Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3356

Karar No

2023/5814

Karar Tarihi

8 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/719 E., 2019/534 K.

SUÇ: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. (Kapatılan) Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 19.03.2012 tarihli ve 2012/556 Esas, 2012/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a) Üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin

birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ... 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b) Askerî eşyayı kasten tahrip etmek suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 1500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  1. Anılan kararların sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 11.12.2013 tarihli ve 2013/1326 Esas, 2013/1303 Karar sayılı ilâmı ile;

"...Hükümden sonra 23 Ocak 2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararı uyarınca sanık hakkında üste hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ve erteleme konularında; askerî eşyayı kasten tahrip etmek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda Askerî Mahkemece bir değerlendirme yapılması gerektiği..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma üzerine (Kapatılan) Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 02.07.2014 tarihli ve 2014/223 Esas, 2014/554 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a) Üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ... 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b) Askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;

c)5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu kararlar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 13.08.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

  1. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 13.08.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde silahla kasten yaralama suçunu işlediğinin Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli ve 2017/255 Esas, 2018/478 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2017/719 Esas, 2019/534 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanması ile sanık hakkında;

a) Üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 ... 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna;

b) Askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.09.2021 tarihli ve 2023/15850 (2021/80090) sayılı, "Üste hakaret suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün onanması, askerî eşyayı kasten tahrip etmek suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde

zorunluluk bulunması nedeniyle bozulması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; davanın zamanaşımına uğradığına, olayın haksız tahrik altında işlendiğine ve lehine olan hükümlerden yararlanmak istediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Bölük Nöbetçi Astsubayı katılan İs.Bçvş.... tarafından 01.03.2011 günü saat 17.45 civarında alınan akşam içtiması sırasında, sanık İs.Er ...’in içtimada olmadığının tespit edildiği, katılanın emri ile sanığın araştırılmaya başlandığı, bir süre sonra bölüğün tamamı kamuflajlı iken altında eşofman ve üstünde bir parka bulunan sanığın içtima alanına geldiği ve "Emredin komutanım" diyerek ... Bçvş.un yanına gittiği, ... Bçvş.un "Neredesin sen, niye içtimaya geç geliyorsun?" diye sanığa bağırdığı, sanığın elini havaya kaldırarak "Komutanım ben içtimalara katılmıyorum, çavuşlar beni içtimadan düşüyor" diye cevap verdiği, ... Bçvş.un "Ben anlamam, bundan sonra içtimalara katılacaksın" dediği, sanığın esas duruşta "Emredersiniz" dediği, ... Bçvş.un "Emredicem tabi lan" dediği, ancak ... Bçvş.un sanığı içtima için beklediklerinden dolayı oluşan gerginliğinin geçmediği, ... Bçvş.un sanığa uyarıları henüz tam olarak bitmemişken, sanığın "Komutanım ben yerime geçeyim o zaman diyerek" sırasına yöneldiği, sanığın sırasına yöneldiğini gören ... Bçvş.un buna sinirlenerek sanığı yakasından tuttuğu ve bölüğün önüne ... çektiği ve "Bana esas duruşunu göster" dediği, sanığın ise bu harekete sinirlenerek “Komutanım başkalarına sinirlenip, neden sinirinizi benden çıkartıyorsunuz" diye tepki gösterdiği, ... Bçvş.un tekrar "Kes sesini, esas duruşa geç” dediği, bu esnada her iki tarafın da sinirlendiğini gören Nöb.Çvş. ...'nın duruma müdahale ederek, sanığı kolundan tutup bölükteki sırasına geçmesi için hareket ettiği, Nöbetçi Çavuş İs. Çvş. ... tarafından kolundan tutularak yerine götürülen sanığın "Başlarım böyle askerliğe, ciğeri beş para etmeyen adamlardan emir alıyoruz" diyerek orada bulunan yemekhane girişinin yanındaki pencere camına eliyle vurmak suretiyle kırdığı, bu nedenle 200,00 TL değerinde Hazine zararının meydana geldiği, zararın 06.05.2019 tarihinde sanık tarafından tazmin edildiği, hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre "İnaktif HbsAg taşıyıcısı" tanısıyla suç tarihlerinde askerliğe elverişli olan sanığın psikiyatri uzmanı bilirkişi raporuna göre de cezai ehliyetinin tam olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanmayacağı, psikiyatrik yönden suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu anlaşılmıştır.

  2. Sanığın 13.09.2012 tarihli sorgusunda camı kırıp kırmadığını, iddianamede belirtilen sözleri söyleyip söylemediğini hatırlamadığını; 06.05.2019 tarihli ifadesinde ise o zamanlar psikolojik sorunları olduğunu, biraz da bundan dolayı üstüne hakaret ettiğini, camı kırdığını beyan ettiği belirlenmiştir.

  3. 01.03.2011 tarihli olay yeri tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

  4. Katılan ...'ın beyanları ile tanıklar ... , ... ve ...'nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

  5. Sanık hakkında Adana ... Hastanesi Baştabipliği tarafından tanzim olunan ve "İnaktif HbsAg taşıyıcısı" tanısıyla suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğunu belirten sağlık kurulu raporu dava dosyasında mevcuttur.

  6. Sanık hakkında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan ve "sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu, cezai ehliyetinin tam olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanmayacağı" görüşünü içeren bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

  7. Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli ve 2017/255 Esas, 2018/478 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.

  8. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Üste Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede

  1. Katılan ...'ın beyanı, tanık beyanları, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Askerî Yargıtay bozma ilâmı ve sanığın aşamalardaki ikrar içeren savunmaları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  2. Sanığın eylemine uyan ve 1632 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında unsurları belirtilen üste hakaret suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 13.08.2014 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 12.02.2017 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak, zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  3. Sanığın eylemini katılan ...'ın kendisine karşı "Lan" şeklinde hitap etmesi ve kendisini tutup, yakasından çekmesi sonrasında gerçekleştirmesi karşısında sanık hakkında uygulanan haksız tahrik oranında olayın ulaştığı boyut gözetildiğinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  4. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

" hükmü gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmaması isabetli görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

  2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle

uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Askerî Eşyayı Kasten Tahrip Etmek Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede

  1. Ayrıntıları Dairemizin 17.05.2022 tarih ve 2021/22573 Esas 2022/9544 Karar sayılı, 21.09.2022 tarihli ve 2021/5792 Esas 2022/12341 Karar sayılı, 27.10.2022 tarihli ve 2021/23302 Esas 2022/14979 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; Anayasa'nın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; ... kişilerin askerî suçları ile bunların ... kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askerî mahkeme kurulan kıta komutanı veya askerî kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

  2. "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, Askerî Yargıtay bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığın yemekhane girişinin yanındaki pencere camına eliyle vurmak suretiyle kırması, aşamalardaki ifadelerinde suçunu ikrar etmesi karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  3. Sanığın eylemine uyan ve 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrasında unsurları belirtilen askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 13.08.2014 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 12.02.2017 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak, zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  4. Sanık hakkında kurulan hükümde alt sınırdan belirlenen cezanın isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu ve Mahkemece "Sanığın duruşmadaki ... hali lehine takdiri hafifletici sebep kabul ediğinden, sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nin 62'nci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirime gidilerek...'' şeklindeki yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  5. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

  6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  7. Sanık hakkında kurulan hükümde; bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 19.03.2012 tarihli ilk hükümde, hükmolunan hapis cezasının 1500,00 TL adlî para cezasına çevrildiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı olarak adli para cezası hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

A.Sanık Hakkında Üste Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2017/719 Esas, 2019/534 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Askeri Eşyayı Kasten Tahrip Etmek Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B 7) numaralı bentte açıklanan nedenle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2017/719 Esas, 2019/534 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 2 nci maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere ''İlk hüküm sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan, sanığın cezasının 1500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına, bozma öncesi karardaki gibi 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca para cezasının 1’er aylık sürelerle 6 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin sanığa ihtarına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzeltilerektemyizhukukîaskerimuhalefettevdiineceza1632olgularv.süreçonanmasınagerekçesebeplerikanunu'nasayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:52:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim