Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/2211

Karar No

2022/7859

Karar Tarihi

20 Aralık 2022

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.07.2009 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil veya tazminat; trafik kaydının iptali veya tazminat, ecrimisil ve alacak talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.11.2016 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.11.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ... .... Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı ...’nin kardeş olduklarını, diğer davalının davalı ...’nin aile şirketi olduğunu, müvekkili ile davalının birlikte ticaret yaptıklarını, 2001 yılında davalının ve oğlunun ortaklığı sona erdirdiğini, dava konusu 118 parsel sayılı taşınmazı davalı ... ile birlikte satın almalarına rağmen taşınmazın davalı ... adına tescil edildiğini ve davalının taşınmazı 02.04.2009 tarihinde davalı şirkete satış adı altında devrettiğini belirterek, dava konusu taşınmazda davalı şirket adına kayıtlı ½ hissenin müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde rayiç değerinin tazminine; müvekkili ve davalı ...’ye babalarından miras kalan taşınmazların müvekkilinin muvafakatinin olmamasına rağmen davalı ... tarafından kullanıldığını ileri sürerek de 6.000,00 TL ecrimisilin müvekkiline faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde ayrıca, müvekkili ile davalı ... tarafından birlikte edinildiğini beyan ederek bir kısım araca yönelik ve bir miktar döviz, altın ile buğday bedeline yönelik taleplerde bulunmuşsa da yargılama sıranda bu taleplerinden feragat etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, davalı ... ile davacı arasında ortaklığın söz konusu olmadığını, dava konusu 118 parsel sayılı taşınmazın satın alınmasında davacının katkısının bulunmadığını, tarafların murislerinden kalan taşınmazlarda davacının hissesini icara vermek suretiyle kullandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, dava hata ve hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ecrimisil ve alacak davası olarak nitelendirilerek davanın ispatlanamadığı ve davacının bir kısım taleplerinden feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davadaki istemin adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı tescil ve alacak olduğu belirtildikten sonra, davanın tekrar nitelendirmesi yapılarak iddianın ileri sürülüş biçimine göre uyuşmazlığın inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olduğu belirtilerek, davacının araçlar, döviz, altın ve buğday taleplerine ilişkin istemlerininden feragat ettiği, tapu iptali ve tescil, tazminat ve ecrimisile ilişkin davanın ise tanık anlatımlarıyla da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK md. 353/1 b 2 uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında, davanın reddine; araç, buğday bedeli ve dövize ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Bölge adliye mahkemesi kararında yer alması gereken hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359 uncu maddesinin 1. fıkrasında belirtilmiştir. Maddeye göre, “Tarafların iddia ve savunmalarının özeti”, “İlk derece mahkemesi kararının özeti”, “İleri sürülen istinaf sebepleri” ve “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” bölge adliye mahkemesi kararında yer alması gereken zorunlu hususlardandır. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir” hükmü yer almaktadır.

Buna göre kararda, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince temyize konu kararda dava, hem adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı tescil ve alacak hem de inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat davası olarak nitelendirilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi gereği hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonuçları ile bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların hukuki nitelendirmeleriyle sınırlı olmaksızın, kanunları resen uygulayarak iddia ve savunmadaki talepleri karara bağlamakla yükümlüdür. Tabi olacakları kurallar ile etki ve sonuçlarının belirlenmesi yönünden, taraflarca dile getirilen taleplerin hukuki nitelendirmesi büyük önem arz etmektedir. Ayrıca, birden çok hukuki sebebin bir arada incelenebilmesi, bunlardan birinin diğerinin incelenmesine hukuken olanak tanımasına bağlıdır.

Bu doğrultuda davaya konu uyuşmazlık bakımından öncelikle; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası ile adi ortaklığın tasfiyesinde ortaklardan birinin diğer ortağa ortaklık geliri ile alınmış bir malvarlığı değerinin mülkiyetini talep etmesine ilişkin davalarda ispat kurallarının açıklamasında yarar vardır.

İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa Hukuk Muhakemeleri Kanununun 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14 516 Esas, 2015/2838 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)

Adi ortaklıkta ise, ortaklar kendi aralarında tasfiyeyi herhangi bir geçerlilik şekline tabi olmayan bir anlaşmayla gerçekleştirebilirler. Diğer taraftan, adi ortaklık sözleşmelerinde ortakların diğer sözleşmelerden farklı olarak emeklerini ve mallarını ortak bir amaç doğrultusunda birleştirmeleri nedeniyle, aralarında kurulan sıkı iş birliği ve güvenin, tasfiye işlemlerinde de gözardı edilmemesi gerekir. Bu bağlamda, ortaklık geliri ile alınan (ortaklığın mal varlığına dahil olan) bir değerin; adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin protokol ile tasfiye amacıyla ortaklardan birine bırakılacağına dair kararlaştırmanın, diğer bir anlatımla ortaklardan birinin diğer ortağa ortaklık geliri ile alınmış mal varlığı değerinin mülkiyetini geçirme borcu altına girmesi (bu mal varlığı değerinin devri kanun gereğince resmi şekilde düzenleme şartına bağlı olsa bile) hukuken mümkün ve geçerli olup, resmi şekilde düzenleme şartının, ancak tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin katılım payı (sermaye) olarak ortaklığa konulması halinde aranması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 10.04.1991 tarih, 1991/13 76 E. 1991/199 K.)

Yapılan bu genel açıklamalardan anlaşıldığı üzere; uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığının kabulü halinde uygulanacak hükümlerle, inanç ilişkisinden kaynaklandığının kabulü halinde uygulanacak hükümler ve bunların sonuçları birbirinden farklı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359. maddesine aykırı olarak kararın gerekçesinde çelişki oluşturulması doğru görülmemiştir.

Bununla birlikte; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında, “karar HMK 353/1 b 2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında” ifadesinin kullanılması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verildiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/2 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 20.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

derece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:51:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim