Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/601
2023/3437
4 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/49 E, 2015/335 K.
ŞİKÂYETÇİ: Gümrük İdaresi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...
SUÇLAR: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet,
kamu malına zarar vermek
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarının
iadesi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ...
müdafii, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
A. Sanıklar ... ile ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Sanıklar ... ile ... ve suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kamu malına zarar verme suçundan zarar görenin ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ... ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiileri ve Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikâyetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre temyize hakkı bulunduğu belirlenerek; sanıklar ile suça sürüklenen
çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 ... maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve denetim süresine, hak yoksunluğuna;
2.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 31 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 ... maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 ay 10 gün hapis ve 340,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve denetim süresine, suça konu kaçak 8.750 karton kaçak sigaranın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, suçta kullanılan ... ve ... plakalı nakil vasıtalarının iadesine karar verilmiştir.
3.Sanıklar ... ile... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet ve kamu malına zarar verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
4.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
5.Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayıl Kanun’un 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 ... maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve denetim süresine, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan verilen beraat hükmünün yerinde olmadığına, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında erteleme kararı verilmesine,... plakalı nakil aracının iade edilmesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet etmekten kamu davası açılmasına rağmen, ek savunma hakkı tanınmadan 4733 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulama yapılması, 4733 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasından verilen hükmün usule ve kanuna aykırı olduğuna, mala zarar verme suçu bakımından mahkûmiyet için her türlü şüpheden uzak kesin delilin bulunmadığına, atılı suçlardan beraat hükmü verilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet etmekten kamu davası açılmasına rağmen, ek savunma hakkı tanınmadan 4733 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulama yapılmasına, 4733 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasından verilen hükmün usule ve kanuna aykırı olduğuna, beraat hükmü verilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.16.11.2014 tarihinde saat 04.00 sıralarında, araçlarla kaçak sigara nakledileceği ihbarı üzerine, uygulama noktasına peşpeşe gelen ve fakat geri dönerek kaçan ve takip sonucunda jandarma karakoluna ait araca çarparak hasarlanmasına neden olan sanık ...'nun sürücüsü bulunduğu anlaşılan, malen sorumlu ... adına kayıtlı hasarlı ve terk edilmiş vaziyetteki ... plakalı kapalı kasa kamyonet araçta yapılan aramada, toplam 3.150 karton kaçak sigara ile aracın içerisinde sanık ...’ya ait olduğu tespit edilen cep telefonu ele geçirilmiştir.
Arama faaliyetlerinin devamında köy içerisinde terk edilmiş, kapıları kilitli ve arka camı kırık vaziyetteki suça sürüklenen çocuk ...’nun sürücüsü olduğu anlaşılan, sanık ... adına kayıtlı ... plakalı kapalı kasa kamyonet araçta yapılan aramada 20 adet çuval içerisindeki toplam 3.050 karton kaçak sigara ile aracın içerisinde sanık ...’ya ait sürücü belgesi ele geçirilmiştir.
Ayrıca yine aynı köy içerisinde terk edilmiş vaziyette kapıları kilitli malen sorumlu ... adına kayıtlı, yapılan araştırmada sanık ...’e ait olduğu anlaşılan ... plakalı kapalı kasa kamyonet araçta yapılan aramada 30 adet çuval içerisindeki toplam 3.050 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sonuç olarak anılan nakil araçlarının içerisinde toplam 9.250 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... aşamalarda; kendisine ait... plakalı aracın, evinde olmadığı sırada eşi tarafından köylüsü Mehmet'e hasta nakli için teslim edildiğini, suça konu sigaralardan haberi bulunmadığını beyan ederek, üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3.Sanık ... aşamalarda; 26 plakalı araçta ele geçirilen cep telefonunu, olay günü kardeşi ...’ya internete girmesi amacıyla ödünç verdiğini, yine sürücü belgesini, bir gün önce tamire götürdüğü 02 plakalı araçta unuttuğunu, söz konusu araçlarda ele geçirilen sigaralardan haberi bulunmadığını beyan ederek, üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
4.Suça sürüklenen çocuk ... aşamalarda; sigaraların ele geçirildiği ... plakalı aracın kendisine ait ancak ağabeyi sanık ... adına kayıtlı bulunduğunu, suç tarihinde anılan aracı kendisinin kullandığını ve sigaraları yalnızca taşıdığını beyan ederek, üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
5.Sanık ... aşamalarda; ... plakalı aracı emanet aldığını, suç tarihinde anılan aracı kendisinin kullandığını ve sigaraları yalnızca taşıdığını, olay sırasında kolluğa ait araca kendisinin çarparak kaçtığını, ağabeyi sanık ...'nun araçta bulunmadığını, internetinden faydalanmak için telefonu sanık ...'den ödünç aldığını beyan ederek, üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
6.Tutanak tanığı Muhsin B. Beyanında; olay tutanağındaki imzanın kendisine ait ve içeriğinin doğru olduğunu, sürücüsü olduğu zırhlı araca çarpan aracın 26 plaka numaralı araç olduğunu belirtmiştir.
7.Tanık ... aşamalarda; kocası olan sanık ...'in evde bulunmadığı sırada, köyden simaen tanıdığı bir kişinin çocuğunun hasta olduğunu ve acilen araca ihtiyacı olduğunu söyleyince ... plakalı aracın anahtarını verdiğini beyan etmiştir.
8.Tanık ... soruşturma aşamasında; akrabası Aycan ile birlikte evde bulunduğu sırada köyden tanıdığı Mehmet isimli bir kişinin çocuğunun hasta olduğunu söylemesi üzerine... plakalı aracın anahtarını tanık ...'in teslim ettiğini belirtmiştir.
9.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
10.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ile ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi;
Sanıklar ... ile ... ve suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kamu malına zarar verme suçundan zarar görenin ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Gümrük İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü İle Nakilde Kullanılan ... Plaka Sayılı Aracın İadesine Yönelik Temyiz İstemi;
1.Sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, tanıklar ile diğer sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun anlatımları, dosya içeriğindeki belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak; sanığın üzerine atılı kaçak suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilememesi nedeniyle üzerine atılı kaçakçılık suçundan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, tanıkların anlatımları, dosya içeriğindeki belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak, evinde bulunan aracı tanınmayan birisine sanığın bilgisi dışında teslim edilmesi mümkün olmamakla birlikte; 5271 sayılı Kanun'un 166 ncı ve 119 uncu maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanığa ait kapıları kilitli vaziyetteki park hâlinde bulunan... plakalı nakil aracından dışarıdan bakınca görülmeyecek şekildeki suça konu 3.050 karton kaçak sigara ele geçirildiği cihetle; sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında Anayasa'nın 38 ... maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci, 230 uncu maddesinin birinci fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı ve bu gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden, sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçundan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, sanık ...'in kendisinin olmadığı sırada eşinin, aracını köylüsüne emanet verdiğini belirttiği, malen sorumlunun beyanının da sanıkla aynı doğrultuda olduğu anlaşılmıştır. Tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde, ... plakalı nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" hükmü uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden hak yoksunluğuna karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
D. Sanık ... ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiileri ve Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Bu Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri;
Suç tarihinde yaşı küçük olan ... hakkında yargılama aşamasında sosyal inceleme raporu alınmadığı gibi hükümde alınmama gerekçesinin de gösterilmemesi suretiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 ... maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmiş ise de, onsekiz yaşını doldurması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Suça konu sigaraların kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinde belirtilen "...Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması halinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur." amir hükmü dikkate alınarak sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması gerekirken suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 4733 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası gereği uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
3.Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 4733 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası gereğince uygulama yapılması,
4.5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre özellikle ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen cezalarda teşdit uygulanarak hüküm kurulması gerekirken eksik ceza tayin edilerek hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
5.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7 591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'nun eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 02.02.2015 olduğu,
Daha önce Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 08.10.2020 tarihli ve 2017/15690 Esas, 2020/14111 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilip, sonrasında Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/905 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 25.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.01.2015 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanık ...'nun eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'nun hukukî durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
6.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci madde uyarınca takdiri indirim uygulaması sırasında adli para cezasının 16 gün yerine hesap hatası ile 17 gün olarak hesaplanması ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereği günlüğü 20,00 TL den 320,00 TL yerine 340,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
7.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
8.Dava konusu 9.250 karton kaçak sigaranın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddeleri ve ilgili fıkraları gösterilmeden 8.750 karton kaçak sigaranın müsaderesine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
9.Suça sürüklenen çocuğun sürücüsü olduğu suçta kullanılan ... plakalı nakil aracının, kardeşi olan sanık ... adına kayıtlı olmakla birlikte kendisine ait olduğunu söylemesi karşısında; 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin (a) ve (b) fıkralarında belirtilen şartların oluştuğu, müsaderenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen hakkaniyet kuralına da aykırı olmadığı cihetle,
... plakalı nakil vasıtasının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi,
10.Sanık ...'nun, suçta kullandığı... plakalı nakil aracının kime ait olduğunu bilmediğini, arkadaşından emanet aldığı beyan etmesi karşısında; davaya konu nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı ve ayrıca müsaderesinin hakkaniyete uygun olup olmadığının tespiti bakımından, aracın kayıt maliki bulunan ...'ın malen sorumlu sıfatıyla dinlenilerek, aracın hangi sebeple sanığa verildiği belirlenip, aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müsaderesinin hakkaniyete aykırı olup olmayacağı belirlendikten sonra,... plakalı aracın müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ile ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresi vekilinin kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü İle Nakilde Kullanılan 73 AK 986 Plaka Sayılı Aracın İadesi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararında sanıklar ... hakkındaki kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmü ile ... plaka sayılı nakil aracının iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar ... hakkındaki kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmü ile nakil aracı iadesine yönelik temyiz sebebinin reddiyle sanık ... hakkındaki kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmü ile hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B 2) bendinde açıklanan nedenle Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararında sanık ... hakkındaki kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmü yönünden sonucu itibarıyla herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebebinin reddiyle anılan sanık yönünden kurulan beraat hükmünün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanık ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün
(2 numaralı) bendinden ''TCK'nun 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1 c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,'' ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E. Sanık ... ile Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiileri ve Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Kaçakçılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiilerinin ve şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05