Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/9971
2023/3413
16 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/229 E., 2015/448 K.
MALEN SORUMLU: ...
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, suç eşyasının tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına,
nakil aracının iadesine
TEMYİZ EDENLER: Katılan ... İdaresi vekili, sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/229 Esas, 2015/448 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237
sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10'ar ... hapis ve 80,00'er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrası gereği hapis cezalarının ertelenmesine, tasfiye edilen suça konu kaçak şekerlerin bedelinin hazineye irad kaydına, suçta kullanılan nakil aracının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.12.2019 tarihli ve 2015/377532 sayılı Tebliğname ile düzeltilerek onama görüşüyle Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkındaki erteleme kararının bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz istemi; beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi halde hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Sanık ...'ın temyiz istemi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü 27 RT... plaka sayılı araçla kaçak şeker sevkiyatı yapılacağının ihbar edilmesi üzerine, sanık ...'ın kullandığı ve yanında yolcu olarak sanık ...'ın bulunduğu kamyonet durdurularak usulüne uygun olarak yapılan aramada 110 çuval içerisinde 5500 kg kaçak şeker ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... kolluk aşamasında şekerlerin faturasız olduğunu, Akçakale Suruç arasındaki köyleri gezerek 5 ton şeker aldığını beyan etmiş, mahkemede alınan savunmasında ise kollukta verdiği ifadesini kabul ettiğini beyan ederek kaçakçılık mallarının alınıp satılmasının bir sakıncası olmadığını düşündüğünü, maddi durumu nedeniyle kurum zararını gideremeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Sanık ... savunmasında, kendisinin nakliyeci olduğunu, sanık ...'in köylerden şeker topladığını söyleyerek gelip gelemeyeceğini sorduğunu, şekerleri bir köyden yüklediklerini, eylemin suç olmadığını, maddi durumu nedeniyle kurum zararını gideremeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4.Malen sorumlu ... suçta kullanılan aracın kendisi adına kayıtlı olduğunu, araçta şoför olarak sanık ...'ın çalıştığını, olayla ilgisi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
5.Sanık ... Çeliktan'ın olay tarihinde 2 gün sonra 2 adet fatura sunduğu ancak yakalanan şeker ile faturalardaki miktarın örtüşmediği, mahkeme aşamasında tekrarladığı ve kollukta olayın sıcağı sıcağına alınan ifadesinde de şekerlerin faturasız olduğunu beyan etmesi karşısında teslim edilen faturaların yakalanan eşyayı temsil etmediği anlaşılmıştır.
6.Yakalanan eşya hakkında Akçakale Sulh Ceza Mahkemesinin 31.01.2013 tarihli ve 2013/198 Değişik İş sayılı kararıyla tasfiye kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracının İadesi Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturduğu anlaşılmış ise de, aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun anlaşılması nedeniyle aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanıklar Hakkındaki Mahkûmiyet Kararları Yönünden
1.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında hapis cezasının alt sınırının da 6 ... olduğu gözetilmeden, hükmün gerekçesinde teşdit nedenleri olmadığından alt hadden ceza tayin edildiği belirtilerek, hüküm fıkrasında teşditten hüküm kurularak çelişki yaratılması
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının ilk derece mahkemesince saptanması zorunluluğu,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedene Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/229 Esas, 2015/448 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy çokluğuyla ONANMASINA,
B.Sanıklar Hakkında 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/229 Esas, 2015/448 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.
(K.K.D.)
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanıklar ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun sanıkların da temyiz talebi olduğu halde nakil aracının iadesine ilişkin temyiz incelemesinin sadece katılan ... İdaresinin temyizine hasredilmesi ile hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2019 tarihli ve 2016/10 543 E, 2019/668 K nolu ilamında da belirtildiği üzere, suçta kullanılan ancak müsadere edilmeksizin aracın iadesine dair hükmün, cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, işlenen suça bağlı ve suçtan ayrılmayan, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün sonucu doğrultusunda değerlendirilmesi gereken bir hüküm olduğu, bu nedenle de mahkûmiyet hükmünün sanıklar tarafından temyiz edildiği durumlarda da temyiz incelemesine konu edilebileceği, kaldı ki 7. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2021/1265 E, 2022/12357 K ile 21.09.2022 tarihli ve 2021/894 E, 2022/12287 K sayılı ilamları ve bir çok ilamında da sadece sanık temyiz ettiği halde sanığın temyizine göre araç müsaderesiyle ilgili karar verildiği de gözetildiğinde, sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükmünün temyizi kapsamında aracın iadesine ilişkin hükmün sanıkların temyizine göre de incelenmesi yerine, sadece katılan ... İdaresi vekilinin temyizine hasren nakil aracının iadesine ilişkin hükmün temyiz incelemesine konu edilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
2)Yerel Mahkemenin 02.07.2015 tarihli ve 2015/448 K sayılı kararıyla sanıkların 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkûmiyetine, suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkûmiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir.
Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkûmiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan ..., kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli ... Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray ..., Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarihli ve 1994/5 262/280 E K; 26.12.1994, 1994/1 350/375 E K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66 365 E K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkemece bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 16.03.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:44