Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6418

Karar No

2023/1045

Karar Tarihi

22 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Mera Komisyon Kararının iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce iki kez İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne,duruşma isteminin kararın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, Kahramanmaraş İl Mera Komisyonunun 17.12.2007 tarih ve 374 sayılı kararı ile Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük Köyü 131 parsel (70,846,78 m2'lik) yer Pınarhüyük Mera 1 olarak tahsisinin yapıldığını, bu kararın 20.02.2008 tarihinde 443 yevmiye ile tescil edildiğini, tahsis kararıyla müvekkiline ait olan yaklaşık 20 30 dönümlük yerin bulunduğunu, söz konusu yerde 40 50 yıldır müvekkilinin tasarruf ettiğini, zilyet olduğunu ve pamuk, mısır, buğday gibi ürünler ekmek suretiyle kullandığını, halen de kullanmakta olduğunu, ilgili muhtarlığın men kararı için ... Kaymakamlığına başvurması üzerine kaymakamlık tahkikatı sonucunda 26.05.1983 tarihli ve 1983/30 Karar sayılı kararını vererek söz konusu yerin zilyetliğinin müvekkile ait olduğunun tespit edildiğini beyan ederek, bu kısma yönelik komisyon kararının iptali ile tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Hazine vekilinin cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin tasarrufu ve hükmü altında olan yerlerden olduğunu, taşınmazın mera olduğunu, davacının söz konusu yere ilişkin zilyetlik iddiası ve tescil talebinin haklı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı için gerekli sürenin davacı lehine gerçekleşmediğini, DSİ seddelerinin yapımından önce davacının tasarrufunun mümkün olmadığını bildirerek, hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin Kahramanmaraş ili, Türkoğlu İlçesi, Pınarhöyük Mahallesi ... sınırları içerisinde yer almakta olup yetki ve sorumluluğun bu belediyeye ait olduğunu, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin husumet ehliyeti bulunmadığından davada taraf sıfatının bulunmadığını husumetin Türkoğlu belediyesine yöneltilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2012 tarih ve 2010/380 Esas, 2012/116 Karar sayılı kararıyla;

a. Davacının davasının kabulüne,

b. K.Maraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük (fanfas) Köyü, Keleş mevki 0 ada 133 No.lu parselde keşifte dinlenen fen bilirkişisi Ali Cücük’ün 25.10.2011 tarihli krokili raporunda kırmızı kalemle taralı ve işaretli (A) harfi ile gösterilen 25743.40 m2'lik kısım ile ilgili K.Maraş İl Mera Komisyonu’nun 17.12.2007 tarih ve 374 Karar sayılı mera tahsis kararının iptaline,

c. K.Maraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük (fanfas) Köyü 0 ada 133 No.lu parselde keşifte dinlenen fen bilirkişisi Ali Cücük'ün 25.10.2011 tarihli krokili raporunda kırmızı kalemle taralı ve işaretli (A) harfi ile gösterilen 25743.40 m2'lik kısmın TMK'nın 713 üncü maddesi gereğince tarla vasfı ile Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük (fanfas) Köyü, Keleş mevkinde son bulan parselden sonra yeni parsel numarası verilmek suretiyle Mahzen ve Ayşe’den olma, 20.02.1945 ... Doğumlu K.Maraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük Köyü nüfusuna kayıtlı, 32495123728 TC. Kimlik No.lu davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

  1. İlk derece Mahkemesinin 10.09.2015 tarih ve 2014/9 E., 2015/1549 K. sayılı ikinci kararı ile;

a. Davacının davasının kabulüne,

b. K.Maraş ili, Türkoğlu İlçesi, Pınarhüyük (fanfas) Köyü, Keleş mevki 103 ada 3 No.lu parselde keşifte dinlenen fen bilirkişisi Ali Çakır’ın 19.06.2015 tarihli krokili raporunda kırmızı kalemle taralı ve işaretli (A) harfi ile gösterilen 25962.94 m2'lik kısım ile ilgili K.Maraş İl Mera Komisyonu’nun 17.12.2007 tarih ve 374 Karar sayılı mera tahsis kararının iptaline,

c. K.Maraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük (fanfas) Köyü 103 ada 3 No.lu parselde keşifte dinlenen fen bilirkişisi Ali Çakır’ın 19.06.2015 tarihli krokili raporunda kırmızı kalemle taralı ve işaretli (A) harfi ile

gösterilen 25962.94 m2'lik kısmın TMK'nın 713 üncü maddesi gereğince tarla vasfı ile Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük(fanfas) Köyü, Keleş mevkinde son bulan parselden sonra yeni parsel numarası verilmek suretiyle Mahzen ve Ayşe’den olma, 20.02.1945 ... doğumlu K.Maraş ili, Türkoğlu ilçesi, Pınarhüyük Köyü nüfusuna kayıtlı, 32495123728 TC. Kimlik No.lu davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Birinci bozma kararında; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından 19.09.2013 tarih ve 2013/12172 E., 12658 K sayılı kararı ile; ''....... öncelikle keşif sonucu elde edilen teknik bilirkişi raporuna ekli kroki gönderilmek suretiyle kadastro müdürlüğünden dava konusu taşınmazın hangi tarihte ve ne sıfatla tescil harici bırakıldığı sorulmalı, taşınmazın imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun tespiti halinde 24.10.2011 tarihli jeolog bilirkişi raporundaki ''....aktif dere yatağı içinde olmamasına rağmen pasif dere yatağı içinde ve taşkın koruma seddeleri yapılana kadar Aksu çayının taşkın alanında kalmaktadır. Seddeden sonra çay yatağı vasfını kaybetmiştir...'' şeklinde tespit gereğince taşınmaz Aksu çayının taşkın alanından koruyan seddenin yapım tarihine ilişkin çelişki giderilmelidir. Seddenin yapım tarihi ile taşınmazın mera olarak tahsisi arasında 20 yılı aşkın bir sürenin geçtiğinin tespiti halinde mera olarak tespit edildiği 2007 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1977 1987 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan; fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyaya eklenmeli, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları keşifte uygulanmalı, hava fotoğraflarının çekildikleri, tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ve hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtayın denetimine açık gerekçeli rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklar HMK'nın 243, 244, 259 ve 290/2 nci maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağrılarak uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeli, taşınmaz imar ihyaya muhtaç yerlerden ise davacının hangi tarihte taşınmazın imar ve ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürdüğü ve hangi tarihte tamamladığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurularak belirlenmeli, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı hesaplanmalı, daha önce götürülmeyen başka bir uzman bilirkişi ziraat mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nın 261 inci maddesi uyarınca yüzleştirilme suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, HMK'nın 290/2 nci maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip Mahkeme Hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması sağlanmalı ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar vermek gerekirken mahkemece yukarıda yazılı araştırma ve incelemeler yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesi ile bozulmuştur.

  2. İkinci bozma kararında; kapatılan Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 17.02.2020 tarih ve 2019/5689 E., 2020/531 K sayılı bozma kararında '''....Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına oluşan usuli müktesep hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi ve o doğrultuda işlem yapılması zorunlu hale gelir. Bozma ilamında belirtildiği halde, çekişmeli taşınmazın hangi tarihte ve neden tescil harici bırakıldığı tespit edilmemiş, seddenin yapım tarihi ile çekişmeli taşınmazın mera olarak tahsis edildiği tarih arasında davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmemiş, usulüne uygun hava fotoğrafı incelemesi yapılmamış, yöntemince yerel bilirkişi tespit edilerek yapılan keşiflerde dinlenilmemiş ve ziraat bilirkişi raporları arasında çelişki oluşmasına rağmen, bu çelişki giderilmeden hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez....'' gerekçeleri ile eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme bozma kararı uyarınca mahallinde keşif kararı vermiş ancak davacı taraf usulüne uygun ihtara rağmen kesin süre içerisinde keşif harç ve masraflarını yatırmadığından davacının keşif ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Mahkemenin 16.11.2021 tarihli 3. celsesinde 01.12.2021 günü saat 14:00'te keşif yapılarak rapor tanzim ettirilmesine, bilirkişilerin emek ve mesailerine karşılık 300,00'er TL, 100,00 TL araç yol ücreti, 419,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 2.919,90 TL masraftan dosyada bulunan 28,95 TL'nin posta ve tebligat masrafı olarak dosyada saklı tutularak, 2.919,90 TL'nin davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine yatırılarak karşılanmasına denilmek sureti ile ara karar kurulduğunu,

  2. 6100 sayılı HMK'nın 94 üncü maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerektiğini,

  3. Mahkemece verilen ara kararın usulüne uygun olmadığını, zira keşif masrafı ile dosyada bulunan miktarın posta ve tebligat gideri beraber gösterilmiş olup müvekkilinin yatıracağı miktarı anlayamadığını, müvekkilinin 77 yaşında olup zor işitmekte ve zorlukla anlayabildiğini, mahkemenin ara kararını anlayabilmesinin de mümkün olmadığını,

  4. Keşif gideri konusunda ihtar yapılırken dosyada bulunan 28,95 TL'nin bu giderlerin arasında sayılması ve akabinde ise bu giderin keşif miktarına dahil olup olmadığı anlaşılmayacak şekilde ücret takdir edilmesinin anlam karmaşasına neden olduğunu,

  5. Dosyada mevcut avansın yatırılacak olan miktardan düşülerek hesap edilmesi gerektiğini, ancak mahkeme ihtarında bu şekilde mahsup yapmadan davacıya süre verildiğini,

  6. Diğer önemli bir husus ise yatırılması istenen miktarın gider avansı mı yoksa delil avansı mı olduğunun mahkemece bildirilmediğini, gider avansının yatırılmamasının ve delil avansının yatırılmamasının farklı hukuki sonuçlara bağlandığı dikkate alındığında mahkemece oluşturulan ara kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini,

  7. Zira talep edilen giderin, gider avansı veya delil ikamesi avansı olup olmadığının denetlenememediğini, delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almamasının zorunlu olduğunu,

  8. Bir başka husus ise mahkemenin vermiş olduğu 2 haftalık kesin sürenin keşifle aynı güne tekabül ettiğini, keşifle aynı güne denk gelecek şekilde 2 haftalık kesin süre verilmesi de keşfin amacına hizmet etmediğini,

  9. Zira müvekkili tarafından keşfe gidildiğinde de bu paranın ödenebileceğini düşünmüş olduğunu, müvekkiline verilen kesin sürenin deyim yerindeyse yanıltıldığını,

  10. Keşfin hangi konuda yapılacağı ve keşfe neden ihtiyaç duyulduğu konusunun ara kararında belirtilmediğini, bu konuda Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/260 Esas, 2019/3893 Karar sayılı kararının da aynı yönde olup mahkemece davanın bu nedenle reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı oludğunu,

  11. Tüm bu nedenlerle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerektiğini ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali ile tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı HMK’nın 90 ıncı maddesi gereğince; süreler, Kanun'da belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanun'da belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.

  3. Aynı Yasa'nın 94 üncü maddesi gereğince; Kanun'un belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.

  4. Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;

a. Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,

b. Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,

c. Yapılacak iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça

gösterilmesi,

d. Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.

  1. Değerlendirme

1.Somut olayda; mahkemece keşif kararı ve 6100 sayılı HMK’nın 324 üncü maddesi hükmüne göre keşif giderlerinin yatırılması için de aynı Kanun'un 94 üncü maddesi uyarınca, ilgili tarafa kesin süre verilmiştir.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak mahallinde keşif yapılmak üzere davacı tarafa masraflar için verilen kesin sürenin usule uygun olduğu, davacının maddi durumunun olmadığıdan keşif masrafı yatırmadığını bizzat son celsede bildirdiği, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim