Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/14822

Karar No

2024/2102

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/225 E.,2021/123 K.

SUÇ: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının

Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet

İNCELEME KONUSU

KARAR: Uyarlama sonucu mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2014 tarihli ve 2013/20 Esas, 2014/ 13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, anılan Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 20.03.2014 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesine müteakip, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) yapılan değişiklik sebebiyle uyarlama yargılaması yapılmasının talep edildiği ve bunun

sonucunda, Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/225 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararı ile sanığın 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi,50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan verilen 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birici fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmedildiği, uyarlama sonucu kurulan 31.03.2021 tarihli kararının itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/24898 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/60317 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/60317 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,

5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında,

4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak, anılan Kanun'un 54. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yapılan değişiklik üzerine atılı suçun 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde düzenlenmiş olduğu nazara alındığında,

1 Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2014 tarihli ilk kararında sanığın eyleminin, 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilmek suretiyle suç tarihi olan 07/07/2012 itibariyle sanığın lehine olan 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesinde "21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde yer alan düzenlemenin sanık lehine hükümler içerebileceğinden bahisle Cumhuriyet savcılığınca uyarlama yargılaması yapılması yönündeki talep üzerine, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18. maddesi ile 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin karşılaştırmalı olarak

değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında uygulanmasına yer olmayan 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm kurulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde

2 Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 esas 2019/3352 karar sayılı ilamında yer alan, " İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama yargılamasına ilişkin kararda ilk kararda uygulanan vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında bir karar verilmemesinde,isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden

Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.

26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamayacağı belirlenmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 nolu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden

Kanun yararına bozma müessesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  1. Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/225 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyararınaalkolkanunreddinepiyasasınınsonucutütünbozmaisteminintevdiine4733uyarlamamahkûmiyetistemkabulünekonusugerekçesayılıveincelemebozulmasınamamulleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim