Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10041
2023/5042
23 Mayıs 2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, suça konu kaçak eşyanın
müsaderesi, nakil araçlarının iadesi
TEMYİZ EDENLER: Katılan ... İdaresi vekili, sanık ... Tapçı, sanık ...
Sağlam
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/132 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 8 ... 15 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil araçlarının ise sahibine iadesine karar verilmiştir.
- Mahkemenin söz konusu kararının katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2017/10282 Esas, 2020/10356 Karar sayılı ilâmıyla;
"...1. Sanık ...'nın işlediği sigara kaçakçılığı suçu yönünden 5607 sayılı Yasının 3/5. maddesi, klonlanmış bir adet cep telefonu için ise; 5809 sayılı Yasanın 63/9. maddesini ihlal ettiği, bu haliyle sanığın iki ayrı fiilinin bulunduğu ve 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi;
- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasının 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/425 Esas, 2020/575 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un üçüncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü fıkrası, 63 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ... hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, mahsuba, kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil araçlarının ise sahiplerine iadesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2022 tarihli ve 2021/126757 sayılı, düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil araçlarının iadesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
3.Sanık ...'nın temyiz sebepleri; suça konu sigaraları sanık ...’ın satın aldığına, suç kastının bulunmadığına, hükmün re’sen gözetilecek nedenlerle lehine bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.21.03.2015 günü saat: 16.30 sıralarında kontrol noktasına gelen sanık ...’nın öncü olarak sürücüsü bulunduğu malen sorumlu adına kayıtlı 07 EUS 60 plakalı binek araç ile arkasından gelen sanık ...’ın sürücüsü olduğu malen sorumlu adına kayıtlı 61 VN 783 plaka SW binek araçta, sanıkların öncü ve artçı oldukları ve Yunus’un aracında sigara bulunduğu beyanı üzerine, Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden yapılan aramada sanık ...'ın sürücüsü olduğu 61 VN 783 plakalı araçta toplam 493 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... bozma öncesinde alınan savunmasında, kendinin sürücüsü olduğu ve emanet aldığı aracı öncü olarak kendisinin kullandığını, sanık ...'ın kullandığı aracı renta car firmasından kiraladığını, sigaraları birlikte satacaklarınıbeyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.
...'ın bozma öncesinde alınan savunmasında, sürücüsü bulunduğu ve suça konu sigaraların ele geçirildiği aracı sanık ... ile kiraladıklarını, sanık ...'ın kullandığı araç ile öncü olarak önden kontrol noktasına girdiğini, sigaraları birlikte satacaklarını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.
3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
4.Suça konu sigaraların ele geçirildiği SW binek aracın kiralama şirketinden sanık ... adına kiralandığına dair araç kiralama sözleşmesinin dosyada mevcut olduğu anlaşılşmıştır.
5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Açılan Kamu Davası Yönünden
Sanık ... hakkında 5809 Sayılı Kanun'a muhalefet suçu ile açılan kamu davası ile ilgili mahallinde zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
B. Nakil Araçlarının İadesi Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtalarında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçlarda suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat da bulunmadığından 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak araçların iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği 1 yıl 6 ... hapis ve 300 gün karşılığı adlî para cezası olarak tayin edilen temel cezada, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği yarı oranında artırım yapıldığı belirtildiği halde bir kat artırım yapılarak hükümde karışıklığa yol açılması,
3.5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasındaki düzenleme karşısında, dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Nakil Araçlarının İadesi Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/425 Esas, 2020/575 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil araçlarına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
B. Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C 2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/425 Esas, 2020/575 Karar sayılı kararına yönelik, katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar ... ile ...'ın temyiz istemleri yerinde
görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
(K.K.D.)
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanıklar ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun sanıkların da temyiz talebi olduğu halde nakil aracının iadesine ilişkin temyiz incelemesinin sadece katılan ... İdaresinin temyizine hasredilmesi ile hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2019 tarih ve 2016/10 543 E, 2019/668 K nolu ilamında da belirtildiği üzere, suçta kullanılan ancak müsadere edilmeksizin aracın iadesine dair hükmün, cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, işlenen suça bağlı ve suçtan ayrılmayan, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmünün sonucu doğrultusunda değerlendirilmesi gereken bir hüküm olduğu, bu nedenle de mahkumiyet hükmünün sanıklar tarafından temyiz edildiği durumlarda da temyiz incelemesine konu edilebileceği, kaldı ki 7. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarih ve 2021/1265 E, 2022/12357 K ile 21.09.2022 tarih ve 2021/894 E, 2022/12287 K sayılı ilamları ve bir çok ilamında da sadece sanık temyiz ettiği halde sanığın temyizine göre araç müsaderesiyle ilgili karar verildiği de gözetildiğinde, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyizi kapsamında aracın iadesine ilişkin hükmün sanıkların temyizine göre de incelenmesi yerine, sadece katılan ... İdaresi vekilinin temyizine hasren nakil aracının iadesine ilişkin hükmün temyiz incelemesine konu edilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
-
Yerel Mahkemenin 03.12.2020 tarih ve 2020/575 K sayılı kararıyla sanıkların 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan araçların müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan araçların müsaderesine yer olmadığına ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir.
Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu
yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli Özer Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5 262/280 E K; 26.12.1994, 1994/1 350/375 E K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66 365 E K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkemece bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan araçların müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.23.05.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28