Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/556
2022/7687
13 Aralık 2022
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2015 gününde verilen dilekçe ile tapudaki şerhlerin terkini talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmazın tapu kaydındaki haciz ve satışa arz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesince, davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesince, davanın kabulüne dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan davaya konu haciz ve satışa arz şerhlerinin terkinine dair verilen kararın; davaya asliye hukuk mahkemelerince bakılması gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 06/11/2018 tarih ve 2016/8213 Esas, 2018/7416 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesince, bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiş ve dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.11.2019 tarih ve 2019/5223 Esas, 2019/6407 Karar sayılı ilamıyla uyuşmazlığın İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne 15671 ada 28 parsel (eski 1421 ada 28 parsel) 16 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaza davalıların muarazalarının ve müdahalesinin men’ine, bu taşınmazın tapu kaydına işlenen ... 1. İcra Müdürlüğünün 2009/8838 Esas sayılı ve İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün 2014/9190 Esas sayılı dosyalarından konulan haciz, satışa arz vb. tüm şerhlerin tapudan terkinine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
- Gerekçeli kararın hükmü temyiz eden davalı ... Koçak’a 30.09.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının 07.11.2021 tarihinde 15 günlük yasal süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/4. maddesi ve 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince süresi geçirilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
- Davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 25. maddesi, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz” hükmünü içermektedir.
Kanunun 26. maddesinde, “(1)Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 31. maddesinde ise, “(1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmü yer almaktadır.
Dosya içeriğine göre;
Davacı vekili, dava dilekçesinde davanın konusunun müvekkiline ait gayrimenkuldeki haciz ve satışa arz şerhlerinin terkini olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde, müvekkiline ait dava konusu 1421 ada 28 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 16 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydında yer alan “davalıdır”, “kesinleşmemiş mahkeme kararı vardır” şerhleri ile ihtiyati tedbir şerhine rağmen ve icra dosyasında satışı düşürülmesine karar verildiği halde; taşınmazın tapu kaydına davalılar tarafından konulan haciz ve satışa arz şerhlerinin müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalıların muarazalarının ve el atmalarının önlenmesine, söz konusu şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 10.12.2020 tarihli celsede, davacı vekiline dava dilekçesinde yer alan “davalıların muarazalarının ve el atmalarının men edilmesi” talebine ilişkin açıklamada bulunması için süre verilmiştir.
Davacı vekili ara karar gereği sunduğu beyan dilekçesinde, davalıların hukuki ve fiili muaraza çıkartarak müvekkilinin mülkiyet hakkını kullanmasına engel olduklarını beyan etmiş ve dava dilekçesinde belirtmediği halde davalıların müvekkiline ait taşınmaza girmesine, taşınmazı tamamlayarak kullanmasına ve otoparkı ıslah etmesine engel olduklarını ileri sürmüştür. Söz konusu beyan dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, davanın konusunun taşınmaza davalıların el atmasının önlenmesi ve taşınmazın tapu kaydına icra takipleri nedeniyle konulan şerhlerin terkini olduğu kabul edilerek; dava konusu taşınmazın dubleks olmasına rağmen daireyi çatı dubleksine bağlayan döşeme yırtığının olmadığı ve üst kata girildiğinde asansör dairesi ile karşılaşıldığı, davalıların daireden faydalanılmasını engelledikleri gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hukuki uyuşmazlığın çözümü için mahkemece, öncelikle tarafların ileri sürdüğü ve savunduğu hususlar çerçevesinde maddi olayın denetimine de elverişli olacak şekilde aydınlatılması ve bundan sonra hukukun somut olaya uygulanması gerekmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki hakim, davayı aydınlatma ödevine dayanarak tarafların dava dosyasında ileri sürmedikleri olayları re’sen dikkate alamayacağı gibi, belirsizlik giderilirken, taraflarca yeni olaylar da ileri sürülemez. Başka bir ifadeyle; davacı tarafın daha önce hiç bildirmediği olayların maddi gerçeğe uygun karar verme gerekçesiyle dava dosyasına intikali sağlanamaz.
Anılan yasal düzenlemeler, açıklamalar ve yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmeyip, beyan dilekçesinde ileri sürdüğü yeni olayları ve re’sen davacı tarafın dava dosyasında ileri sürmediği olayları dikkate almak suretiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 25, 26 ve 31. maddelerinde düzenlenen ilkelere aykırı hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Bunlarla birlikte; yukarıda açıklanan niteliğine göre dava maktu harca tabi olduğu halde yanılgılı değerlendirmeyle dava konusu taşınmazın değeri ve icra dosyalarına konu alacakların değeri esas alınarak harç ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... ’ın temyiz DİLEKÇESİNİN REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:54:23