Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4414
2024/794
2 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1469 E., 2022/1154 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Genç Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/225 E., 2021/272 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı firmaya 60.000,00 TL bedelle çatı yaptırdığını, imalat maliyetinin tam olarak ödenmesine rağmen, davalı firmanın 21,632,94 TL fatura kestiğini, imalatına uygun olmayarak ve uygun malzeme ile yapılmayan çatının yıkıldığını, Genç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/2 D.İş dosyası ile tespit yaptırdığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak koşuluyla 303.769 TL maddi zararın meydana geldiği 05/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile maden sahasında bulunan ek ünite binasının çatısının yaptırılması için gereken malzemeler ve basit işçilikler için 60.000 TL bedel üzerinden anlaştıklarını, kendisinin inşaat işiyle uğraşmadığını, 303.000,00 TL'lik bir işin 60.000 TL'ye yapılmasının zaten mümkün olmadığını beyan ederek aralarında sözlü bir anlaşma olduğunu beyan etmiştir. 08.09.2015 tarihli "dava dilekçesine karşı yasal süre içerisinde ek cevap ve itirazlar" başlığıyla vermiş olduğu dilekçesinde ise; aralarında yazılı bir sözleşme olmadığını, bu nedenle davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, yetkili mahkemenin Ereğli Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak da ortada bir kusur varsa davacıdan ileri geldiğini iddia ederek davanın reddini istemiştir. .
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna göre mevcut ayıbın basit bir inceleme ile hemen anlaşılabilecek durumda açık ayıp olduğu sonradan ortaya çıkan ayıp niteliğini taşımadığı, davacının basiretli bir tacir gibi teslim aldığı eseri makul bir süre içerisinde kontrol etmediği ve eseri kabul ettiğinden davalının açık ayıptan kaynaklı sorumluluktan kurtulduğu ve ayıp sonucu oluşan zarardan sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu edilen miktarın davalının yaptığı ve yıkılmış olan imalatlar ile, bu imalatların yıkılması sebebiyle tesiste meydana gelen hasarla uğranılan toplam zararın giderilmesinden oluştuğunu, dava konusu çatı imalatının teknik koşullarına uygun yapılmadığının bilirkişi marifetiyle saptanması zorunluluk arz etmesi halinde imalattaki ayıbın açık ayıp sayılmayacağı, kusurlu imalat nedeniyle çatının çöktüğü ve bu çökme neticesinde tesise zarar verdiğini, yüklenici davalının çatıyı teslim ettiği ve müvekkil davacının ifayı kabul ettiğine dair bir kayıt bulunmadığını, aksine davalının " terör olayları nedeniyle işin yarım kaldığı/ projesi olmayan kaçak şekilde söz konusu işi yapmaya çalıştığını" şeklinde ikrarın bulunduğu gözetilmeden işin tamamlanıp teslim edildiği, ifanın da davacı tarafından kabul edildiği şeklindeki kabule göre Yerel Mahkeme hukuki niteleme, delillerin taktirinde yanılgıya düşerek yazılı gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını, yasada iş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarının sayıldığını, bunların iş sahibine, eseri kabulden kaçınma (sözleşmeden dönme), ücretin indirilmesi, eserin tamiri (onarımı) ve tazminat talep etme haklarını tanıdığını, bunlardan ilk üçü seçimlik talepler olup, iş sahibinin bunlardan birini kullanabileceğini, buna karşın, ayıbı takip eden zararlara ilişkin tazminat talebi, seçilen diğer olanaklarla (eseri kabulden kaçınma, ücretin indirilmesi veya onarım) birlikte kullanılabileceğini, yüklenicinin kusuru nedeniyle ortaya çıkan eksik ve ayıplı imalat sonucu ayıbın giderilmesi bedeli ile birlikte ayıbın neden olduğu zararlardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, meydana gelen ve tazmini istenen zararın tek başına çatıda gelen zarar olmadığını, çatıdan dolayı müvekkilinin yapısında meydana gelen zarar da olduğunu, bilirkişinin ayrıca eksik imalat olduğunu da belirttiğini, destek çelik kolon kullanılmadığını, eser sözleşmesinde yer alan mukavemette çelik kullanmadığı da eksik işin en önemli tespiti olduğunu, eksik işte ayıp gibi bildirim zorunluluğu bulunmadığı gibi sürelerde de farklılık bulunmadığını, açık ayıp şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, mukavemetsiz çelik kullanılmasının tespitinin müvekkili şirketin uzmanlık alanı olmadığını, bunu teslim alır almaz anlayamayacağını, mahkemenin hatalı değerlendirmede bulunduğunu belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK 470 486 maddeleri
- Değerlendirme
1.Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir.
Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Zira; eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.
Eserin, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı ifa edildiğinin kabulü gerekir.
Ayıp bir malda ya da eserde sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Başka bir anlatımla ayıp, eşyanın normal niteliklerden ayrılmasıdır. Kural olarak eser sözleşmelerinde ayıbın varlığı her türlü delille kanıtlanabilir.
Uygulamada, ayıp, gizli açık ayıp ayrımına tabi tutulmaktadır.
Gizli ayıp, eserin tesliminden sonra genellikle kullanım sonucu kendini gösteren ve o eserde sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre olmaması gereken farklılıklardır. Açık ayıp ise, yine sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre eserde olması gerektiği halde fiilen mevcut olmayan vasıf eksikliğidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ve dosyada mübrez bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; yüklenici tarafından yapılan çatının eğiminin Bingöl İli dahilinde en az % 33 olması gerektiği halde mevcut yapı eğiminin % 20 olduğu ve kar yükünün hesaplamasının yapılmadığı ifade edilerek ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu kanaati bildirilmiş, yerel mahkemece bu doğrultuda davanın reddine karar verilmiştir. Yüklendiği işi fenni kurallara göre bitirme yükümlülüğü altında olan kişi davalı yüklenicidir. Hal böyleyken iş sahibinden çatının eğim açısının yöre şartlarına uygun olup olmadığını değerlendirmesi ve kar yükünün hesaplanmasını beklenemeyeceği takdir edilmelidir. Ayıbın ortaya çıkmasında ve yine ayıbın yüklenicinin açık uyarısına rağmen iş sahibinin işin icrasına ilişkin olarak verdiği emirlerden kaynaklandığı, buna iş sahibinin kendi kusuruyla sebep olduğu yüklenici tarafından kanıtlanmış değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı taşeronun kusurlu olduğunun kabulü ile dosyada mevcut tespit raporu da dikkate alınarak davacının sadece çatı yapımından kaynaklanan ve ispatlanan zararları konusunda yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup gerekçeli ve denetime uygun rapor almak ve itiraz olursa, bu itirazları da değerlendirerek toplanacak deliller kapsamında davacının netice zarar miktarı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olup, hatalı değerlendirme ile davanın reddine hükmedilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35