Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3886
2023/6537
15 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/583 E., 2022/292 K.
SUÇ: 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
2.Sanığın temyiz sebepleri; lehine olan hükümler uygulanmadan eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
II. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 06.04.2011 tarihli ve 2010/859 Esas, 2011/226 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 14.04.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/782 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/5865 Esas, 2021/12313 Karar sayılı ilâmıyla;
"Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A 1. maddesinde düzenlenen marka hakkına tecavüz suçu olması, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınması karşısında, TCK'nin 2/1. ve 7/2. madde hükümleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bu suç yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi lüzumu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/583 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan firmalar vekili 23.08.2010 tarihli şikâyet dilekçesi ile sanığa ait iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.08.2010 tarihli ve 2010/3039 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili yapılan aramada; iş yerinin orta sırasında paketlenmiş ve dizili şekilde 110 adet Lacoste, 1004 adet Burberry markalı olmak üzere toplam 1114 adet tişörte el konulmuştur.
3.Dosyada mevcut 04.03.2010 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünler ile orijinal ürünler karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, taklit markalı olarak üretildiklerine, üzerlerinde katılan firmalar adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edilerek kullanıldığına, eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
4.Sanık savunmalarında; iş yerinin sahibi olduğunu, suça konu ürünleri bir işportacıdan toplu şekilde satın aldığını, satın aldıktan sonra taklit olduklarını fark ettiği için satmayıp beklettiğini beyan etmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek bozmanın gereğinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Karar tarihi olan 2022 yılı için yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine 7.375,00 TL vekâlet ücretine hükmedilip, 06.04.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda hükmedilen 850,00 TL vekâlet ücretinin bu miktardan mahsup edilmesi gerekirken, katılanlar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/583 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “Katılanlar kendilerini tek vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 7.375,00 TL vekâlet ücretinden, 06.04.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda hükmedilen 850,00 TL'nin mahsubu ile 6.525,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:49:35