Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6271
2023/1189
28 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit, ipoteğin terkini ve icra takibinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli; davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde taraflardan gelen olmadı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.02.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davalı ... ile dava dışı ... İnşaat Emlak Ltd. Şti. arasında 21.2.2012 tarihli adi yazılı bir sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalının, dava dışı ... İnşaat Emlak Ltd. Şti.’den 45 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen 11 ve 16 No.lu bağımsız bölümleri 240.000,00 TL bedelle satın aldığını, şirket ortağı Hasan Kurt’un da sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, sözleşmenin birinci maddesinde, henüz kat irtifakı kurulmaması nedeniyle ileride tapu devirlerini sağlamak için şirket ortağı Hasan Kurt’un 1/4 hisse ile maliki olduğu 1423 ada 5 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı lehine 200.000,00 TL bedelli teminat ipoteğinin tesis edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak ipoteğin 22.02.2012 tarihli ve 3190 yevmiye No.lu resmi senette karz ipoteği şeklinde düzenlendiğini, tapuların sözleşmede kararlaştırılan 30.04.2012 tarihinden önce davalıya devredilmesine rağmen davalının, 08.03.2012 tarihinde üzerinde kat irtifakı kurulan 1423 ada 5 parseldeki 10 No.lu bağımsız bölüm için Hasan Kurt ve Hasan’ın 09.03.2012 tarihinde bahsi geçen bağımsız bölümü devrettiği ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, bunun üzerine ... tarafından davalı aleyhine ipoteğin terkini ve icra takibinin iptali davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/290 Esas, 254 Karar (bozmadan önce 2013/1353 E. 2014/473 K.) sayılı 31.01.2019 tarihinde kesinleşen kararı ile 10 No.lu bağımsız bölümün, dava açılmadan önce 31.05.2013 tarihinde dava dışı ...’a devredilmesi nedeniyle davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, eldeki davanın davacısı .... tarafından 10 No.lu bağımsız bölümün 12.11.2014 tarihinde diğer davacılar Battal ve Kenan’a yarı yarıya satıldığını ileri sürerek,... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/290 Esas, 254 Karar sayılı dosyasındaki aynı sebeplerle, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin terkinini ve icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş; ipoteğin teminat değil, karz ipoteği olduğunu belirterek davanın reddi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... yönünden, dava konusu 10 No.lu bağımsız bölümün dava tarihinden önce diğer davacılara satıldığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine; diğer davacılar yönünden, ipotek akit tablosuna karşı ileri sürülen iddianın, resmi senede karşı yapılmış bir iddia olduğu, senede karşı iddianın aynı güçte yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ancak davacı tarafın iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ipoteğin resmi senette karz ipoteği olarak görülmekte ise de gerçekte teminat ipoteği olduğunu, davalının ipoteğin sağladığı teminatı elde ederek tapuları devraldığını, kötüniyetli olarak mükerrerlik arz edecek şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçtiğini, davalı ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. arasında yapılan 21.02.2012 tarihli sözleşme ile davaya konu ipoteğin teminat ipoteği olduğunun kanıtlandığını ve davalının bu sözleşmeye herhangi bir itirazda bulunmadığını ileri sürmüştür.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen iş bu davayı açarak müvekkilinin alacağını sürüncemede bıraktıklarını, davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de müvekkili lehine icra inkar tazminatı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu talepleri hakkında herhangi bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b/1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili ve davalı vekili temyiz dilekçelerinde; istinaf itirazlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu ipoteğin karz ipoteği niteliğinde olup olmadığı, teminat ipoteği olduğu iddiasının davacı tarafça kanıtlanıp kanıtlanamadığı, davalı taraf lehine icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47