Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7329
2023/1199
28 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen komşuluk hukukundan kaynaklı uyuşmazlığın çözümü ile elatmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan Dursun tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların kardeş olduklarını, muris babaları Ömer Kandemir'in 30.03.1995 tarihinde öldüğünü, babalarının adına kayıtlı olan Kalkandere ilçesi, Yokuşlu Köyü 915, 917, 928, 930, 994, 995, 1019, 1043, 1044, 1047, 1082, 1084, 1092, 1110, 1111, 1200, 1201, 1227, 1235, 1445, 1455, 1459, 1464, 1496, 1502, 1527, 1931, 1932, 2005 ve 2007 parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından kendi aralarında taksim edilerek kullanıldığını ve müvekkiline pay verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için 15.000,00 TL ecrimisil bedelinin, yaş çay parasının ve destekleme primlerinin yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
-
Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde; asıl davaya benzer gerekçeler ile 974, 975, 1177, 1178, 1195, 1928, 1258, 1503, 1935, 2047, 2049 parseller için dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık, asıl davada dava konusu olan taşınmazlardan 1455, 2005, 2007 parseller dışındaki taşınmazlar için ise 09.05.2012 12.07.2013 dönemi için ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan Güleser, Emine ve ... vekili, müvekkillerinin kendi ad ve hesaplarına ayrı ayrı yerleri kullandıklarını, müşterek ve müteselsilen ecrimisil istenemeyeceğini, tanıkların müvekkillerinin kullandıkları bölümleri gösterebileceğini, müvekkillerinin Çay Kur kayıtlarına göre sattıkları belirtilen yaş çayların sadece dava konusu taşınmazlardan elde edilen çay olmadığını, yarıcılık yaptıkları tarlalardan elde ettikleri çayları da çay cüzdanları ile sattıklarını, davacının uzun yıllardır İstanbul'da yaşadığını, davaya konu taşınmazlardan yararlanmayı hiç istemediğini, davacının kullanımına engel olunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2012/56 Esas, 2014/213 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın ve birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 14.249,21 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 01.07.2019 tarihli ve 2018/3620 Esas, 2019/6744 Karar sayılı ilamında; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “...bilirkişi raporunun hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, karara dayanak olan 04.06.2014 tarihli raporda, üzerinde çay tarımı yapıldığı belirlenmiş olan asıl davaya konu olan taşınmazların ecrimisil hesaplamasında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden temin edilen 2011 yılı verilerinin kullanıldığı, birleşen davanın konusu olan taşınmazların ecrimisil hesaplamasında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden temin edilen 2012 yılı verilerinin kullanıldığı, hesaplamanın bu veriler üzerinden dava tarihi olan 08.05.2012 tarihindeki 3,8 reel faiz oranı dikkate alınarak bulunan indirgeme faktörü kullanılarak yapıldığı belirtilmiştir. Hâl böyle olunca, mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlarının getirtilmesi, gerekirse yeniden keşif yapılarak ecrimisilin yukarıdaki ilkeler uyarınca uzman bilirkişilerce belirlenmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de, asıl dava ve birleşen dava değerleri esas alınmak suretiyle, asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de doğru olmamıştır...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle), dava konusu edilen taşınmazlarda tarafların paylı mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi oldukları, taşınmazların kadastro işlemleri sırasındaki durumlarına göre ziraat mühendisi bilirkişi tarafından murisin sağlığında çaylık olan parsellerin ve murisin ölümünden sonra çaylık haline getirilen parsellerin tespit edildiği, taşınmazların ilgili dönemlerine ait ecrimisil bedellerinin hesaplandığı ve davacının hissesine düşen ecrimisil tutarının belirlendiği, bilirkişi ek raporlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan Dursun temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Davacı vekili özetle;
a. Mahkeme hükmünün hangi bilirkişi raporuna dayanılarak verilmiş olduğunun tespit edilemediğini,
b. Bilirkişi raporlarının açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmadığını,
c. Bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını,
d. Davalıların söz konusu taşınmazları muristen sonra çaylık olarak yapmış olduklarına ilişkin herhangi bir savunması mevzu bahis değil iken Yerel Mahkemenin bu hususu re'sen gözeterek davalılar lehine yorum ve değerlendirme yaptığını,
e. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
- Davalılardan Dursun özetle;
a. Usul ve esas bakımından hukuka aykırı olan davanın reddi gerektiğini,
b. İntifadan men şartının sağlanmadığını,
c. Davacının uzun süreli kullanıma zımni muvafakat ettiğini, aksini ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı olup hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu,
d. Somut olayda kötüniyetli bir işgalden söz edilmeyeceğini,
e. Alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası ecrimisil ilişkindir olup, uyuşmazlık, kısmen kabul kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davası açabilir.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalılardan Dursun’nun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK'nun 440/III 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47