Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/17077
2024/1627
19 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/328 E., 2020/269 K.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet (Direnme)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, katılan ... vekillerinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekillerinin temyiz istekleri, verilen kararın müvekkil lehine olan kısımlarının onanmasına, aleyhe olan hususların ise bozulmasına, sanıklara en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, gerekçesi belirtilmeden takdiri indirim uygulanmasının hukuka ve adalet anlayışına aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçları işlemediğine ve hükmün bozulmasına ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, usul ve esas yönünden hukuka aykırı verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
4.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
5.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, müvekkili hakkında verilen ceza hükmünün Kanun'a aykırı olduğuna ve bozulmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, katılan ...'ün Kemer'de bulunan .....,Otel'in sahibi olduğu, ayrıca kendisine ait birçok iş yerini de kiraya verdiği, 1993 yılında... Otel'de muhasebeci olarak işe başlayan sanık ...'nın 1997 yılından sonra katılan tarafından tüm gelir ve gider işlerini yapmak ile görevlendirildiği, bu kapsamda sanık ...'in iş yerlerinin kiraya verilmesi, kira gelirlerinin toplanması ve paraların bankaya yatırılması yanında elektrik, su, telefon ve katılanın sair giderleri için harcama yapılması işlerini de gördüğü, katılanın 2002 yılından itibaren İstanbul'da yaşamaya başlaması nedeniyle de Kemer'deki bütün işlerini sanık ... vasıtasıyla takip ettiği, katılanın zaman zaman Kemer'e geldiğinde imzalaması gereken belgeleri sanık ...'in katılana imzalattığı ve katılan ile sanık ... arasında bir hizmet ilişkisinin bulunduğu, sanık ...'in, katılanın imzalaması gereken belgeler arasında fark ettirmeden katılana 06.09.2005 düzenleme, 06.03.2007 vade tarihli ve 7.658.000 Euro tutarında suça konu senedi de imzalattığı ve bu senedi sanık ...'a teslim ettiği, sanık ...'nin de senet arkasına imzasını atarak senedi sanık ... ...a verdiği, sanık ...'in Kemer İcra Müdürlüğünün 2007/849 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, ödeme emrinin katılanın yanından çalışan sanık ... tarafından 18.04.2007 tarihinde tebliğ alındığı ancak katılana verilmeyerek icra takibinin kesinleşmesinin sağlandığı, akabinde katılanın banka hesaplarından 1.373.198,26 TL'ye haciz işlemi yapılarak alacaklı sıfatıyla sanık ...'e ödendiği ve bu şekilde sanıklar......,...,......,.....,...., ve ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği belirlenmiştir.
Katılan ... soruşturma evresinde; Kemer'de birçok gayrimenkulü olduğunu, bunların bir kısmının kirada olduğunu, genellikle İstanbul'da oturduğunu, son 5 yıl içerisinde Kemer'e hiç gelmediğini, sadece 2006 yılbaşında geldiğini, gayrimenkullerinin kiralarını yanında işçi olarak çalışan sanık ...'in 2000 yılından itibaren topladığını ve kendisinin banka hesabına yatırdığını, ayrıca bazı işlerini de yürüttüğünü, Kemer'e geldiğinde yaptığı bu işlerle ilgili belgeleri imzalattığını, bazen bu şekilde 10 15 kadar evrak imzaladığını, sanık ...'in suça konu senedi de bu belgeler arasında imzalatmış olabileceğini, senetteki imzanın kendisine ait olup olmadığından da emin olmadığını, sanıklar ... ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, sanık ...'nin adını 1999 yılında aday olmasından dolayı duyduğunu, halıcılık yaptığını bildiğini, İstanbul'da bulunduğu dönemde sanık ...'in topladığı kira bedellerinde bir aksaklık olduğunu görünce Kemer'e gelerek bankadaki hesaplarını kontrol ettirdiğini, kovuşturma evresinde; sanık ...'e otel, dükkan ya da herhangi bir taşınmazını satmadığını, kendisinden para almadığını, sanık ...'in telefon, elektrik, kira sözleşmesi gibi bir kısım belgeleri zaman zaman kendisine imzalattığını, dava konusu yapılan senedi de bu tür belgeler arasında bakmadan imzalamış olabileceğini, bilerek ve isteyerek böyle bir senet imzalamadığını, sanık ...'in bu senedi diğer sanıklar ...'e sattığını düşündüğünü, kendi özgür iradesi ile herhangi bir
şekilde bir senet imzalayıp sanıklar .....,.....,.....,.....,ve ...'a vermediğini;
Tanık ... soruşturma evresinde; Kemer PTT'sinde posta dağıtıcısı olarak görev yaptığını, katılanı tanıdığını, katılana gelen tebligat ve diğer posta evrakını ....., Caddesi'ndeki bürosuna götürerek işçisi sanık ...'e tebliğ ettiğini, sanık ... ile katılanın arası açıldıktan sonra sanık ...'in işten ayrıldığını duyduğunu, bundan sonra gelen tebligatları sanık ...'in yerine işleri takip eden sanık ...'a yine belirttiği adreste tebliğ etmeye başladığını, ancak Kemer İcra Müdürlüğünden gelen ödeme emri henüz dağıtıma girmeden sanık ... ile sanık ...'ın PTT Müdürlüğüne gelerek posta servisine herhangi bir tebligat olup olmadığını sorduklarını, yanında çalışma arkadaşları .............,.......,...........,......,ve ...........,in de olduğunu, sanıklara henüz posta dağıtım listelerinin verilmediğini, 1 2 saat sonra gelmelerini söylediğini, çıkıp gittiklerini ve aynı gün içinde tekrar ayrı ayrı geldiklerini, sanık ...'in daha önce gelerek kendisine ait tebligatı aldığını, bir müddet sonra sanık ...'ın gelerek katılana ait ödeme tebligatını PTT'de elden teslim aldığını, bu tebligatı dağıtım için henüz yeni teslim almış olduğunu ve tebligatın yeni geldiğini, dağıtmak için daireden çıkmadan ve henüz katılanın yazıhanesine gitmeden sanık ...'ın daireye gelerek söz konusu tebligatı kendisinden teslim aldığını, kovuşturma evresinde; mesainin saat 08.30'da başladığını, dağıtımı yapılacak tebligatların listesinin hergün saat 10.00 veya 11.00 gibi kendisine verildiğini, sanıklar ......, ve ...'ın o gün mesai başladıktan sonra ancak henüz listeler kendisine verilmeden geldiklerini, tekrar listeler dağıtıldıktan sonra saat 10.00 11.00 gibi geldiklerini, ödeme tebligatını PTT'de verdiği tarihte katılanın başka tebligatının olmadığını, iş yoğunluğundan dolayı "İlgili şahsın PTT'ye müracaatı sonucu PTT'de tebligatı tebliğ ettim." şeklinde şerh yazmayı unuttuğunu, başka şahıslar tebligatları olup olmadığı yönünde müracaat ettiklerinde gerekli meşruhatı yazarak tebliğleri dairede yaptıklarını, sanıklar... ve ...'a daha önceden dairede tebliğ yapmadığını, bilgisayar kullanmasını bilmediğini, sanıklar... ile ...'ın ikinci kez geldiklerinde birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı geldiklerini bilmediğini, birinin postanenin bir köşesinde diğerinin başka köşesinde durduğunu, sanık ...'e ait tebligat ile sanık ...'a yapılan tebligatın her ikisini de kendisinin tebliğ ettiğini, postanede sanık ...'a tebliğ yaptıktan 10 15 gün kadar sonra mektup dağıtırken katılanın bürosuna gittiğinde büroda katılanın sanık ...'a herhangi bir tebligat tebliğ edip etmediğini sorduğunu, tebliğ ettiğini söylediğini;
Sanık ... soruşturma evresinde; 1993 yılında katılan ...'e ait Kemer'de bulunan... Otel'de muhasebe elemanı olarak işe başladığını, 2006 yılı sonunda işten ayrıldığını, çalıştığı süre boyunca katılanın Kemer'deki mal varlığıyla ilgili işleri yürüttüğünü ve alacak verecek işlerinin takibini yaptığını, 2002 yılında katılan ile oğlu tanık Mustafa ... arasında iş yerlerinin işletilmesi ve mülkiyeti ile ilgili anlaşmazlıklar çıktığını, karşılıklı davalar açtıklarını, bunun üzerine katılanın 2002 yılında İstanbul'a yerleştiğini, Kemer'e altı ayda bir 10 15 günlüğüne tatil için gelmeye başladığını, bu süreçte katılan ve eşi tanık ...'ün kendisine Kemer'deki gayrimenkullerinin alımı satımı, kiraya verilmesi, kira bedellerinin toplanması gibi yetkileri içeren birden çok vekaletname verdiklerini, ayrıca katılanın kredi kartı borçları, araç taksitleri, her türlü faturaları, hukuk mahkemelerindeki dava harçları, avukatlık ücretleri, ofis ve muhasebe giderleri ile mal varlıklarının idaresi sırasında ortaya çıkan diğer giderlerin ödemelerini yaptığını, sanık ...'ı Kemer'de siyaset ile uğraştığından tanıdığını, sanık ...'u tanımadığını, sanık ...'ın ise katılanın şoförlüğünü yaptığını, kendisi ayrıldıktan sonra sanık ...'ın katılanın muhasebe işlerini yürüttüğünü, 7.650.000 Euro tutarındaki senet hakkında hiçbir şey bilmediğini, gösterilen senet fotokopisindeki imzanın katılanın imzası olduğunu, bildiği kadarıyla katılanın sanık ... ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu
senedi başka belgeleri imzalatırken katılana imzalatmadığını, katılanın da hiçbir belgeyi okumadan imzalamadığını, katılanın Garanti Bankası Dalyan Şubesindeki hesabının öğrenilmesi olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını, ödeme emrinin tebliği için sanık ... ile birlikte PTT'ye gitmediğini, kovuşturma evresinde; kendi işleri için katılanın yanından ayrılmak zorunda olduğunu bildirince katılanan bunu kabul etmediğini, senetler imzalatmak istediğini, imzalamayınca hakkında şikâyetçi olduğunu, katılanın Kemer'de bulunan ve kiraya verdiği taşınmazları için avukat tarafından taslak olarak hazırlanan sözleşmelerin sadece taraf ve kiralanan yer bilgilerini düzelterek hazırladığını, Kemer'e geldiğinde katılanın bu sözleşmeleri kiracı ile birlikte imzaladıklarını, kendisinin katılana rutin belgeler imzalatmadığını, katılanı yanıltarak da belge imzalatmadığını;
Sanık ... soruşturma evresinde 21.08.2007 tarihli ifadesinde; 22 yıldır Kemer'de halıcılık ve kuyumculuk yaptığını, aynı zamanda acente sahibi olduğunu ve turizm ile ilgilendiğini, katılanı ve sanık ...'i tanıdığını, 2004 yılı Ekim ayı içerisinde katılanın otelini satacağını çevreden duyduğunu, bürosuna gidip sorduğunda "Oğlum burada huzurum kalmadı, satıp başka bir yere gideceğim." dediğini, bunun üzerine yurt dışında tekstil işi ile uğraşan arkadaşı sanık ...'i aradığını, Kemer'de yatırım yapılabilecek bir yer olduğunu söylemesi üzerine sanık ...'in Kemer'e geldiğini, birlikte katılanın yanına gittiklerini, pazarlık yaptıklarını, yanlarında başka bir kimsenin olmadığını, katılanın 12.000.000 13.000.000 TL istediğini, bunun da 7.500.000 Euro'ya karşılık geldiğini, sanık ...'in biraz ikram yapmasını istediğini, katılanın çocukları ile sorunları olduğunu söyleyip 5 6 aylık süre istediğini, bu görüşmeden yaklaşık 15 gün sonra sanık ...'in 3.500.000 Euro'ya yakın para gönderdiğini, bunu katılana verdiğini ve buna ilişkin belge aldığını, 1,5 2 ... kadar sonra 2.000.000 Euro civarında para gönderdiğini, katılana verip belge aldığını, sanık ...'in 3 ... kadar sonra kalan 1.500.000 Euro'yu da gönderdiğini, kendisinin de katılana verdiğini, bu şekilde toplam 7.000.000 Euro civarında parayı katılana ödediklerini, daha sonra katılanın oteli başkasına devrettiğini 2005 yılının Ocak ayında duyduğunu, katılan ile telefonda görüştüğünde "Kusura bakmayın." dediğini, katılanın aldığı para karşılığında 7.658.000 Euro bedelli senedi imzalayıp kendisine verdiğini, senedi alınca elindeki belge asıllarını katılana verdiğini, 10 15 gün sonra senedin arkasını imzalayıp sanık ...'e verdiğini, kendisinin sadece aracı olduğunu, katılana paraları bankadan havale etmeyi önerdiğini ancak katılanın hakkında inceleme olduğunu, problem olabileceğini söylediğini, bu nedenle nakden elden teslim ettiğini, 27.05.2008 tarihli yazılı savunmasında; sanık ...'in, Rus ortaklarının Türkiye'de yatırım yapmak istediklerini ve cazip bir iş olursa kendisine haber vermesini istediğini, katılanın sahibi olduğu... Otelin satılacağını duyunca sanık ...'i aradığını, Kemer'e geldiğinde katılan ile görüştüklerini, fiyatta anlaşamadıklarını, daha sonraki dönemlerde ise katılan ile sanık ... adına görüşmeleri yaptığını, beş maddelik gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlediklerini, üç parça hâlinde gönderilen paraları katılana makbuz karşılığında verdiğini, sanık ... bu paraları banka yoluyla gönderebileceğini söylemesine rağmen katılan o tarihlerde vergi incelemesine tabi olduğu ve paraların girişini maliyeden kaçırmak için elden istediğini, oteli sattığını duyunca katılan sorduğunda katılanın bunun ... olduğunu ancak sanık ... ile Rus ortaklarını mağdur etmeyeceğini, faiziyle birlikte parayı ödeyeceğini söylediğini, para teslim fişleri ile gayrimenkul satış sözleşmesini alarak ofisine gittiğini, karşılıklı oturup anlaşarak önce gayrimenkul satış sözleşmesini feshettiklerini, sonra da dört maddelik "Fesih Sözleşmesi ve Taahhütname" düzenlediklerini, daha sonra da kendisinin alacaklı gösterildiği 06.03.2007 vade tarihli senet düzenlediklerini, senedi katılanın ofisinde yanında bir çalışanı da olduğu halde kendisine teslim ettiğini, ödeme belgeleri ile gayrimenkul satış sözleşmesinin aslını katılana verdiğini, ayrıldıktan sonra katılana
telefon açarak verdiği belgelerin fotokopilerini istediğini, o taraftan geçerken belge fotokopilerini katılandan teslim aldığını, kovuşturma evresinde ise; paraları verdikten sonra katılanın taşınmazın mülkiyeti konusunda sorun olduğunu söylediğini, sonradan tüm ödemeler karşılığında yanında imzaladığı bir senet verdiğini, senetteki yazıların nerede ve nasıl yazıldığını bilmediğini, sanık ...'i başlangıçta tekstilci olarak bildiğini, sonradan kasaplık yaptığını da öğrendiğini, paraları getiren kişilerin kimliklerini sormadığını, kendisinin aracılık yaptığını, sadece komisyon için resmî bir anlaşması olduğunu, sanıklar ... ve ...'ı hiç tanımadığını;
Sanık ... soruşturma evresinde 06.09.2007 tarihli ifadesinde; canlı hayvan ticareti ve ihracat yaptığı dönemde sanık ... ile tanıştığını, birlikte siyaset yaptıklarını, gayrimenkul alıp sattıklarını, 2002 yılından itibaren Rusya ve Ukrayna'da ticaretle uğraştığını, tanıdığı iş adamlarını özellikle Antalya'ya hem tatil hem de yatırım amaçlı getirdiğini, bir kısım Rus iş adamlarının Antalya bölgesinde turizm yatırımı yapmak istediklerini söylediklerini, sanık ...'ye bu durumu anlattığını, 2004 yılında sanık ...'nin Kemer'de bulunan bir otelin uygun fiyata alınabileceğini söylediğini, gidip oteli ve altındaki dükkanları gördüklerini, uzun pazarlıklar sonucu sanık ... vasıtası ile anlaşmaya varıldığını, sanık ...'nin telefonla arayıp işin bittiğini söylediğini ve paranın yarısını göndermesini istediğini, sanık ...'ye bir hesap açılmasını ve tapuyu da havale ile birlikte göndermesini söylediğini, katılanın paranın bankaya yatması hâlinde mali açıdan soruşturma geçirebileceklerini, bu yüzden çok vergi ödemek sorunda kalacaklarını ve zarar edeceklerini söylediğini, bu yüzden ödemenin elden yapılmasını istediğini, sanık ...'ye katılanın güvenilir olup olmadığını sorduğunu, onun da şahsen katılana kefil olduğunu söylediğini, kendisinin toplu para çıkarmaktansa vadeler hâlinde ödemeyi uygun gördüğünü, istenen tarihlerde ödemeleri gönderdiğini ancak söz verildiği üzere otelin teslim edilmediğini, biraz beklemesi gerektiğinin söylendiğini, bunun üzerine Rus ortaklarını ile birlikte Antalya'ya geldiğini, avukatları ile konuştuğunu, katılanın oğlu ile arasındaki davanın sonuçlanmasını beklemek gerektiğini, eğer tapuyu alacak olursa katılanın oğlunu çıkarmak için 2 3 yıl beklemek zorunda kalabileceğini söylediklerini, katılanın mal varlığının ödediği paranın çok üzerinde olduğunu tespit ettiğini, bu nedenle istenen süreyi verdiklerini, ancak sezon sonu gelmesine rağmen vaatleri yerine gelmeyince ödediği parayı geri istediğini ve akabinde suça konu senedi sanık ... vasıtasıyla aldıklarını, bu olay nedeniyle Rusya'da çok sıkıntı yaşadığını, ticari itibarı ve şahsi güveninin zedelendiğini, sanıklar... ve ...'ı tanımadığını, 19.06.2008 tarihli ifadesinde; fesih sözleşmesi ve para ödeme belge fotokopileri ile ilgisinin olmadığını, bunları bilmediğini, sanık ...'nin katılana verdiği paralar karşılığında belgeler aldığını ve aralarında taşınmazın satışı hususunda sözleşme yaptıklarını söylediğini, daha sonra tapuda taşınmazın devri gerçekleşmeyince, daha doğrusu katılan tapuda taşınmazı devretmek istemeyince ödenmiş olan paraların karşılığında sanık ...'nin katılandan senet aldığını, bu hususların tamamen kendisinin bilgisi dışında gerçekleştiğini, kendisinin sadece para gönderdiğini, kovuşturma evresinde ise; Antalya'ya geldiğinde Kemer'de yatırım yapmak istediğini sanık ...'ye söylediğini,...., isimli otelin dükkanları ile birlikte satılık olduğunu öğrenince katılanın ofisine gittiklerini, katılanın 14.000.000 istediğini, sanık ...'nin "Bunu 12.000.000 13.000.000 TL'ye çekebiliriz." dediğini, sonradan 7.000.000 Euro'ya satıldığını söyleyince kabul ettiğini, katılan ile sanık ...'nin bir ödeme planı hazırladıklarını, buna göre bedelin yarısının peşin kalanının da iki taksitte ödenecek olduğunu, 3.500.000 Euro'yu ...isimli kişi ile elden gönderdiğini, sonrasında 2.000.000 Euro'yu ... .....,, 1.500.00 Euro'yu da yanında çalışan ........,ile gönderdiğini, katılanın oğlu ile anlaşamadığını söyleyerek devri yapamayacağını bildirdiğini, ondan sonra senet vermeyi önerdiğini, paranın kullanma süresini de hesaplayarak dava konusu yapılan senedi
verdiğini, sanık ...'nin bu senedi ciro edip kendisine verdiğini, kendisinin de tahsil için avukatına teslim ettiğini, Rusya'dan Türkiye'ye banka ya da diğer yollarla karşılık göstermek suretiyle havale yapılması gerektiğinden söylediği kişilerle bu paraları elden gönderdiğini;
Sanık ... soruşturma evresinde 16.05.2007 tarihli ifadesinde; katılanı ve sanık ...'i tanıdığını, 1997 2000 yılları arasında katılana ait... Otel'de depo ve satın alma işinde çalıştığını, işten ayrıldıktan sonra 04.12.2006 tarihinde katılanın yanında tekrar işe başladığını ve özel şoförlüğünü yaptığını, 01.05.2007 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, şoförlük yapmadığı saatlerde Liman Caddesindeki büroda işlere yardım ettiğini, postadan veya başka şekilde katılan adına gelen evrakı, kargoları ve mektupları katılanın bilgisi dahilinde teslim alıp açmadan katılana ulaştırdığını, şikâyet konusu olan tebligatı da bu şekilde büroda iken gelen postacıdan imza karşılığı teslim aldığını, bu sırada yanında kimse olmadığını, tebligatı sanık ... ile birlikte PTT'ye giderek teslim almadığını, 2007 yılının Mayıs ayında katılanın kendisini eve çağırdığını, katılanın yanında damadı, kızı ve eşinin olduğunu, suça konu senede ilişkin tebligatı alıp kendilerine verip vermediğini sorduklarını, söz konusu tebligatı alıp katılana verdiğini söylediğini, kendisini suçladıklarını, bunun üzerine işten ayrıldığını, sanık ...'nin sadece ismini duyduğunu, sanık ...'i ise hiç tanımadığını, suça konu senetten bilgisi olmadığını, diğer ifadesinde; Mayıs ayının ilk günü akşam vakti katılanın damadı olan ...'ün kendisini evine çağırdığını, yanında iki kişi daha olduğunu, tebligatı aldığını ve kendilerine ulaştırmadığını söylediklerini, alıp almadığını hatırlamadığını ve aldıysa da kendilerine vermiş olması gerektiğini söylediğini, bundan sonra da işe gitmediğini, kovuşturma evresinde ise; sanık ... ve ..........., arasında anlaşma olup olmadığını bilmediğini, gösterilen senedin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, senedi görmediğini, tek başına ya da sanık ... ile birlikte PTT'ye gidip katılan adına tebligat olup olmadığını sormadığını, gösterilen tebliğ belgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu, tebligatı postacının getirdiğini, imza karşılığında aldığını ve ofiste bulunan katılana verdiğini, Kemer'in zaten ... bir yer olduğunu, katılana yapılan tebligatları zaman zaman aldıklarını; beyan etmişlerdir.
Suça konu senet fotokopisinin incelenmesinde; düzenleme tarihinin 06.09.2005, ödeme tarihinin 06.03.2007, düzenleme yerinin Kemer, tutarının 7.658.000 Euro, alacaklısının sanık ..., borçlusunun katılan olduğu, senet metninin bilgisayar çıktısı şeklinde düzenlendiği, senette katılan adına imza atılmış olduğu, senedin arka yüzünde sanıklar ...'in isim ve imzalarının bulunduğu, Kemer İcra Müdürlüğünün 17.04.2007 tarihli ve 2007/849 Esas sayılı icra ödeme emrine göre; alacaklının sanık ..., borçlunun katılan ile sanık ... olduğu, takip dayanağının suça konu senet olarak gösterildiği, Kemer İcra Müdürlüğünün 2007/849 Esas sayılı icra dosyasına ilişkin ödeme emrinin tebliğine ilişkin evraka göre; katılan adına hitaben "... İşhanı, No: 19 Kemer, Antalya" adresine çıkartılan tebligatın "Daimi çalışan işçisi" açıklaması ile sanık ... imzasına 18.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.07.2007 tarihli ve 558 sayılı raporuna göre; suça konu senet üzerindeki imzanın katılanın elinden çıktığı, imzanın siyah mürekkepli kalemle atılmış olduğu, senedin diğer kısımlarının bilgisayar yazıcısı çıktısı olduğu, imza ve bilgisayar yazısının hangisinin daha önce yazıldığı hususunun bugünün teknik şartlarında tespitinin mümkün olmadığı, Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 16.07.2010 tarihli ve 2285 sayılı raporuna göre; çizgisiz kağıda bilgisayar yazıcısı ile düzenlenmiş olan senetteki imzanın katılanın eli ürünü olduğu, senedin adres bölümünde yer alan "Atatürk Cad. İ. Hakkı ... İşh. No:19 Kemer/Antalya" ve "..." yazılarının metindeki diğer yazılardan renk tonu, yazı kalibrasyonu ve harf aralıkları bakımından farklı olduğu, Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 6902 sayılı
raporuna göre; suça konu üzerinde imza ile printer yazısına ait noktaların kesiştiği yerlerde kazıma işlemi yapılarak mikroskop altında inceleme yapıldığı ancak gerek sınırlı alanda çakışma olması gerekse kalem mürekkebi ve printer yazısına ait partiküllerin her ikisinin de siyah renkte olması nedeniyle hangisinin altta hangisinin üstte olduğu hususunda bir tespite gidilemediği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sırasında; sanık ... müdafisi tarafından taşınmaz satış sözleşmesi, fesih sözleşmesi ve taahhütname ile iki adet ödeme belgesi fotokopilerinin ibraz edildiği, taşınmaz satış sözleşmesi ve iki adet ödeme belgesi asıllarının katılana geri verilmiş olduğunun, fesih sözleşmesi ve taahhütnamenin ise aslının mahkemeye verileceğinin belirtildiği, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/16632 soruşturma sayılı dosyasında; sanık ... müdafisi tarafından Mahkemeye ibraz edilen taşınmaz satış sözleşmesi fotokopisi, fesih sözleşmesi ve taahhütname aslı ile iki adet ödeme belgesi fotokopilerine istinaden özel belgede sahtecilik suçundan başlatılan soruşturma sırasında Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı tarafından düzenlenen 23.07.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Ödeme Belgesi" başlıklı; "Antalya ili Kemer ilçesi 71 Ada..." ifadesiyle başlayıp "...2.000.000 Euro (ikimilyoneuro) tarafımdan ...'dan alınmıştır." ifadesiyle son bulan belge fotokopisindeki "..." isim yazısı altındaki imzanın, "05671299" müşteri numaralı imza örneği üzerinde atılı bulunan imzanın kopya yoluyla transfer edilmesi suretiyle tahrifen oluşturulduğu; "Belge" başlıklı, "Antalya ili Kemer ilçesi 71 Ada..." ifadesiyle başlayıp "...7.000.000 Euro satış bedeli ... tarafından tamamı tarafıma ödenmiştir. Başkaca alacağım kalmamıştır." ifadesiyle son bulan belge fotokopisindeki "..." isim yazısı altındaki imzanın, 31.08.2005 tarihli belge üzerinde ... adına atılı bulunan imzanın kopya yoluyla transfer edilmesi suretiyle tahrifen oluşturulduğu; "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" başlıklı belge fotokopisindeki "..." isim yazısı altındaki imzanın, "Belediye Başkanlığı'na Kemer" hitaplı 03.09.1996 tarihli dilekçe üzerinde ... adına atılı bulunan imzanın kopya yoluyla transfer edilmesi suretiyle tahrifen oluşturulduğunun belirtildiği, katılan vekili tarafından 11.06.2007 tarihinde Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan menfi tespit davasına ilişkin evrakın UYAP Bilişim Sistemi üzerinden incelenmesinde; Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 29.05.2018 tarih, 394 200 sayı ve "Dosyalarda taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu yönüyle ispat sağlanamadığı gibi, davalıların iddialarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ticaret hayatında bedelleri bu kadar yüksek meblağlı olan işlerin usulüne uygun olmayan basit belgelerle yapılmış olması, ödemelerin bankadan değil elden yapıldığı, belgelerdeki bir kısım eklemelerin sonradan yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi halleri hep birlikte değerlendirilerek, mahkememizce davacının davalılar tarafından ceza dosyasında da belirtildiği üzere kandırıldığı vicdani kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile katılanın Kemer İcra Müdürlüğünün 2007/849 Esas sayılı dosyasındaki 06.09.2005 düzenleme, 06.03.2007 ödeme tarihli ve 7.658.000 Euro miktarlı senetten ve işlemiş faizinden dolayı sanıklara karşı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği belirlenmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre; suça konu senedin matbu senet olarak değil bilgisayarda düzenlenip yazıcıdan çıktısı alınmak suretiyle oluşturulduğu, senet ön yüzünde imza dışında el yazısının bulunmadığı, senedin adres bölümündeki yazılar ile keşideci ismine ilişkin yazının senet metnindeki diğer yazılardan renk tonu, yazı kalibrasyonu ve harf aralıkları bakımından farklı olduğu, keşideci imzası ile yazıcıya ait noktaların kesiştiği yerlerde kazıma işlemi yapılarak mikroskop altında inceleme yapıldığı ancak gerek sınırlı alanda çakışma olması gerekse kalem mürekkebi ve yazıcıya ait partiküllerin her ikisinin de siyah renkte olması nedeniyle hangisinin altta hangisinin üstte olduğu hususunda bir tespite
gidilemediği, suça konu senedin keşideci imzasının katılanın eli ürünü olduğu ve olaydan önce katılanın çalışanı olan sanık ... ile olay tarihinde katılanın çalışanı olan sanık ...'ın suça konu senet ile bir ilgisinin bulunmadığını savundukları ancak tanık beyanına göre suça konu senet nedeniyle başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin sanıklar... ve ... tarafından birlikte takip edilerek tebligat evrakı dağıtıma çıkarılmadan henüz postanede iken sanık ... tarafından tebliğ alınmasının ve tebligatın katılana verilmeyerek itiraz süresinin geçirilmesinin sağlandığı, sanıklar Bedri ile Mehmet Salih'in ise katılanın sanık ...'e satmak istediği... Otel karşılığında katılana üç parça hâlinde elden toplam 7.000.000 Euro ödeme yaptıklarını ve katılanın otelin devrini verememesi üzerine aldığı paranın faizini de hesap ederek suça konu senedi imzalayıp satış görüşmelerine aracılık yapan sanık ...'ye verdiğini savundukları, ancak katılana ödendiği iddia edilen miktarın yüksek olması nedeniyle nakit olarak yurt dışından getirilmesinin, katılana elden ödenmesinin ve parayı sanık ...'ten alıp sanık ...'ye teslim ettiği iddia edilen kişilerin açık kimliklerinin bildirilmeyip bu teslimatlar için dahi belge alınmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, paranın katılana elden ödenme sebebine dair sanık ...'in aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanık ...'nin yargılama sırasında otelin satışına delil olarak ibraz ettiği taşınmaz satış sözleşmesi ile iki adet ödeme belgesi fotokopilerinde yer alan katılana ait imzaların katılanın daha önce başka amaçlar ile attığı imzalardan kopya yoluyla transfer edildiklerinin belirlendiği, katılan vekili tarafından açılan menfi tespit davasında Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 29.05.2018 tarih, 394 200 sayı ve "Dosyalarda taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu yönüyle ispat sağlanamadığı gibi, davalıların iddialarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ticaret hayatında bedelleri bu kadar yüksek meblağlı olan işlerin usulüne uygun olmayan basit belgelerle yapılmış olması, ödemelerin bankadan değil elden yapıldığı, belgelerdeki bir kısım eklemelerin sonradan yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi halleri hep birlikte değerlendirilerek, mahkememizce davacının davalılar tarafından ceza dosyasında da belirtildiği üzere kandırıldığı vicdani kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile katılanın suça konu senet nedeniyle sanıklara borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, yine sanık ...'nin ibraz ettiği "Fesih Sözleşmesi ve Taahhütname"nin dayanağını oluşturduğu ve feshedildiği iddia edilen "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi"nde katılan adına atılı imzanın kopya yoluyla transfer edildiğinin bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
"Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle" dolandırıcılık suçu; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1 d maddesinde; "(1) Dolandırıcılık suçunun; ...d kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiş iken, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle iki yıldan yedi yıla kadar hapis şeklindeki yaptırım, üç yıldan on yıla kadar hapis olarak değiştirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekilleri ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, katılan ... lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (3) numaralı fıkrasının katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilen bendinden "İbrahim" ifadesinin çıkartılarak yerine "İsmail" ifadesinin eklenmesi ve ''sanıklardan'' ifadesinin çıkartılarak yerine ''sanıklardan eşit olarak'' ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:40