mala ilişkin sözleşmeler, 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak bazı işlemleri düzenleyen Yasa uyarınca hak sahibine tahsis beyanları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15 inci maddesi uyarınca bir taşınmaza bağlı kooperatif ortaklığının cuz’i haleflere intikal edeceği hususu, ayrıca 2924 sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine dair Kanun'un 7 nci maddesine göre orman sınırı dışına çıkartılıp mülkiyeti kişilere devir edilen arazilerdeki mülkiyet takyitleri ve bu kabil bir araziyi zilyed olarak tasarruf edenlerin adları beyanlar hanesinde gösterilir. Tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyan” olanağı sağlayan diğer bir özel kanun da 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/II nci maddesidir. Somut olayla ilgisi nedeniyle bu konuya aşağıda değinilecektir.
-
Tapu Sicil Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesi hükmünce kütüğün beyanlar sütununa ancak, mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Az yukarıdaki bölümlerde gerek Türk Medeni Kanunu’nun ve gerekse özel kanunların beyanlar sütununa nelerin yazımına cevaz verdiğinden söz edilmiştir. Tapu Sicil Tüzüğü'nün 61 inci maddesi uyarınca teferruatın mülkiyet hakkı sahibinin yazılı talebi üzerine beyanlar sütununda belirtilmesi olanaklıdır. Tüzüğün 62 nci maddesi Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz mal sicilleri ile ilgili hükümlerine göre kurulmaları artık mümkün olmayan ayni hakların, 63 üncü madde medeni hakların kısıtlanmasına ilişkin mahkeme kararlarının, 64 üncü madde ise, işçi ve yüklenicinin işe başlama tarihi, inşaat ile ilgili sözleşmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilmesine olanak sağlamaktadır.
-
Gerek metni yukarda yazılan Türk Medeni Kanun'un 1012 nci ve gerekse Tapu Sicil Tüzüğü'nün 60 ıncı maddelerinden anlaşılmaktadır ki; mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilme olanağı yoktur.
-
Değerlendirme
Yapılan açıklamalarda belirtildiği üzere, mahkemce yanılgılı değerlendirme ile hüküm fıkrasının 1 inci bendinde: “…MUHTESATIN DAVACI TARAFINDAN MEYDANA GETİRİLDİĞİNİN TESPİTİ İLE TAPUDA BEYANLAR HANESİNE ŞERH DÜŞÜLMESİNE…” şeklinde hüküm tesis edilmiş olması, beyanlar hanesine muhdesat şerhinin düşülmesinin mümkün olmaması nedeniyle doğru görülmemiştir. Ancak bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir
VI. KARAR
-
Davalılar vekillerinin yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Davalılar vekillerinin (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 1 inci fıkrasından “…TAPUDA BEYANLAR HANESİNE ŞERH DÜŞÜLMESİNE…” cümlesinin çıkarılmasına, yerine “... MUHDESATIN DAVACI TARAFINDAN MEYDANA GETİRİLDİĞİNİN TESPİTİNE…” cümlesinin yazılmasına, hükmün 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 nci maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47