Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13430
2023/639
19 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/1747 E., 2019/1395 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 05.03.2012 tarihli ve 2012/165 Esas, 2012/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 17.06.2011 09.07.2011 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 05.12.2011 09.12.2011 tarihleri arasında adlî müşahede altında geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 05.03.2012 tarihli ve 2012/165 Esas, 2012/37 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 23.01.2013 tarihli ve 2013/147 Esas, 2013/214 Karar sayılı ilamı ile;
"Anayasa Mahkemesinin 23.01.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve tüm mahkemeler yönünden bağlayıcı hâle gelmiş olan 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının 4551 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, 1632 sayılı Kanun'un Ek 8 inci maddesinin "Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile..." bölümünün ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, "Firar" suçu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği bulunması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine (Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.04.2013 tarihli ve 2013/333 Esas, 2013/83 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 17.06.2011 09.07.2011 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 05.12.2011 09.12.2011 tarihleri arasında adlî müşahede altında geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8 inci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 13.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13.05.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 05.12.2014 29.12.2015 tarihlerinde zincirleme zimmet suçunu işlediğinin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli ve 2017/427 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/1747 Esas, 2019/1395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince açıklanması geri bırakılan 29.04.2013 tarihli ve 2013/333 Esas, 2013/83 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın 17.06.2011 09.07.2011 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası
ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 05.12.2011 09.12.2011 tarihleri arasında adlî müşahede altında geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna, karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 tarihli ve 2022/48352 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 15 inci Füze Üs Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken 17.06.2011 tarihinde, birliğine ve mesaiye izinsiz olarak gelmediği, bir süre firar halinde kaldıktan sonra, 09.07.2011 tarihinde İstanbul Merkez Komutanlığı’na kendiliğinden teslim olduğu, adlî gözlem altına alınması suretiyle hakkında GATA Haydarpaşa Asker Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen 09.12.2011 tarihli ve 7479 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile 31.01.2012 tarihli adli raporla askerliğe elverişli ve sınıfı görevini yapar halde bulunmasına karşın 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasından yararlanacağının belirlendiği anlaşılmıştır.
2.Sanık 17.10.2011 tarihli savunmasında; "Suç tarihlerinden önce bir arkadaşından borç para aldığını, o tarihlerde borcunu ödeyemediğini, bu durumdan dolayı tedirgin olduğunu, bir çıkış yolu bulamadığını, 3 4 senedir hem ailevi hem de maddi bir çok problem yaşadığını, bütün sıkıntılarında komutanlarının kendisine çok yardımcı olduklarını, onlara karşı tekrar böyle bir olayla mahçup olmamak için mesaiye gelmediğini, Üsküdar inzibatına Temmuz ayının sonuna doğru teslim olduğunu, yirmi beş gün firarda kaldığını" beyan etmiş ve atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.
3.Bozma sonrası alınan 29.04.2013 tarihli beyanında; Yargıtay Bozma ilamına uyulmasını, eğer tarafına isnat edilen suçtan dolayı mahkumiyetine karar verilecekse hakkında açıklanacak bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.
4.İhbar sonrası alınan 27.05.2019 tarihli beyanında da; özetle önceki savunmalarını tekrar ettiğini, ihbara konu ilamın kendisine ait olduğunu, lehine olan kanun maddelerinin uygulanmasını talep ettiğini ifade etmiştir.
5.Birliği Komutanlığınca düzenlenen tutanakta sanığın 17.06.2011 23.06.2011 tarihleri arasında mesaiye gelmediği ve firarda olduğu belirtilmiştir.
6.Birliği Komutanlığınca gönderilen birliğine teslim tesellüm tutanağında sanığın 09.07.2011 tarihinde kendiliğinden birliğine geldiği belirtilmiştir.
7.Adli gözlem işlemi neticesinde düzenlenen GATA Haydarpaşa Asker Hastanesi Baştabipliğinin 09.12.2011 tarihli ve 7479 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile 31.01.2012 tarihli ve 9100 53 12 sayılı Adlî Raporunda; sanığın anksiyete bozukluğu tanımlanmamış (geçirilmiş anksiyete bozukluğu) tanısı ile suç
tarihlerinde (17.06.2011 09.07.2011) ve halen askerliğe elverişli olduğu, sınıfı görevi yapacağı, müsnet suçundan ötürü 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasından yararlanmasının uygun olduğu belirtilmiştir.
8.Sanık hakkında (Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.04.2013 tarihli ve 2013/333 Esas, 2013/83 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli ve 2017/427 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
9.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın 17.06.2011 09.07.2011 tarihleri arasında kesintisiz süren ve altı haftalık mehil süresi içinde kendiliğinden gelmekle son bulan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren "firar" suçunu işlediği, savunmasında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında, firara konu eylemin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
4.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen akıl hastalığı nedeniyle sanığın cezasından indirim yapıldığı sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine aynı Kanun'un 32 nci maddesinin gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4). paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/1747 Esas, 2019/1395 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm
fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan "TCK 32" ifadesinin hükümden çıkarılmasına ve yerine; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:46