Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/31046
2023/1385
20 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/630 E., 2021/75 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 12.12.2011 tarihli ve 2011/389 Esas, 2011/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 12.12.2011 tarihli ve 2011/389 Esas, 2011/258 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 4. Dairesinin 05.03.2013 tarihli ve 2013/500 Esas, 2013/492 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanun'un Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine (Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 31.07.2013 tarihli ve 2013/959 Esas, 2013/363 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 01.10.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01.10.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 29.11.2014 tarihinde bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğinin Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/593 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2021 tarihli ve 2020/630 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanması geri bırakılan 31.07.2013 tarihli ve 2013/959 Esas, 2013/363 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na muhalefet suçunun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastının olmadığına, tarafına usulsüz tebligat yapıldığına ve maddi durumunun iyi olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde askerlik hizmetini sürdüren sanığın; 21.05.2011 tarihinde izin almaksızın birliğinden ayrıldığı, 27.07.2011 tarihinde yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanığın 05.09.2011 tarihinde alınan savunmasında özetle; askerlik hizmetini yapmakta iken kardeşinin hamile olduğunu, hem kardeşinin hem de bebeğin hayati tehlikesinin bulunduğunu öğrendiğini, firar ettikten sonra ailesinin yanına gittiğini, ailesine bakacak kimsenin olmadığını ve bu nedenle çalışmak
durumunda kaldığını, psikolojik rahatsızlıklarının bulunduğunu ve buna ilişkin Adana Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü beyan etmiştir.
3.Sanığın ihbar sonrası alınan savunmasında özetle; daha önceki savunmalarını tekrar ettiğini, astsubayın baskısı üzerine firar etmek durumunda kaldığını, hükmün açıklanmasının kendisini zor durumda bırakacağını, öncelikle beraatini aksi takdirde erteleme ve paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasını istediğini ifade etmiştir.
4.Dosya kapsamında bulunan sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, sevk belgesi, firar ettiğine ve yakalandığına dair tutanak, vak'a kanaat raporu, Adana Devlet Hastanesinin 25.10.2011 tarihli sanığın muhtelif tarihlerde fizik tedavi polikliniğine müracaat etmiş olduğuna dair yazısı, denetim süresi içerisinde suç işlediğine dair ihbar yazısı ile mevcut bilgi ve belgeler okunup, incelenerek değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.(Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesince; sanığın ruhsal durumu bilirkişi dinlenilmesi suretiyle araştırılıp, suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişliliğini etkileyecek boyutta ruhsal rahatsızlığının bulunmadığı, cezai ehliyetinin tam olduğu ve adli gözlem altına alınmasına gerek olmadığı şeklinde tıbbi kanaati içeren bilirkişi mütalaası alınmıştır.
2.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen firar suçu mazeret kabul etmeyen suçlar arasında bulunduğundan sanığın kız kardeşinin hamileliği, ailesinin geçimini sağlamak zorunda olduğu ve astsubayın baskısıyla firar etmek durumunda kaldığı şeklindeki beyanlarının mahkemece mazeret olarak kabul edilmeyerek suça konu eylemin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Ayrıca yargılama konusu suçun 1632 sayılı Kanun'da düzenlenen firar suçuna vücut vermesi ve mahkûmiyet hükmüne ilişkin gerekçeli kararın sanığın kendisine bizzat tebliğ edilmiş olması karşısında; sanığın 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na muhalefet suçunun unsurlarının oluşmadığına ve tarafına usulsüz tebligat yapıldığına ilişkin temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
5.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2021 tarihli ve
2020/630 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:35