Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/197
2023/4200
3 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER: Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca hapisten çevrili 3.740 ve 100,00 TL gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın aynı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi; kararın usul ve kanuna aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebebi; kararın usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada sanığın internet üzerinden 01.01.2012 30.04.2012 tarihleri arasında 467 adet telefon sattığı, karşılığında edindiği parayı kendisine ait iş bankası hesabına aktardığının tespit edildiği, kaçak olduğu iddia edilen telefonlara el konulamadığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, Tahtakale'den aldığı telefonları internet üzerinden sattığını beyan etmiştir.
3.Suça konu satışı yapılan telefonların imeileri tespit edilememiştir.
IV. GEREKÇE
www.sanalpazar.com adlı internet sitesi üzerinden “elifiletisim” kullanıcı kodu ile kaçak cep telefonu satışı yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın internet üzerinden satışını yaptığı telefonları yurt içinde Tahtakale'de bulunan iş yerlerinden aldığını beyan etmesi karşısında, kaçak olduğu iddia edilen telefonların İmei numaralarının kayıtlı, kayıt dışı, kopyalanmış veya klonlu olup olmadığına dair yapılan bir incelemenin bulunmadığı anlaşılmakla, bahse konu internet sitesi üzerinden satışa sunulduğu tespit edilen 467 adet cep telefonun İmei numaralarına yönelik bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik kovuşturma ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise,
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli 2013/7 591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.04.2012, iddianame düzenleme tarihinin 10.04.2015 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında sanık hakkında aynı tür suçtan açılan ve İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1310 Esas, 2014/738 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.12.2012, iddianame düzenleme tarihinin 21.12.2013 olduğu,
Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/222 Esas, 2015/12 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin 25.03.2013 olduğu,
Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/227 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 23.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin 07.06.2013 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımında anılan dosyaların incelenmesi, devam eden dosyaların gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi, varsa kesinleşen cezaların mahsubunun düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:10:42