Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1889
2024/717
25 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/793 E., 2013/769 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanıkların cezalarının ertelenmemesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi halde cezalarının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tarihinde hudut taşları arasında devriye faaliyeti sırasında,sanıkların mayınlı sahayı çevreleyen tel örgüden sırtlarında çuvallarla Suriye sınırından Türkiye tarafına geçtikleri, beraberlerinde 300 kg toz
şeker ile yakalandıkları anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 ncü maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklar savunmalarında, ele geçen eşyanın Muhammed isimli bir şahsa ait olduğunu, kendilerinin para karşılığında hamallık yaptıklarını, aslında 7 kişi olduklarını, olay sırasında Muhammed'in kendilerine yol gösterdiğini, eşyaları taşımak için mal sahibiyle anlaştıklarını, dur ikazında bulunulması üzerine diğerlerinin kaçtığını, olay nedeniyle pişman olduklarını beyan etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Sanıkların belli bir ücret karşılığı, sırtlarında çuvallarla kaçak eşyayı Türkiye'ye sokmak için eşya sahibi olan şahısla anlaştıkları, bu suretle birlikte suç işleme iradelerinin olmadığı, eylemin münferit kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı halde toplu kaçakçılık suçundan hüküm kurulması,
3.Hükümden sonra 24.11.2015 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mahkûm olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında anılan maddenin l nci fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanıklarının sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:16