Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1973
2024/1517
14 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/306 E., 2016/64 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: 1.Sanık ...'ın beraati,
2.Sanıklar ..., ... ve ...'ın mahkûmiyetleri, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararının mahkûmiyeti gerektiğinden bahisle bozulması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz sebepleri; suç işleme kasıtları bulunmadığına ve haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
II.GEREKÇE
Alınan bir ihbarda, belirtilen adreste ..., ... ve ......., isimli şahıslarca kaçak içki üretildiğinin ve şahısların adresten ayrılmak üzere olduklarının bildirilmesi üzerine, savcılık makamından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile bahse konu adreste yapılan aramada, adresin sanık ...'e ait iki katlı yer olduğu, arama sırasında birinci katta bulunan kendi ikametinde suç unsuruna rastlanmadığı, ikinci katta ise diğer sanıkların alkol ve su kullanmak suretiyle derece ile ölçerek sahte rakı, sahte viski ve sahte votka üretmekte oldukları, yine evin içerisinde çok sayıda boş şişe, şişe kapağı ve bandrol ile sahte olarak üretilen 70 cl'lik rakıların 12'şerli karton kutulara istiflenmiş olduğu görülmekle tutanakta cins ve miktar olarak belirtilen çok fazla sayıda kaçak alkollü içkinin ve kaçak içki üretiminde kullanılan malzemenin ele geçirildiği anlaşılıyor.
Sanık ...'ın savunmasında; evin üst katını sanık ...'a kiraya verdiğini, hayvancılık ile uğraştığı için ......,'un sahte içki ürettiğinden haberi olmadığını, olay günü öğrendiğini, o gün de evden çıkmasını söylediğini, olay ile ilgisinin olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Sanık ...'ın savunmasında; .......,'in oturduğu evin üst katını kendisinin sadece o gün için kiraladığını, evde içki üretimi yapıldığı sırada baskın olduğunu, diğer sanıkların olay ile bir ilgilerinin olmadığını, sadece olay günü sanık ...'in kaçak içki üretiminde kullanılan malzemeleri gördüğünü ve kendisine evden çıkmasını söylediğini, diğer sanıkların önceden haberleri olmadığını, üretimi sadece kendisinin yaptığını, ev sahibi .......,'in de önceden haberi olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Sanıklar ... ve ...'ın savunmalarında; sanık ...'un ailesi ile tartışması nedeniyle diğer sanık ...'in evinin üst katını kiralamış olduğunu, ailesi ile arasının düzelmesi için Yunus ile konuşmaya gittiklerini, o sırada baskın olduğunu, kaçak içki üretmediklerini beyan ettikleri görülmüştür.
Dosyada mevcut tutanakta bandrol okuma cihazı ile yapılan kontrolde bandrollerin ve satışa hazır alkollü içkilerin kaçak olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce, menşei belli olmayan alkollü sıvı ürünün, viski ürününün ve rakı ürününün hacmen alkol miktarı ve methanol içeriği sebebiyle Türk Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçkiler Tebliği'ne uygun olmadığının belirlendiği görülmüştür.
Yine dosyada mevcut Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Alkollü İçkiler Laboratuvarı analiz raporunda da rakı etiketi taşıyan numunelerin Türk Rakısı olmadığının, benzetilmeye çalışıldığının, bileşimi itibarıyla Türk Gıda Mevzuatına uygun üretilmediklerinin, taklit ve kaçak ürün olduklarının; "USHBA" etiketi taşıyan numunenin votka benzeri alkollü içkiye benzetildiğinin, numunenin Türk Gıda Mevzuatına uygun üretilmediğinin, taklit ve kaçak ürün olduğunun; "Black Grouse" etiketi taşıyan içki numunesinin viski benzeri alkollü içkiye benzetildiğinin, içine renk vermek için karamel konulduğunun, numunenin Türk Gıda Mevzuatına uygun üretilmediğinin, taklit ve kaçak ürün olduğunun; etil alkol numunesinin "Gıda Alkolü" olmadığı ve kozmetik sektöründe kullanılan bir alkol olduğunun belirlendiği ve tüm numunelerin tersiyer bütil alkol içermesi nedeniyle insan tüketimine sunulmaması gerektiğinin ve tüketilmesinin uygun olmayacağının belirtildiği görülmüştür.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile beraate ilişkin hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın ticari miktar ve mahiyette olması ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Hükmün temel cezanın belirlenmesine ilişkin 2. fıkrasının (a) bendinde, cezalandırma maddesi olarak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) hem 3/16 hem de 3/18 madde ve fıkralarının gösterilmesi karşısında, temel cezanın ilgili Kanun'un hangi fıkrasına göre belirlendiği belirtilmediği gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesinin de karar yerinde tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
3.5607 sayılı Kanun'un 4/2 maddesinde düzenlenen, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun somut olayda gerçekleştiği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu hususu gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktû vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenlerin sıfatına göre sanıkların 1412 sayılı Kanun'un 326 son maddesi gereğince cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09