Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1317
2021/4202
22 Aralık 2021
- Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/12/2015 tarihinde verilen dilekçeyle mirastan feragat sözleşmesinin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/10/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı ...'nın müvekkiline borçlu olduğunu, Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün 2013/2664 Esas sayılı icra dosyası ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların murisi ...'nın İstanbul ilinde birçok menkul ve gayrimenkul bırakarak 10.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, davalı ...'in Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün 2013/2664 Esas sayılı icra dosyasına Uşak 1. Noterliğinde düzenlenen 25.08.2014 tarihli 6934 yevmiye sayılı mirastan feragat sözleşmesini sunarak tereke hacizlerinin kaldırılmasını istediğini, davalı ...'in davacı alacaklıyı zor duruma sokmak maksadıyla muvazaalı olarak mirastan feragat sözleşmesini sunduğunu belirterek, Uşak 1. Noterliğinde düzenlenen 25.08.2014 tarihli 6934 yevmiye sayılı mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili; davalı ve aynı zamanda icra dosyası borçlusu olan İbrahim'in borçlarının muris ...tarafından diğer davalı ... üzerinden ödendiğini, bu nedenle miras bırakanın sağlığında miras hakkını murisin vefatından önce iflas sebebiyle almak zorunda kalan İbrahim'in mirasa ilişkin herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalılar, borçlu İbrahim'in borçlarını babasının ödediğini, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 05.02.2020 tarihli 2018/241 Esas, 2020/250 sayılı Kararında, borçlu İbrahim'in davacıya olan kambiyo senedine dayalı borcunu ödememek suretiyle elindeki malvarlığını yakınlarına devrettiği, babasından miras kalacak taşınmazları da borcuna karşılık satılmaması için bedelsiz olarak mirastan feragat sözleşmesi yaptığı, yapılan işlemlerin muvazaalı ve alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu, davacının alacağını tahsil edebilmesi için davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
TMK'nın VII. mirasçıların alacaklılarının korunması başlıklı 617. maddesi: "Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir.
Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede alacaklıların mirastan feragat sözleşmesinin iptalini isteyip isteyemeyeceği konusunda düzenleme yapılmamıştır.
İsviçre Federal Mahkemesi mirasın reddinin iptaline ilişkin hükmün, kıyas yolu ile mirastan feragate de uygulanması istemine ilişkin davada kıyas yolu ile uygulamanın mümkün olmadığı yönünde karar vermiştir. Kanundaki düzenleme eksikliği bir ihmalin sonucu olmayıp; bilinçli bir tercihin ürünüdür. Kanun koyucu bilinçli olarak susmuş ve olumsuz bir çözüm tarzını benimsemiş; bir diğer ifade ile reddin iptaline ilişkin hükmün, kıyas yolu ile ivazsız feragatin iptaline uygulanmamasını istemiştir. Buna karşın hukuk düzenince öngörülen diğer imkânlarının kullanılmasının önünü kapatmamıştır. Mahkemeye göre alacaklılar bu imkânlardan olan İcra ve İflas Kanununda düzenlenen tasarrufun iptali davasını açılabileceklerdir. (Yıldırım, Mustafa Fadıl, Miras Hakkından İvazsız Feragat Halinde Feragat Eden Mirasçının Alacaklılarının Feragatin İptalini İsteme Sorunu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 18. Cilt, 3. Sayı, 01.07.2014: 67 76)
Somut olaya gelince, mirastan feragat sözleşmesinin iptali, ancak sözleşmenin taraflarınca istenebilir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, davalılardan ...'dan alacaklı olan davacının açtığı dava üzerine Uşak 1. Noterliğinde düzenlenen 25.08.2014 tarihli 6934 yevmiye sayılı mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 22.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:18