Yargıtay 7. CD 2022/2583 E. 2024/2002 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2583
2024/2002
31 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI: 2021/2422 Değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 3.469,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Ayvalık Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığınca düzenlenen 26.03.2021 tarihli ve 66 sayılı idarî yaptırım karar tutanağına karşı yapılan başvurunun süre yönünden reddine dair Ayvalık Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/678 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, Burhaniye Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/2422 değişik iş sayılı kararıyla; başvurunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede başvurunun kabulüne, anılan Hâkimlik kararının ve idarî yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.01.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB 2022/12195 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB 2022/12195 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre,
1 Ayvalık Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/07/2021 tarihli kararı ile kabahatli tarafından anılan idari yaptırım karar tutanağına karşı yapılan başvurunun süre yönünden reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, mercii tarafından sadece süre yönünden inceleme yapılması gerektiği cihetle, kabahatlinin başvurusunun süresinde olduğu kabul edilip, esastan incelenmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2 Kabule göre de;
A Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 25/01/2021 tarihli ve 2021/628 esas, 2021/466 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 1593 sayılı Kanun'un, salgın hastalıklarla mücadele ve genel sağlığın korunması amacıyla çıkarılması nedeniyle, Covid 19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlerde öncelikle uygulanması gereken özel norm niteliğinde olduğu, dolayısıyla salgını önlemeye yönelik olarak meclis tarafından alınan tedbirlerin 1593 sayılı Kanunun 282. maddesinin ikinci kısmında yer alan "zorunluluk" kavramı içerisinde değerlendirilmesi ve bu kararlara aykırı hareket edenlerin de zorunluklara uymadıkları gerekçesiyle bu madde kapsamında yaptırımlara tabi tutulmaları gerektiği,
Somut dosya kapsamında, bahsedilen salgın nedeniyle Balıkesir Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun 01/12/2020 tarihli ve 2020/104 sayılı kararı ile il genelinde hafta içerisinde yer alan günlerde 21:00 05:00 saatleri arasında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmasına karar verildiği, 11/03/2021 tarihli tutanaktan anlaşıldığı üzere, anılan tarihte (Perşembe günü) Küçükköy Mahallesi PTT Kavşağı önünde saat 21:50 sıralarında sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettiği tespit edilen kabahatli hakkında, 1593 sayılı Kanun uyarınca idari yaptırım uygulandığı, uygulanan yaptırım kararının usul ve yasalara uygun olduğu gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
B 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hakkındaki idarî yaptırım kararı kaldırılan kabahatli yararına vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Her ne kadar kabahatli hakkında COVID 19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlere riayet etmemesi nedeniyle uygulanan idarî para cezasına karşı başvurusuna yönelik verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; 09.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile "24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID 19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idari para cezası verilmez, tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez." şeklinde düzenleme getirildiği, bilahare Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/44 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararı ile son cümledeki "... tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez.." ibaresinin iptal edilmesi üzerine, bu kez 15.07.2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları, 31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade edilir." şeklinde bir fıkra eklendiği, bu düzenlemeler ile COVID 19 pandemisi kapsamında alınan tebirlere riayet etmemek fiilleri ile ilgili olarak 5326 ve 1593 sayılı Kanun'lar uyarınca idarî para cezası verilmemesinin, verilen idarî para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmemesinin, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesinin, tahsil edilenlerin ise ilgilinin başvurusu halinde iade edilmesinin öngörüldüğü cihetle, kanun yararına bozma müessesinin ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olduğu da gözetildiğinde, isteme konu kararın kanun yararına bozulmasında bir hukuki yarar kalmadığı anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:21