Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6551
2023/8252
12 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/418 E., 2022/864 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- (Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 11.07.2007 tarihli ve 2007/1060 Esas, 2007/559 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a. Üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin (az vahim hal cümlesi) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Hizmet esnasında üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının
ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c. Silahlı iken üstü tehdit suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
- Anılan kararların sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 2. Dairesinin 08.10.2008 tarihli ve 2008/2130 Esas, 2008/2231 Karar sayılı ilâmı ile;
"...Sanığın, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 562’nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231’inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan istifade edip etmeyeceğinin belirlenmesi ve bu cümleden olarak, söz konusu maddenin 5 14 üncü fıkralarında öngörülen koşullar çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılmasına imkan sağlanmasının gerektiği..." nedeniyle ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
-
(Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 25.02.2009 tarihli ve 2009/450 Esas, 2009/93 Karar sayılı kararı ile sanığın üste fiilen taarruz suçundan 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hizmet esnasında üste hakaret suçundan 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, silahlı iken üstü tehdit suçundan 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu kararlar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 30.03.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
-
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 30.03.2009 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 08.03.2014 tarihinde yaralama suçunu işlediğinin İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2014/94 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ankara ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2018 tarihli ve 2017/740 Esas, 2018/206 Karar sayılı kararı ile önceki hükümlerin açıklanarak sanığın üste fiilen taarruz suçundan 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hizmet esnasında üste hakaret suçundan 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, silahlı iken üstü tehdit suçundan 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Mahkemenin bu kararlarının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2022 tarihli ve 2021/21945 Esas, 2022/7937 Karar sayılı ilâmı ile;
"...1)Sanık için çıkarılan ihtaratlı davetiyenin sanığın son bildirdiği adres yerine, doğrudan numara bilgisi farklı olan başka bir adrese tebliğe çıkarılması ve söz konusu tebligatın iade olması nedeniyle yapılan tebliğ işleminin usule uygun olmadığı ve sanığın savunması alınmaksızın yokluğunda hükmün açıklandığı anlaşılmakla, sanığın usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılmadan ve savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3. ve CMK'nun 34, 230 ve 289/1 g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden gerekçesiz olarak hükümler kurulması..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma üzerinine temyize konu edilen Ankara ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2022 tarihli ve 2022/418 Esas, 2022/864 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a. Üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin (az vahim hal cümlesi), 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Hizmet esnasında üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Silahlı iken üstü tehdit suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, 07.03.2007 tarihinde 21.00 23.00 saatleri arasında Ord.Er Hasan Bayramoğlu ile birlikte 4 nolu kule silahlı nöbetçisi olduğu, mağdur Ord.Çvş. Erdem Akgün ile tanık Ord.Çvş. Fatih Cambaz'ın ise, 22.00 24.00 saatleri arasında devriye çavuşu olarak görevli oldukları, mağdur Erdem ile tanık Fatih'in saat:22.30 sıralarında sanığın nöbet tuttuğu yere yaklaştıkları esnada önce sanığın şarkı söylediğini duydukları, akabinde kuleye 4 5 metre kadar kala esasen kuleye çıkmaması gereken sanığın kulede olduğunu gördükleri, sanığın bu sırada aşağıya indiği ve "dur" çektiği, mağdurun sanığa neden kulede durduğunu, aşağıda durmasını gerektiğini ikaz ettiği, sanığın havanın soğuk olduğunu belirtmesi ve mağdur çavuşun da "aşağıda kulübe var oraya gir" demesi üzerine sanığın "git tutanağımı tut" diye bağırdığı, ardından nöbet hizmeti dolayısıyla hamili bulunduğu piyade tüfeğini mağdur Erdem'e ... doğrultup emniyetini açtığı, sanığa tanıklar Hasan ile Fatih'in müdahale ettikleri ve elindeki silahı aldıkları, sanığın sinirlenerek kafasını kule demirlerine vurmaya başladığı, mağdur Erdem ile tanık Fatih'in bu esnada nöbet yerinden ayrılmak üzere yürümeye başladıkları sırada sanığın mağduru hedef alacak şekilde "seni çavuş yapanın a..na koyayım" diye arkasından küfür ettiği, daha sonra olayın cereyan ettiği gece mağdurun nöbet bitimini müteakip 00.10 civarında koğuşlar bölgesine geldiği ve botlarının bağcığını çözmek üzere eğildiği, bu esnada arkasından gelen sanığın, dizi ile mağdurun yüzüne vurduğu, revire sevk edilmesini takiben yapılan muayenesi sonucu mağdurun sağ göz altında morluk tespit edildiği ve mevcut yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
-
Sanığın savunmalarında kesinlikle Erdem çavuşa tüfek doğrultmadığını, sinir krizi geçirdiği esnada tüfeğinin emniyetinin açıldığını, emniyeti bilerek açmadığını, kendi kendine "a...koyayım böyle hayat olmaz" şeklinde sözler sarf ettiğini, ancak çavuşa küfür etmediğini, daha sonra nöbeti bitip koğuşlara geldiğini, biraz sonra mağdurun da geldiğini, kendisine gıcık gıcık bakınca kendinden geçip mağdurun suratına diziyle bir kez vurduğunu beyan ettiği belirlenmiştir.
-
Mağdur Erdem Akgün'ün beyanları ile tanıklar Hasan Bayramoğlu ve Fatih Cambaz'ın beyanları dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanık hakkında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan ve "sanığın suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilemeyeceği, askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti için adlî gözlem altına alınmasına gerek olmadığı" görüşünü içeren 30.05.2007 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
-
Mağdur hakkında düzenlenen kati rapor, 4 nolu nöbet kulübesi genel ve özel talimatı, mağdurun çavuş rütbesinde olduğunu gösterir çavuş diploması, 07.03.2007 tarihli gece nöbet çizelgesi, ihbara konu İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2014/94 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Sanığın, olay günü nöbetçi çavuşu olup, üstü konumundaki mağdura karşı devriye çavuşluğu görevini ifa ettiği sırada "seni çavuş yapanın a..na koyayım" şeklindeki sarfettiği sözleri ile, hizmet esnasında üste hakaret, ayrıca, nöbet hizmeti dolayısıyla hamili bulunduğu piyade tüfeğinin emniyetini açıp mağdura ... doğrultmak suretiyle, silahlı iken ve hizmet esnasında üstü tehdit ve nöbet bitimini müteakip koğuşlar bölgesine geldiği esnada, botlarının bağcığını çözmek üzere eğilmiş vaziyette bulunan mağdurun yüzüne dizi ile vurmak suretiyle üste fiilen taarruz suçlarını işlediğinin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Gerekçeli karar başlığında sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün eksiklik olarak görülmüştür.
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik hususlarında doğan şüphelerin, psikiyatri uzmanı bilirkişi raporuyla dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2022 tarihli ve 2022/418 Esas, 2022/864 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42