Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/6081
2024/311
11 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/257 E., 2016/29 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Beraat, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/257 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri, sanık hakkında kurulan beraat kararının usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle bozulmasına ve sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü trafik ekiplerince yapılan denetimlerde, sanığın sevk ve idaresindeki aracın ön cam kısmında takılı vaziyette 1 adet radar tespit cihazı ele geçtiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalardaki savunmasında, suça konu radar tespit cihazını yurt dışından bir arkadaşının gönderdiğini, ithalinin ve bulundurulmasının yasak olduğunu bilmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3.Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile cihazın yabancı menşeili ve kaçak olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında "İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, aynı ceza ile cezalandırılır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Kanun koyucu anılan maddenin birinci cümlesi bakımından ithali yasak eşyayı ithal eden (yurda sokan) kişinin, eşyanın ithalinin yasak olduğunu bilmesi şartını aramadığı gibi ticari amaç koşulunu da aramamaktadır. Anılan maddenin ikinci cümlesi bakımından ise, bir şekilde yurda sokulmuş ithali kanun gereği yasak eşyayı satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişinin cezalandırılabilmesi için, eşyanın ithalinin kanun gereği yasak olduğunu bilmesi şartına bağlamış olup, burada da ticari amaç koşulu aranmamaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında "Hız sınırlarının aşılıp aşılmadığını, tespit etmekte kullanılan cihazların yerini tespit veya sürücüyü ikaz eden her türlü cihazın imalı, ithali ve araçlarda bulundurulması yasaktır." amir hükmünün bulunduğu, yine 2918 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin son fıkrasında "Bu cihazları imal ve ithal edenler, fiil başka bir suç oluştursa bile ayrıca 800.000.000 liradan 1.332. 800.000 liraya kadar hafif para cezası ve altı aydan sekiz aya kadar hafif hapis cezası ile; araçlarında bulunduran işletenler ise, 532.600.000 liradan 800.000.000 liraya kadar hafif para cezası ve dört aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar ve bu cihazların müsaderesine de hükmolunur." şeklinde düzenleme bulunması karşısında, radar tespit cihazının ithalinin kanun gereği yasak olduğu açıktır.
Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde suç tarihinde sanığın aracında radar tespit cihazı ele geçirilmiş ise de; ithali kanun gereği yasak eşyayı satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişinin cezalandırılabilmesi için eşyanın ithalinin kanun gereği yasak olduğunun sanık tarafından bilinmesi şartına bağlanmış olduğundan ve dosya kapsamında sanığın radar tespit cihazının ithalinin kanun gereği yasak olduğunu bildiğine dair mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/257 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragraftan; ''54/1.'' ibaresi çıkarılarak yerine "54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37